Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir Türk, Nobel Tıp Ödülü’nü alacak

BAŞLIKTAKİ iddia bana değil İshak Alaton’a ait.

Hem de en geç beş yıl içinde.


Kutlaması bile hazır.


Boğaz’da rakı-balık.


Elbette yemek hesabını Nobel Tıp Ödülü’nü alan Türk ödeyecek.


Peki kim bu Türk?

Bir Türk, Nobel Tıp Ödülü’nü alacak

 

Hafta başı Boğaziçi Üniversitesi’nde çok ilginç bir toplantı yapıldı.


İlk bakışta alabildiğine akademik, tipik bir ‘sağlık teknolojileri’ kurultayı.


Ama değil.


Bu aslında bilim insanlarıyla girişimcileri bir araya getiren ‘yeni bir iş modeli’.


Hedefi Türkiye’yi ‘biyoteknoloji merkezi’ haline getirmek.


Özellikle de İstanbul Çatalca’yı tıp teknolojileri geliştiren bir ‘endüstri vadisine’ dönüştürmek.


Tıpkı Boston ve Dublin gibi.


Türkiye ikide bir dünyanın en büyük 17. ekonomisi olmakla övünür.


Oysa Boston bir şehir olarak yarattığı katma değerle dünyanın 11. büyük ekonomisi.

* * * 


Aslına bakarsanız ‘teknopark ya da bilişim vadisi’ gibi laflara karnım toktur. Çünkü çoğu zaman bu tür projelerin içi boştur.


Ama bu kez durum farklı.


Maksat söylem değil eylem.


Öyle olmasa iki yıl gibi kısa bir sürede İshak Alaton’un öncülüğünde 1 milyar dolarlık bir fon oluşur muydu?


Sakın bu fonun İshak Alaton’un Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Alarko ile ilişkisi var zannetmeyin çünkü hiç alakası yok.


Çoğunluğu İsveç, Norveç ve Danimarka’da yaşayan Türk işadamları iki yıl kadar önce Alaton’a gelip, “Bizler ülkemize yatırım yapmak istiyoruz” demişler.


İshak Bey
’in meslek yaşamına yıllar önce İsveç’te kaynak işçisi olarak başladığını bildikleri için ondan yardım istemişler.


O da başlamış araştırmaya.

* * *


Yurtdışında yaşayan başarılı Türk bilim insanlarını tanıdıkça “Neden bu insanları Türkiye’ye çekip dünya çapında projelere imza atmayalım” diye düşünmüş.


Drexel Üniversitesi Dekanı Dr. Banu Onaral ve Cem Bozkurt projeye balıklama atlamış. Amaç Türkiye’de bir Ar-Ge merkezi kurmak, buradaki çalışmalar ticari boyuta ulaştığında gerekli fonu bulup projeyi hayata geçirmek.


Nitekim Alaton ve Cem Bozkurt % 5’lik sembolik hisse ile ilk adımı birlikte atmış.


Yeşilköy’de faaliyet gösteren bir şirket satın alınmış ve Türkiye’nin ilk stent üretim merkezine dönüştürülmüş.


Böylece Çatalca’ya taşınan bu yeni şirket, merkezi Danimarka’da bulunan % 100 Türk sermayeli Alvimedica’nın ilk işi olmuş.

* * *

 

İlk iş diyorum çünkü 200’e yakın Türk işadamı sağlık teknolojileri alanında yatırım yapmak için 1 milyar dolarlık fon oluşturmuş.


Başına da İshak Alaton geçmiş.


Mesajları açık: “Yeter ki iyi fikir ve proje olsun, para hazır”.


En çarpıcı olan da şu: Çatalca’da 25 milyon dolara kurulan Alvimedica birinci yılda kâra geçmiş. İkinci yılda elde ettiği kârla 25 milyon dolarlık yeni bir yatırım planlıyormuş.


Daha da önemlisi Alvimedica ürettiği ilaçlı stentle ABD tarafından dünyanın en kaliteli üreticisi seçilmiş.

* * *


Alaton
’u yıllardır tanırım. Tam bir ‘ihtiyar delikanlıdır’.


Ama inanın onu Alarko Holding’de kendi işleri dahil hiçbir projede bu kadar heyecanlı görmemiştim. Öylesine heyecanlı ki hiçbir ticari beklentisi olmadığı halde gece gündüz bu projeyle yatıp kalkıyor.


İrlanda’da krizden etkilenen 220 teknoloji şirketini radarına almış.


Onlardan uygun olanları Çatalca’ya getirmeyi planlıyor.


Ayrıca şimdiden 5 yıl sonra Nobel Tıp Ödülü’nü alacak ilk Türk’ün hayalini kuruyor.


Çok ısrar ettim isim vermedi.


“İsim verip diğer adayları yarıştan düşürmek istemem. Ben sadece şu kadarını söylüyorum, 5 yıl içinde Nobel Tıp Ödülü’nü bir Türk alacak. Ben kim olduğunu biliyorum ama o kendisini bilmiyor olabilir. Tek ricam ödülünü aldığında bu sözlerimi hatırlasın ve karşılığında bize Boğaz’da güzel bir rakı-balık ısmarlasın.”


Ben kadehimi şimdiden Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Orhan Pamuk’tan sonra tıp ödülünü alacak o Türk’e kaldırıyorum.


Başarına...

X