Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Biraz daha ilgi lütfen

SEVGİLİ okuyucularım, dün size iki yedeksubay gazimizi tanıtmıştım. İbrahim Şekeroğlu ve Murat Cumhur Muhtar. PKK teröründe ikisi de gözlerini yitirmiş, İbrahim’in bacağı kopuk. Her ikisi de yüzde 100 iş göremez durumda.

Bu çocukların eline ayda yaklaşık 1.5 milyar gazilik maaşı geçiyor.

Aynı duruma düşmüş muvazzaf subaylarla yedeksubayların parasal hakları arasında uçurum var. Yedeksubayların göstergeleri sabitlenmiş. Aynı haklara sahip olmaları gerekmez mi?

Bunlar bakıma muhtaç gaziler. Bir işte çalışmıyorlar. Başka bir gelire sahip değiller. Bana geldiklerinde acı acı yakınıyorlardı:

‘Gaziler arasında bile muvazzaf subay-yedeksubay ayrımı yapılıyor. Kıtada subayız, gazi olunca yedeksubayız! Bize ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapmasınlar. Devlet bize hiç değilse Leyla Zana, Orhan Doğan gibilerin aldığı maaşı versin.’

Haklılar. Leyla Zana ve saz arkadaşlarının eline emekli milletvekili maaşı olarak ayda yaklaşık 3.5 milyar geçiyor. PKK’nın şu anda siyasi başkanı olan ve yurtdışında yaşayan kaçak Zübeyir Aydar isimli eski milletvekili de, devletten her ay aynı maaşı tıkır tıkır alıyor!

Onların yarattığı, arkasında durduğu terörde gözlerini, kollarını, bacaklarını yitiren bizim evlatlarımız sadece bu parayı istiyor.

Bu işten tasarruf olur mu? Devlet bu gazilerin sırtından tasarruf yapar mı? Yaparsa çok büyük ayıp olmaz mı?

* * *

Yedeksubay!..Üniversite bitiriyor, askere gidiyor ve dağda bayırda çatışmaya gönderiliyor. Sonra sakat kalıyor. Dün /images/100/0x0/55eabd7ff018fbb8f893af79size iki somut örneğini verdim.

Bu çocuklar tedavi için sık sık Ankara’da GATA’ya gelmek zorunda. Her ikisi de GATA Göz Bölümü için ‘Allah onlardan razı olsun, bizim için her şeyi en iyi biçimde yaptılar’ diyorlar.

Ancak bir sorun daha var. Yönetmelik uyarınca bu gazilerin orduevlerinde kalması mümkün değil. Bu nasıl yönetmelik? Böyle şey olur mu?

Murat Şekeroğlu anlatıyor: ‘Ordu’dan Ankara’ya tedaviye gelmek için 9 saat otobüs yolculuğu yapıyorum. Yolda bu halimle tuvalete giremiyorum. O yüzden, tuvalete girme durumu olmasın diye yola aç çıkıyorum.’
Sonra ekliyorlar: ‘Biz durumumuzu kimseye anlatamıyoruz. Alt kademeleri aşıp sesimizi yukarı kademelere duyuramıyoruz. Komuta kademesi bizim durumumuzu herhalde bilmiyor.’

Bugüne kadar TBMM, Başbakanlık, Genelkurmay’a çeşitli dilekçeler vermişler ama değişen bir şey olmamış.

PKK
terörü Türkiye’de binlerce askerimizi bu durumda bıraktı. Subay, astsubay, uzman çavuş, er... Bazıları kör oldu, bazıları felç. O aslan gibi ana baba kuzuları tekerlekli sandalyede yaşıyor. Nicelerinin kolu bacağı koptu.

GATA onlarla ilgileniyor, tedavileri yapılıyor. Ama bu insanlar daha sonra yaşamın içinde yer almak zorunda. İşte o aşamada maaş sorunu ve ayrımcılık devreye giriyor...

Ve onların sırtından ‘tasarruf’ yapılıyor! Leyla Zana gibilerden esirgenmeyenler onlardan esirgeniyor.

Olmuyor, olmuyor. Gelin, şu gazilerin sorunlarını masaya yatırıp çözüverin.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI