Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir ulus oluşturmak

Murat Karayılan, hafta sonu Akşam’da çıkan röportajda Serdar Akinan’a öyle cevaplar vermiş ki “yoksa PKK ulusalcı mı oldu?” diye sormak işten değil.

“Biz sorunun demokratik ulus çerçevesinde çözüme kavuşacağını belirtiyoruz” diyor: “Biz bir ulus oluşturalım. Bu ulus tekçi bir ulus değil, çoklu bir ulus olsun. Demokratik ulus, demokratik cumhuriyet, demokratik vatan, ortak vatan çerçevesi çözüm için en ideal çerçevedir.”
Çare olarak da, 1921 Anayasası’nı savunuyor: “Bu temelde ülkenin tek merkezden yönetilmesini değil yerinden yönetimi öngören bir çerçeveyi içermesi gerektiğini belirtiyoruz. Kürtlere özerk statüden Cumhuriyetin ilk kuruluşunda bahsedilmiştir.”
Benimse aklıma, gazeteci ağabeyimiz Orhan Karaveli’nin vaktiyle Yugoslavya lideri Mareşal Tito’yla sohbeti geliyor.
Atatürk hayranı Tito, Bağlantısızlar Zirvesi’ni izleyen Karaveli’ye “Mustafa Kemal sadece bir konuda yanlış yaptı” der: “Her etnik grubu kendi federasyonu içinde tutup birbirine karıştırmayacaktı. Biz öyle yaptık.”
Orhan Karaveli “Kimin haklı olduğunu tarih gösterecektir ekselansları” diyerek cevaplar.
Tarih gösterir sahiden: 90’larda Yugoslavya parçalanarak en kanlı iç savaşlardan birine sürüklenir.
Yugoslavya savaşının federal yapı yüzünden çıktığını belki gençler hatırlamaz. Emperyalist güçlerin gazına gelen Hırvatistan bağımsızlık ilan etti, sonra da olanlar oldu.
Mustafa Kemal Türkiye’sinin ayakta kalmasının nedeniyse misak-ı milli bilinci.
Barış istiyorsak çarenin bu bilince sahip çıkmak ve onu yaşatmak olduğunu hatırlamalıyız.
Türkiye ruhu Diyarbakır’ın İstanbul’a, İstanbul’un da Diyarbakır’a ait olduğu esasına dayanır.
Katalan’a özenmek cazip görünebilir ama hayat gerçekleri başka şeyler söyler.
Yoksa İspanya olmaya heveslenirken Yugoslavya olmak bekler bizi. Bunu her aklı başında Kürt ve Türk’ün idrak etmesini beklemekse, boynumuzun borcudur.

Siyasette gıybet çılgınlığı

Patlayan kasetlerden sonra meydana çıkan şeye artık “siyaset” falan diyemeyiz. Bu bildiğimiz savaştır arkadaşlar.
Hem de savaşın en namert, en haysiyetsiz olanı.
George Orwell’in “1984” romanında tarif ettiği, özel hayatın kameralarca izlendiği dünyaya gittiğimizi gösteren.
Oysa Kuran’da denir ki: “İçinizde ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanan var mı? Bu sizi tiksindirdi. İşte gıybet de böyle tiksindirici bir şeydir (Hucurat 49/12).”
Bugün olanlarsa gıybet meraklısı güçlerin ölü eti iştahından başka bir şey değil.
Eğer geleceğimiz böyle çiziliyorsa, vah bizim halimize.

İncir  Çekirdeği

Günün sözü Murat Menteş’ten: “Yobaz, bir başkası mutlu olacak diye ödü kopan kimsedir.”

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI