"Reha Erus" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Reha Erus" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Reha Erus

Bir Türk gazetecinin Başbakanına “Hödük” deme lüksü ve hakkı var mıdır?

Son bir ay süresince İtalya, renkli Başbakanı Silvio Berlusconi’nin seks skandalları ile çalkalanıyor. Dünyada ve özellikle Türkiye’de olduğu gibi Çizme’de de “Yandaş Medya” ile “Tarafsız Medya” ayrımları var.

Sol eğilimli basın Silvio’yu yerden yere vuruyor, ipliğini pazara döküyor. Ülkede çok geniş tabanlı bir demokrasi var. Fikir özgürlüğü de var. Herkes dilediğini söyleyebiliyor, yazabiliyor. Otorite korkusu asla yok. 

Berlusconi’nin partilerine katılan eskort kadınlar daha sonra bir bir ekranlara çıkıp para karşılığı Silvio ile yaşadıkları intimi ballandıra ballandıra en ince ayrıntıları ile, hatta abartarak anlatıyorlar. Berlusconi’nin de içinde bulunduğu milyonlarca seyirci de bu görüntüleri izliyor. Milano Savcıları tetikte konu ile ilgili yeni ipuçları bulmaya çalışıyorlar.

Başbakan ise kısmen dokunulmazlığını sonuna kadar kullanmayı amaçlıyor. İfade vermeye gitmiyor. Ama eskort kadınların sayısı çığ gibi büyüyor.

Berlusconi’nin Milano’da bir apartmanı onlar için kiraladığı ve kızların orada oturdukları da biliniyor. Gece parti olduğunda Arcore Villasına kontrolden bile geçmeden rahatlıkla giriyorlarmış. Berlusconi bunlara itiraz etmiyor. “Günde 18 saat ülkemin iyiliği için çalışıyorum.  4 saat uyuyorum. Ayda bir düzenlediğim bu eğlenceleri bana lütfen çok görmeyin” diyor.

Geçenlerde La7 televizyon kanalında “L’İnfedele” (Sadakatsiz) adlı bir haber programında sivri dilli sunucu Gad Lerner, çoğu eskort kadınlarla Berlusconi’yi gerçekten acımasızca eleştirip hakarete varan sözler sarf edince Silvio canlı yayına öfkeyle bağlandı. İzlediği haber programının ne denli iğrenç olduğunu söyledi. “Orayı randevuevine çevirdiniz. Utanın” diye bağırdı. Gad Lerner’de bütün pişkinliği ile Berlusconi’ye yanıt verirken “Asıl sen utan. Eğer benim de Başbakanımsan önce git medenice vatandaş olarak Milano savcılarına ifade ver “Cafone” (Hödük)” diye hakaret etti. Berlusconi de “Sen bana karışamazsın. Ama orada bulunanlara bir çift sözüm var. Böylesine tiksinti veren bir programa konuk olmayın. Hemen stüdyoyu terk edin” çağrısında bulunarak” telefonu kapattı. Kimse stüdyoyu terk etmedi. Program dolu dizgin devam etti./images/100/0x0/55ea3ec9f018fbb8f873addf

Soru şu? Türkiye’de bir gazetecinin yada program sunucusunun Başbakanına veya üst düzey ülke yöneticisine ulu orta milyonların gözü önünde “Hödük” sözüyle hakaret etme  lüksü veya hakkı var mıdır?  Karşı soruyu duyar gibiyim. Cevabı; “Hayır. Başbakan Silvio Berlusconi, haber programı yöneten gazeteci Gad Lerner’i ne mahkemeye verdi, ne hakkında tazminat davası açtı, ne de tehdit etti.”

Gerçek demokrasi Batı’da bu olsa gerek!  

X