"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Bir Ultraslan prototipi

BUNDAN dört sezon önce filan aslanın yattığı yerde, Ali Sami Yen Stadı'ndayız.<br><br>Hangi maçtı, vallahi şimdi hatırlamıyorum.

Tribüne klasik üçlümüzle çıkmışız. Sol açık Áli Kiremitçioğlu biraderimiz, ortada Nurcan Akad, sağ açıkta da bu fakir var.

Hava güzel, zemin futbol oynamaya müsait falan filan.

Yanımızda küçük bir adam bitti.

Ve o andan sonra Ali Sami Yen'de artık hiçbir şey aynı olmadı.

Yanımızda biten küçük adamın adı Selim'di.

Veya ondan bahsederken kullanmamı uygun gördüğü şekilde söylemek gerekirse, ‘‘Biricik dostum ve fanatik Galatasaraylı kardeşim Selim Suman...’’

Selim, bir anda üçümüzün en yakın arkadaşı oldu.

Bizi sevdi ya bu, sürekli yancı yazılıyor.

Tabii bu genç. Biz klasik uyuz numaralı taraftarı olarak hoplayıp zıplamıyoruz.

Ancak Selim, o zaman henüz doğmamış olan Ultraslan'ın bir prototipi.

Selim istiyor ki; biz hep halay çekelim, omuz omuza verip ‘‘Lay lay lay lay lay lay lay lay laaaaay, ooooo ciiiim boooom boooom’’ diye bağıralım filan.

Oysa biz zamanında bu eğitimimizi kapalının göbeğinde almış, üstün başarıyla mezun olmuş, artık sakin sakin maç seyretmek isteyen adamlarız.

Neyse, Selim giderek efsane boyutuna dönüştü hayatımızda.

Mesela bir maça gelmeyince merak filan eder olduk.

Aynı ilgi Selim'de de var.

Maç kaçırırsanız ve Galatasaray da o maçta puan filan kaybederse yanmışsınız.

Geçen sene son Trabzonspor maçında, kaçan şampiyonluğu, spor yaptığı için cumartesi maçlarına gelemeyen Nurcan Akad'a bağladı mesela kafadan.

‘‘Sen neredesin yahu! Şampiyonluk gitti’’ diye olayı net bir şekilde ortaya koydu.

Bir ara Áli'yle ben de Selim'in bu fikrini destekledik filan...

Sarsılmaz bir özgüvenin yanı sıra ikna kabiliyeti de var arkadaşın.

Bir maça kendinden bir model ufak bir arkadaşıyla geldi.

Ve bizi tanıştırdı: ‘‘Bak işte bunlar sana bahsettiğim arkadaşlar. Bu Áli, bu Nurcan, bu da Kanat. Gazeteci arkadaşlar işte.’’

*

Selim efsanelerinin en meşhuru ise forması.

Fatih Terim'li ilk şampiyonluğun geldiği sene, bütün futbolculara bir forma imzalatmış. Dört sezondur üstünde ve tabii ki uğurlu olduğu için yıkanmıyor o forma.

Geçen yıl, Áli'yle ‘‘Selim bak artık kokmaya başladın sen’’ dedik.

Bu yıl da aynı formayı giyerse, kesin kokacak zaten.

Şimdi böyle salladığıma bakmayın, ben de 5 yıldır Avrupa maçlarına aynı atkıyla gidiyorum.

Neyse... Geçen yıl lig başlamadan önce, yazın büyüyüp serpildiği için kendisini tanıyamayacağımızı düşünerek bize yeni çekilmiş fotoğrafını yollamış ve bir anlamda kendini aşmıştı Selim.

Bu yıl da yolladı yeni çekilmiş fotoğrafını.

Zaman içinde böyle bir Selim albümümüz oluşacak yani.

Bu yıl bir de güzellik yaptı ve beni Andy Warhol sergisini gezerken telefondan yakaladı.

- Ağbi bak şimdi sen yazı yazarken konu sıkıntısı çekiyorsundur.

- Hayır çekmiyorum Selim.

- Yok çekiyorsundur.

- Peki Selim çekiyorumdur.

- Şimdi Those Were The Days diye bir şarkı var ya, ağbi o şarkı sanki bizim için yazılmış.

- Saçmalama Selim.

- Yok ya, dinle bak şimdi. Cimbomun iki sezon önce süperdi ya. Hani UEFA, Süper Kupa, dört sene üst üste şampiyonluk filan. Hani bu sene sanki öyle olmayacak gibi ya. Bu şarkının sözleri de tam onu anlatıyor ağbi.

- Selim daha sezon başlamadı. Seni böyle arabesksel bir bunalıma ne itti çocuğum?

- Yok ağbi bak işte sana konu veriyorum. Sen bunu yaz, altına da ‘‘Benim fotoğrafımla ‘‘Bu şaşırtıcı benzerliği fark ettiği için biricik dostum ve fanatik Galatasaraylı kardeşim Selim Suman'a teşekkür ederim’’ diye bir not koy.

- Selim bizim ilk maç ne zaman?

- Çarşamba ağbi.

- İyi, hatırlat bana, bacağını kıracağım senin.

- Kıramazsın, ben Kapalı'ya gidiyorum, büyük bayrak yaptırdım.

- Selim sana karşı sevgi ile karışık bir öfke büyüyor içimde.

- Sen İngilizce biliyor muydun? Çevireyim mi şarkının sözlerini. Bak orada kadının ayrıldığı sevgilisiyle gittiği taverna Ali Sami Yen Stadı'nı temsil ediyor. Onu atlama...

- Nnnnngh!

- Haydi ağbi görüşürüz.

*

Selim dediğini yaptı. Yazıya nasıl giriş yapmam gerektiğini, ‘‘Those Were the Days’’in sözlerini ve bir adet fotoğrafını yolladı.

Kızlar, Selim en yakışıklı ve en akıllı bir gençtir. Hepiniz onun sevgilisi olunuz. Sevgili kardeşim Selim, bol galibiyetli, kupalı bir sezon diliyorum sana.

Ama bir daha ‘‘Beni yaz dersen, içim kan ağlayarak kıracağım bacağını.’’ Öptüm kardeşim.
X