Bırakın yabancının ayağı alışsın, havuza su lazım

Hürriyet Haber
15.09.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

Türkiye'de sermaye birikiminin yeterli olmadığını belirten Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, yabancı sermayeye karşı olanları eleştirerek, ‘Daha iyi büyüme ve kalkınma için sermaye birikimini artırmamız lazım. Havuzdaki aynı suyu döndür Allah döndür. Olmaz. Yeni su lazım. Onun için yabancı sermayeyi teşvik etmemiz lazım’ dedi.SON dönemlerde ‘Yabancı sermayeye ne lüzum var’ şeklinde söylemlerde bulunulduğunu kaydeden Maliye Bakanı, oysa gelişmiş, gelişmekte olan ve geri kalmış bütün ülkelerin yabancı sermayeyi nasıl çekeriz diye uğraş verdiklerini vurguladı. Unakıtan, Vergi Konseyi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, şöyle devam etti: ‘Bizde bazı aklı evveller çıkıyor, (Yabancı sermayeye ne lüzum var) diyor. Yabancı sermayeye lüzum var. Türkiye’de şu anda sermaye birikimi yeterli değil. Daha iyi büyüme ve kalkınma için sermaye birikimini arttırmamız lazım. Havuzdaki aynı suyu döndür Allah döndür. Olmaz. Yeni su lazım. Onun için yabancı sermayeyi teşvik etmemiz lazım. Bu yabancı sermaye doğrudan sermaye olursa aliyyül ala. Gelsin, mevcudu alsın. Yeni kursun. Bir defa adamların ayağını alıştırmalı.’SÜREKLİ BÜYÜMELİYİZ: Türkiye’nin son 10 yılda ortalama yüzde 2.5 oranında büyüme gösterdiğini belirten Maliye Bakanı Unakıtan, ‘Yazık, günah. Böyle genç bir nüfusa sahip bir toplum için yazık. Olmaz böyle şey’ dedi. Türkiye’nin sürekli bir büyümeye ihtiyacı olduğunu anlatan Unakıtan, bu şekilde istihdam sorununun da çözüleceğinin altını çizdi. Maliye Bakanı, ‘Hem işsizlikten dem vuruyoruz. Hem (Yabancı sermaye gelmesin) diyoruz. Yabancı sermaye, yatırımdır, yeni işyeridir, yeni istihdamdır, yeni aş kapısı demektir’ dedi. Hükümet olarak ekonomik politikalarında hiçbir değişiklik yapmadan yürümeye devam edeceklerini kaydeden Unakıtan, ‘Bundan sonra herkes yeni Türkiye’ye, Türkiye’nin yeni yüzüne alışsın. Ona ayak uydurmaya çalışsın. Ayak uyduramayanlar kayar gider’ uyarısında bulundu. Unakıtan, son zamanlar özelleştirmede sağlanan gelişmeleri de, Türkiye’nin dünyaya açılmasının, ülkedeki güven ve istikrarın neticesi olarak değerlendirdi.EŞİT VERGİ: Unakıtan, vergi sisteminin yeniden yapılandırılması konusunda son dönemde yoğun bir çalışma sergilendiğini kaydederek, Vergi Kanunlarını çıkarırken de, ekonomiye uygunluğa dikkat ettiklerini ifade etti. Vergi Kanunlarının yeniden yazıldığını hatırlatan Unakıtan, yeni düzenlemelerle birlikte Vergi Kanunlarının ‘anlaşılır, adil, kimseye ayrıcalık yapmayan ve herkese uygulanır’ bir temele oturtulacağını bildirdi. ‘Farkı zümreye bir istisna. Falan zümreye bir muafiyet. Bu olmaz’ diyen Unakıtan, şöyle konuştu: ‘Yeni düzenlemelerde muafiyetleri asgari düzeye getireceğiz. Herkese aynı olacak. Bunu finansal araçların vergilendirilmesi düzenlemesinde kullandık. Vergi yüzde 15. Eskiden, efendim falan araç vergiye tabi değildi. Olacak arkadaş.’ AB’ye çatır çatır gireriz MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliği konusundaki yaklaşımları değerlendirirken, ‘Efendim referandum yapacaklarmış, yok efendim almayacaklarmış. Paşa gönülleri bilir. Biz, bu müzakerelere başlayacağız. Çatır çatır da gireceğiz’ dedi. Unakıtan, Avrupa ülkelerinde, meslektaşlarına ‘Korkmayın. Bizim sizin paranıza ihtiyacımız yok’ dediğini ifade etti. Türkiye’nin AB’ye para için değil, bu ülkelerde uygulanan kriterleri buraya getirmek için girmek istediğini kaydeden Maliye Bakanı, şunları söyledi: ‘Milli geliri de bu kriterlere göre yükselteceğiz. Kimse bu millete dar elbise biçmesin.’ Uysal: Kurumlar Vergisi yüzde 15’e çekilmeli VERGİ Konseyi Başkanı Mustafa Uysal da konuşmasında, vergi oranlarının düşürülmesi gerektiğini söyledi. Kurumlar Vergisi oranının rekabet ettiğimiz ülkelerde olduğu gibi yüzde 15-20 aralığına çekilmesini isteyen Uysal, vergi oranlarının düşürülmesi talepleri karşısında bütçe dengesinin gözetilmesi ve mali disiplinin korunması gereğinin engel teşkil ettiğine işaret etti. Bunun için vergi dışı alternatiflerin geliştirilmesi gerektiğini dile getiren Uysal, orman vasfını kaybetmiş arazilerle ilgili düzenleme ve gelir ortaklığı senetleri çıkarılmasını bu alternatifler arasında gösterdi. Uysal, beklentileri karşılayacak bir vergi sistemi için zorunlu olan diğer koşulları da şöyle sıraladı:Kayıt dışı ekonominin önlenmesi için tüm kurumlar işbirliği ve eşgüdüm içinde çalışmalı.Kayıt dışılığın en çok kayıtdışı çalışanlara zarar verdiği konusunda mükellefler bilinçlendirilmeli.İstahdam üzerindeki vergi ve sosyal güvenlik yükleri açısından Türkiye yüzde 42 oranıyla OECD ülkeleri arasında en yüksek orana sahiptir. Bu oran, makul ölçülere çekilmeli.Akaryakıt, enerji ve iletişim vergilerinin maliyetler üzerindeki rekabeti bozucu etkisi kaldırılmalı.Bankacılık üzerindeki banka ve sigorta muameleleri vergisi ile Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu aracılık yükleri, esasen verimli olmayan mali piyasaların yurt dışına taşınmasına yol açılıyor. Bu vergiler de kaldırılmalı.Vergi oranlarında artırılan tarifeler yumuşatılarak, zaman içinde düz oranlı tarifelere geçilmeli.Mükellef hakları ve hizmetlerine özel önem verilmeli.Vergi sistemi, basit, anlaşılabilir, gelecek açısından öngörülebilir bir yapıya kavuşturulmalı.Benzinin yurtdışı fiyatını beklemekten başka çare yokMALİYE Bakanı Kemal Unakıtan, akaryakıt fiyatlarındaki artışın, vergiden değil, yurtdışındaki fiyat artışlarından kaynaklandığını belirtti ve ‘Son birkaç gündeki düşmeler, herhalde Türkiye’ye de yansıyacaktır’ dedi. Unakıtan, Vergi Konseyi Genel Kurulu’nun ardından gazetecilerin çeşitli sorularını yanıtladı. Maliye Bakanı, akaryakıt fiyatlarının yüksekliği konusundaki bir soru üzerine, fiyatların diğer ülkelerde de oldukça fazla olduğunu söyledi. Bu konunun topluma yanlış aktarıldığını belirten Unakıtan, şöyle devam etti: ‘Bizim vergilerimiz artmanın büyük sebebi gibi gösteriliyor. Halbuki özel tüketim vergileri maktudur. Maktu olduğu için de bizim vergilerimiz artmıyor. Yılbaşından beri aynıdır. Nispi olarak da azalıyor. Ama bugün baktım (KDV azalıyor mu?) deniyor. Azalmıyor, ama toplam vergi yükü olarak baktığımızda Maliyenin aldığı pay yüzde olarak her gün daha düşüyor. Sebebi petrol fiyatları yurtdışında artıyor. Bundan dolayı aynı artışlar buraya yansıyor. Ama Türkiye’nin de bununla ilgili yapacak, yurtdışı piyasalarına müdahil olacak bir durumu yok. Bunların fiyatının düşmesini beklemekten başka da çaremiz yok. Fakat son zamanlardaki birkaç gündeki düşmeler de herhalde Türkiye’ye de yansıyacaktır.’
Etiketler:

EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı