Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

’Bırakmamak’ üstüne üçleme

Güzellik önemli tabii... İnsanın güzel olduğunun farkında olmasında bir sakınca da yok... Ama bunu hayatının merkezine koyması, habire bir şeylere tahvil etmeye çalışması pek hoş değil. Sevilmez böyleleri.

Fakat bir yandan da bütün güzel genç kadınlar neden buna teşvik edilir?

Hatta sitem edilir güzelliğini "umum"a açmayanlara.

Kız evet çok güzel. Fakat kalkmış endüstri mühendisi olmuş mesela. Onu kesmiştir bu ama bizi kesmez!

"Güzelliğinizi değerlendirmeyi hiç düşünmediniz mi? Yazık olmuş."

Allah Allah!

Ne yapsaydı yazık olmayacaktı?

İlla paraya mı tahvil edecekti?

Yahut mümkün olduğu kadar çok insana gösterecekti, öyle mi?

Kadınlar güzelliklerini hayatlarının merkezine koymayacaklar belki ama etraf bırakmıyor.

*

Sanat, edebiyat, bilim, uzayın derinlikleri, denizin dibi... Bizden sorulabilirdi.

İcatlarımız olabilirdi.

Hiç olmazsa en iyi çim tohumu bizde bulunabilirdi.

Fakat bırakmadılar.

Şöyle söyleyeyim, eviniz yanıyor mesela... İtfaiye kapıda, mahalle ayakta. O sırada koltukların yüzü için kumaş seçmeyi düşünebilir misiniz?

Yahut pilavı şehriyeli mi domatesli mi yapacağınızı?

Kendimizi bildik bileli "ev"de yangın var.

Yetmezmiş gibi "aile"de kavga var. Herkes birbirinin kafasını gözünü yarıyor.

E, bu hengámede ne beklenir çocuklardan?

Ne olacaktık yani?

Alim mi?

Kıçımızı kurtarmaya bakıyoruz ancak.

Yoksa biz de bilirdik genetik bilimine katkıda bulunmayı, yahut dünyanın en iyi balerini olmayı.

Bırakmadılar.

*

Uzun bacaklı, iri göğüslü, ince belli sarışın bir "fıstık"...

On kişiden bu fıstığın ne iş yaptığını tahmin etmelerini istesem, biri bile kalkıp "fizikçi" yahut "doktor" ya da "mühendis" demez.

Yıllardır tartıştığımız şey...

Bir kadın hem güzel hem okumuş yazmış, meslek sahibi, bilgili, donanımlı olamaz mı...

Saçma elbet.

Bal gibi olur. Nice örneği var zaten.

Ama şimdi güzelliği bir yana bırakalım, "bakım"a geçelim.

Bakım dediysem temiz ve düzgün olma hali değil... "Hormonlu bakım" denilebilir anlatmak istediğime.

Hatta erkekleri de katalım işin içine; artık kadınların yaptırdığı her türlü bakımı onlar da yaptırıyor çünkü.

Manikür, pedikür, ağda, epilasyon, kaş aldırma, saç bakımı, saç ektirme, saç ekletme, botoks, dolgu, liposakşın, küçük büyük estetik operasyonlar, masaj, sauna...

Bunların üstüne şık olmak için yapılan alışverişleri de koyun...

Kısacası bir insanın çok bakımlı, çok şık olması için 24 saat yetmez!

Hiçbiri bir kerelik değil bu saydıklarımın, ömür boyu tekrarlayacaksınız. İnsan kendini on gün bıraksa mağara adamına dönüyor.

E, ne zaman "dünyanın en iyi fizikçisi" olacak bu adam ya da kadın?

"İyi görünmek için harcanan zaman" bırakmıyor.

MIŞ MUŞ

Æ Ziynet Sali "Jennifer Lopez’le benziyoruz ama onun poposu büyük" demiş.

"Einstein’le benziyoruz ama o dahi" gibi bir şey!

Æ Erkeklerin en romantik olduğu yaş 53’müş.

E, biraz da mecburen, mecburiyetten!

Æ Hülya Avşar’ın Başbakan’ı "ürkek kedi"ye benzetmesinden sonra Deniz Baykal da Erdoğan’a "suçlu kedi" demiş.

Umumi arzu üzerine, mahkeme kararıyla Minnoş Pamuk Erdoğan!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI