Gündem Haberleri

    Bir tür çok hukukluluk

    Hürriyet Haber
    08.01.2002 - 00:00 | Son Güncelleme:

    (A) bankasının sahibi Ahmet Bey, bankasının içini boşalttığı iddiasıyla yargılanmaktadır. Bankasına el konulmuştur. Ahmet Bey, aylardır hapistedir; bütün haklarından mahrumdur.(B) bankasının sahibi Bahri Bey, savcılık iddianamesine bakarsanız, benzer suçlamalara muhataptır. O da bankasını kaybetmiştir. Bahri Bey, bir süre cezaevinde yatmış, ardından mahkeme heyeti kendisinin tutuksuz yargılanmasına karar vermiştir. Bahri Bey serbesttir, elini kolunu sallayarak dolaşmaktadır. (C)bankasının sahibi Ceyhun Bey'in durumu biraz daha farklıdır. Murakıp raporlarına bakarsanız, Ahmet Bey ve Bahri Bey'e yöneltilen suçlamaların neredeyse tümü Ceyhun Bey'in durumunda da geçerlidir. Üstelik, onun da bankasına el konulmuştur. Ancak, Ceyhun Bey hakkında hiçbir soruşturma yürütülmemektedir. Ceyhun Bey, saygın bir şahsiyet olarak cemiyet faaliyetlerine katılmakta, gittiği her yerde itibar görmektedir.Bu bankalar ve sahiplerinin isimleri önemli değildir. Önemli olan, Türk yargı sisteminin, benzer fiiller karşısında sergilemekte olduğu çok yönlü davranış biçimidir.* * *Bankacılık sistemini ıslah etmek üzere getirilmekte olan son düzenleme, bu tartışmalı görüntüyü daha da karmaşık hale getirmektedir. Çünkü, bu düzenleme yukarıdaki üç örnekten daha farklı ve düşündürücü yeni bir kategori yaratacaktır. Bu kategoride (D) bankası yer alıyor. Sahibi Dursun Bey, yine murakıp raporlarına göre, bankasındaki mevduatı önemli ölçüde kendi grup şirketlerine aktarmıştır ve o da herhangi bir soruşturmadan bağışıktır. Dursun Bey'in diğerlerinden farkı şu noktada: Dursun Bey'in bankası faaliyetine devam etmektedir. Dursun Bey, muhtemelen bu yasadan yararlanarak bankasına önemli ölçüde kamu kaynağı aktarıp, yoluna devam edecektir. Bir adım ileri gidelim. Bazı bankacılar topladıkları mevduatı kendi şirketlerine aktardıkları için hapse atılırken, Hazine'den Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, ‘‘Ortak şirkete kredi vermek suç değil, ama batık bir ortak şirkete verip bunu canlıymış gibi göstermek suç’’ demektedir. Yargılanan bazı bankacıların kaynak aktardıkları şirketlerinin en azından bir bölümünün pekálá batık olmadıkları dikkate alınırsa, bakanın çizgisiyle savcıların tutumu arasında bariz bir çelişki yok mudur?* * *Nereden bakılırsa bakılsın, ortaya çıkan tablo sokaktaki vatandaş açısından ciddi ölçülerde kafa karıştırıcıdır.Bütün bu görüntüler, hukukun en temel kavramlarından biri olan ve Anayasa'nın 10. maddesinde ifadesini bulan ‘‘herkes kanun önünde eşittir’’ ilkesinin zedelendiğini göstermektedir.Adaletin toplumun ortak vicdanı olabilmesi için bu ‘‘çok hukukluluk’’ görüntüsüne son verilmesi gereklidir.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı