"Melis Alphan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melis Alphan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melis Alphan

Bırakın enerjiyi güneş versin

Türkiye’nin ilk tamamen yerli yapım güneş santrali İkitelli’de kuruldu. Otel, hastane gibi tesislerin hiç beklemeden benimsemesi gereken teknoloji, hem çevre dostu hem de bedava enerji.

Türkiye’de ilk güneş santralini kuran İnosol Yönetim Kurulu Başkanı İlkem Şahin anlatıyor:
“Ailem sanayici. Ama ben tekstil işini yapmamaya, enerjiye girmeye karar verdim. Enerjiyi yaparken de bir sanayinin içinde olmak istedim. Sadece elektrik üretmek değil...”
Türkiye’de güneş santrallerinin önü açık. Çünkü güneş hiçbir zaman değerlendirilmemiş bir güç. Dünyada her yerde var ama Türkiye’de yok.
Kimsenin bugüne kadar güneşe girmemesinin nedeni, teknolojisinin çok pahalı olması. Yurtdışından getirmeniz gerekiyor. Teçhizatı yurtdışından getirdiğiniz zaman da fiyatlar iyiden iyiye pahalılaşıyor.
Şahin, güneş santrali teknolojisini Türkiye’de geliştirmeye karar veriyor. TÜBİTAK’ın bununla ilgili çok ciddi bir altyapısı var. Onlarla kafa kafaya verip güneş santrali tesisini sıfırdan nasıl üretebileceklerine bakıyorlar. “Çünkü” diyor, “Bizim Türkiye’de bu işi kullanabilmemiz için fiyatların uygun olması gerekiyor.”
Güneş santralinden her türlü ısı üretilebiliyor, soğuk hava üretilebiliyor, elektrik üretilebiliyor. Amaç, buhar üretebilmek.
Elektrik kullanmadan güneş ısısı alınıyor, ısı buhara çevriliyor, onu da klima üreten bir makineye verip soğuk havaya çevirtiyorlar.
Bu meselenin bana göre en önemli özelliği çevre dostu oluşu, daha az karbondioksit salınımı. Dünyada karbon salınımını engelleyen en büyük teknolojilerden bir tanesi güneş santralleri.
İnosol ve TÜBİTAK çalışmalara başladıktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi “Biz size bir tesis yapalım” diyor ve İkitelli Spor Tesisi’ni işaret ediyor. Üç yılda teknolojiyi geliştirip tesisin yanına güneş santralini kuruyor ve iki ay önce de açıyorlar.
Şahin diyor ki; “Klima kullanıldığı için yazın bizim sistemlerimiz kilitleniyor. İnanılmaz bir elektrik tüketimi var. Eskiden herkes klima kullanmıyordu. Şu an klimalar çok ucuz ve çok fazla elektrik sarfiyatı var.”
Şahin başlıca hedeflerinin, özellikle güney kesimlerdeki büyük alışveriş merkezlerinin, hastanelerin, havalimanlarının klima giderini halledebilmek olduğunu söylüyor:
“İstanbul’daki otelin soğutma derecesiyle Antalya’daki otelin soğutma derecesi aynı değil. Otellerde 24 saat klima çalışıyor ve çok yüklendiklerinde elektrik fiyatları da artıyor. Talep yüksek olunca arz da uçuyor.”
Güneş santrali kullanıldığında ise ne kadar çok güneş olursa o kadar fazla soğutma yapılabiliyor. Elektrikten önce soğutmayı vermeyi hedefliyorlar.
Bu santral öyle sandığınız gibi dev boyutta bir yer değil. Otelin bahçesine yerleştirilebiliyor. Otelin bahçesi olmasa illa ki bir otoparkı vardır. O zaman da otoparkın üzerine bir sundurma yapıyor, sistemi sundurmanın üzerine kuruyorlar.
Örneğin İkitelli Spor Tesisi’nin bahçesindeki güneş santrali binanın içindeki olimpik yüzme havuzunun ısıtılmasında kullanılıyor. Daha önce havuz doğalgazla ısıtılıyordu. Şimdi güneş enerjisiyle ısınıyor.
Güneş olduğu sürece, hele de güney kesiminde, santral yedi-sekiz ay kesintisiz çalışıyor. Hava kapalı dahi olsa güneş ısı verdiği sürece...
Erzincan, Erzurum, Antalya, her yerden talep olduğunu söylüyor Şahin ve ekliyor: “Bunun yatırımı üç-dört yılda geri dönüyor. Ondan sonra da hiçbir elektrik sarfiyatı yok. Bedava enerji.”
X