Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir valinin sicili

ORDU’da dün, Türkiye’nin öteki illerinden başka bir 27 Şubat 2006 yaşandı. Konuşulan tek konu Ordu Valisi Kemal Yazıcıoğlu’nun yaş haddi nedeniyle emekliye ayrılmasıydı. Ve dün, Yazıcıoğlu’nun devlet hizmetinde "memur" yahut "bürokrat" sıfatıyla görev yaptığı son gün idi.

Yazıcıoğlu’nu son gün makamında ziyaret ettik.

Karşımızda son dakikaya kadar hizmet yarışını sürdürmeye kararlı bir şekilde, sağa sola talimat yağdıran, son emirlerini içeren yazıları imzalayan ve o sırada kendisine veda ziyareti yapan insanların duygularını paylaşan bir vali vardı.

Kemal Yazıcıoğlu, giderayak bir hizmet daha yapabilmek için Türkiye’nin her tarafındaki "Ordulu akademisyenleri" 24-25 Şubat günleri toplayıp "yeni kurulacak Ordu Üniversitesi ile ilgili sorunları nasıl çözebiliriz?" konusunu tartışmaya çağırdı. Toplantıya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler ve Ordu milletvekillerinden ayrı olarak Ordulu 102 akademisyen katıldı. Toplantı sonunda bir sonuç bildirgesi yayınlandı. Burada 11 ayrı istek dile getirildi. O arada:

"Üniversitenin akademik kadrolaşmasında bilimsel ölçütlere uyulmalıdır. Bu konuda herhangi bir siyasi etkiden uzak durulmalıdır.

Ordu Üniversitesi’nin yapılanması ve geliştirilmesi çalışmalarında (...) yerel mali imkánların da harekete geçirilmesi gereklidir. Özellikle Ordu dışında yaşayan Orduluların mali katkıları da sağlanmalıdır"
dendi.

Yazıcıoğlu son 9 yıldır Ordu’da görev yapıyordu. Böylece Ordu tarihinin burada en uzun süreyle kalmış valisi sıfatını kazandı. Oysa tayini ilk çıktığı zaman onun Ordu’da 9 günden fazla kalmaya niyetli olmadığı söyleniyordu.

Geride kalan 9 yıl, Yazıcıoğlu’nu Ordu Valiliği’nden Ordu halkının babası konumuna yükseltti. Zaten "halkın hiçbir engel olmaksızın gelip sorunlarını anlatması" için ayırdığı her hafta yaptığı "Halk Günü"nün sonuncusunda, "Bizi bırakıp gitme Sayın Valim" diyerek boynuna sarılan ve ağlayan Ordulu genç kadının ortaya koyduğu da bu gerçek idi.

Yazıcıoğlu’nun geride kalan yıllar içinde halkın gönlünde taht kurmasının çok basit bir sebebi var:

Şimdi Aydın Valisi olan selefi Mustafa Malay gibi o da hem "devletin valisi" olmaya hem de "haksever bir yönetici" olarak hizmet vermeye itina etti. Ordu böyle olmayan valilerden az çekmediği için dürüstlüğüyle prim yaptı.

Yazıcıoğlu, Ordu’da terör ve terörist yaşatmadı. Partilerle iyi geçindi ama tarafsızlıktan ayrılmadı. Devletin otoritesinin aşındırılmasına izin vermemek için tüm gücünü kullandı. Yasaların dediğinden şaşmadı. Bu yüzden ağır eleştiriler de aldı. Ama aldırış etmedi. Zaten o eleştirileri kendisinden önce Ordu kamuoyu göğüsledi. Yazıcıoğlu’nun hizmetleri bir anda hafızalarda tazelendi ve gündemi doldurdu.

Yazıcıoğlu’nun 9 yılını Ordulular, "Topçam Barajı inşaatı o buradayken başladı. Üniversite o buradayken kuruldu. Ordu’nun turizm potansiyeli o buradayken görüldü. Arıcılık o buradayken ele alındı. O iyi bir valiydi" diyerek anacaklar.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI