Ege Haberleri

    Bir yanda iktidar bir yanda doğal direniş

    Mehmet Uğur Yüksel
    06.05.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

    “Toprağımız, Havamız, Suyumuz için Doğal Olarak Direniş!” temasıyla 1 Mayıs’ta Ankara, İzmir ve İstanbul’da aynı gün başlayan Festival, Pazar günü sona eriyor. İstanbul Film Festivali’nde yarışan tek belgesel film olan Ekümenopolis - Ucu Olmayan Şehir’i yarın Kızılırmak Sineması’nda izleyebilirsiniz.

    ANKARA bu hafta iki film festivaline birden e v sahipliği yapıyor.
    Bunlardan ilki, maddi imkansızlıklara rağmen kolektif bir bilinç ve etkileyici bir işbirliği sayesinde altı yıldır tüm zorlukların üstesinden gelmeyi başarmış İşçi Filmleri Festivali.
    “Toprağımız, Havamız, Suyumuz için Doğal Olarak Direniş!” temasıyla 1 Mayıs’ta Ankara, İzmir ve İstanbul’da aynı gün başlayan Festival, Pazar günü sona eriyor ne yazık ki.
    Çok az zamanınız kaldı, ama yine de geç kalmış sayılmazsınız.
    Mesela İstanbul Film Festivali’nde yarışan tek belgesel film olan Ekümenopolis - Ucu Olmayan Şehir’i yarın Kızılırmak Sineması’nda izleyebilirsiniz.
    Ekümenopolis’in gösterdiği
    İmre Azem’in filmi daha önce karşılaşmadığınız bir İstanbul’u anlatıyor.
    Ekolojik, ekonomik ve nüfus eşiklerinin aşıldığı, sosyal uyumun hepten bozulduğu günümüzde neoliberal kentleşmenin fotoğrafını çekip önümüze koyuyor.
    Yıkılmış gecekondu mahallelerinden gökdelenlerin tepelerine, Marmaray’ın derinliklerinden üçüncü köprünün güzergahına, gayrimenkul yatırımcılarından kentsel muhalefete İstanbul’a yeniden bakmamızı istiyor.
    Gösterdikleri hiç hoşunuza gitmiyor, baştan uyarayım.

    Uçan Süpürge’de kaçırılmayacak 5 FİLM

    Yağmuru Bile
    (Even the Rain)


    AİLE içi şiddeti anlatan bol ödüllü Gözlerimi de Al ile büyük yankı uyandıran Iciar Bollain’in yönettiği Yağmuru Bile suyun bir yaşam hakkı olduğunu savunuyor ve gerçek olaylara dayanıyor. Ken Loach’un daimi senaristi Paul Laverty tarafından yazılan film, bu yıl İspanya’nın Oscar adayıydı.

    Küçük Asker
    (Little Soldier)


    ANNETTE K. Olesen’in 2008 tarihli filmi Festival’in en iyilerinden. Uluslararası kadın ticaretine dikkat çeken “Bir Bilet: Tek Gidiş” bölümünde gösterilecek olan film, yurtdışındaki görevini tamamlayıp eve dönen bir kadın askerin, Nijeryalı bir ‘eskort kız’ ile yaşadıklarını anlatırken, kadın ticaretine ‘mağdur’un ve ‘kurtarıcı’nın ekseninde bakıyor.


    Budrus (Budrus)

    İSRAİL-Filistin meselesine odaklanan bu belgesel,  köyünü İsrail’in Ayırma Bariyeri projesinin yıkıcılığından kurtarmak için Fatah ve Hamas üyeleri ile İsrail yandaşlarını silahlardan ve şiddetten arındırılmış bir hareket içerisinde birleştiren Ayed Morar adındaki Filistinli bir halk örgütleyicisi etrafında geçiyor. Berlin’den Tribeca’ya pek çok festivalden ödüllü film kendilerini savunmak için şiddetsizliği seçen insanları anlatıyor.

     

    Kadın Berberi
    (The Hairdresser)

    ÇIPLAK, Kimse Beni Sevmiyor gibi filmleriyle kendini çok sevdiren, en son geçen yıl Kiraz Çiçekleri’yle de içimize dokunan Doris Dörrie’nin bu son filmi, bir türlü iş bulamayan obez bir kadının en sonunda kendi berber dükkanını açmaya karar vermesini anlatıyor ve beden politikalarını sorguluyor.


    Yarın Daha
    Güzel Olacak
    (Tomorrow Will Be Better)

    KARGALAR, Şeytanlar ve siyah beyaz başyapıtı Ölmek Zamanı’yla yıllardır takipçisi olduğumuz Polonyalı yönetmen Dorotha Kedzierzawska önceki filmlerinden de tanıdığımız bir çağa gidiyor ve çocukluğa dair bir hikaye anlatıyor. Film bu yılki Berlin Film Festivali’nde büyük ilgi görmüş, iki ödül birden almıştı.

    Gencebay’ın  yasaklı filmi


    FESTİVALİN kaçırılmaması gereken filmlerinden biri de Orhan Gencebay’ın 1978 tarihli klasiği Derdim Dünyadan Büyük.
    Aynı mahallede oturan marangoz bir gençle fakir bir genç kızın aşk hikayesi etrafında gelişen film döneminde rahatsız edici bulunup yasaklanmış, video kasetleri de toplatılmıştı.
    Çünkü film, aşk hikayesi dışında gecekondu yıkımlarını anlatıyor ve o dönem olaylı yıkımlara sahne olan İstanbul Hisarüstü’nde geçiyordu.
    Dahası mahallenin duvarlarında “Tek Yol Devrim” yazıyordu.
    Yıllar sonra ilk kez seyirciyle buluşacak filmin gösterimine yönetmeni Şerif Gören’in de katılacağını özellikle belirteyim.


    İktidar cinsiyet tanımaz

    ANKARALILARI bekleyen bir diğer festival ise sinemada kadın emeğinin görünürlüğü için 14 yıldır mücadele veren Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali.
    12 Mayıs’a kadar sürecek Festival’de Polonya’dan Meksika’ya, Küba’dan Finlandiya’ya 30 ülkeden, 68 yönetmenin toplam 66 filmi gösteriliyor.
    Uçan Süpürge’nin bu yılki teması ise “İktidar”.
    Yaşamımızın her alanında ve her anında karşımızda ve yanı başımızda duran iktidar görünümlerini masaya yatırıp “İktidar kim? İktidar ne?” sorularını soran Uçan Süpürgeciler iktidarın kadın ya da erkek dinlemeden insanların içine kolayca işlediğini, bundan vazgeçmenin erkeklikle yüzleşmekten geçtiğini sorgulamayı da ihmal etmeyeceklerdir umuyorum.

     

     

     

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı