"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Bir tür autodafe*

ZMEV (Zeynep Mutlu Eğitim Vakfı) Kemer Okulu, bir tatil sabahı yıkıldı.

Yıkıntılar arasında, bin bir emek, büyük paralar verilerek toplanan kitaplar vardı. Bağışlanmaz bir insanlık suçudur benim için kitaba gösterilen saygısızlık, sevgisizlik.

Haberi okurken, belleğimin siyah sayfalarında Hitler’in meydanlarda yaktırdığı görüntüler canlandı. Hatta çeşitli dönemlerde ülkemizde de tanık olmuştuk bu tür görüntülere.

François Truffaut’nun Ray Bradburry’nin eserinden uyarladığı Fahrenheit 451’ini seyredenler bilir, kitabı yok edenleri, insanoğlu lanetler.

Bu yapılan bir tür Auto da Fe.

ZMEV Kemer Okulları Kütüphane Sorumlusu Şule Yılmaz’ın feryadını okuyun, okuyun da kitaba layık görülen çağ ve insanlık dışı muameleyi unutmayın:

“Pazar günü olayı duyar duymaz okuluma koştuğumda o 3 yılda emek verip yeniden çocuklar için düzenlediğim 15 binin, her kitabını tanıdığım canım kitaplarımı yerlerde görünce tabii ki gözyaşlarımı tutamadım.

Ben de kitaplarıma destek vermek için oradayım.

Okul personeli de, veliler de kitap topladı.

IFLA’ya bildirilmesi konusunda lütfen TKD’den rica ediyorum.

Ve kütüphaneci olmakla gurur duyuyorum.”

* * *

TEKİN AYBAŞ, kültür bakanlığı müsteşarlığı yapmış, bir kütüphanecilik profesörüdür. Her zaman kütüphane ve kütüphaneciler konusundaki duyarlığını yansıtmıştır.

Öğrencisi Şule Yılmaz’a gönderdiği e-postayı okumamız lazım. Ne kadar kitap sever olursak olalım hiçbirimiz, bir kütüphaneci kadar acı çekmeyiz:

“Sevgili Şule,

Okuduğum zaman tüylerim diken diken oldu. Söyleyecek kelime bulamadım.

Lanetlemek mi lazımdı? Onu da çıkaramadım. Kafamdan bir sürü öyküler geçti.

Tarih boyunca yakılan kütüphaneleri düşündüm. Demek aynı zihniyet günümüzde de geçerliliğini koruyormuş. Demek bir şehri yönetenler için okul ve kütüphane hiçbir şeymiş. Yazıklar olsun bu yıkımı gerçekleştiren yöneticilere.

TKD’nin bu olayı IFLA’ya duyurması gerekir diye düşünüyorum. 21. yüzyılda talan edilen bir okul kütüphanesi. Gerçekten üzüntümü tanımlayacak sözcük bulamıyorum.

Sayın Milli Eğitim Bakanı, Sayın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Sayın İstanbul Valisi, nasıl çıkacaksınız bu enkazdan bilemiyorum, düşünemiyorum.

Daha geçen yıl 2300 adet çok değerli kitabımı yok olmasınlar diye Kars, Kafkas Üniversitesi Kütüphanesi’ne bağışlamıştım. Acaba yanlış mı yaptım diye düşünüyorum. Düşünüyorum, çünkü ülkemde, 21. yüzyılın başında, Kültür Başkenti adayı bir şehrin en güzel yerlerinden birinde bir okul yıkılıyor, bu okulun kütüphanesi yok oluyor. Kitapları enkaz altında, paramparça, çığlık çığlığa kitaplar.

Yazıklar olsun her şeye, yazıklar olsun bu zihniyetteki yıkım kararını verenlere.”

* * *

ANADOLU’nun ilçelerinden, köylerinden her gün kitap isteği geliyor. Zar zor bir kitaplık yapıyorlar ama içine kitap koyamıyorlar, boş raflar dolmuyor. Biz burada, kentin göbeğinde kitapları yok ediyoruz.

Ben dürüst tarihe inanırım, bunu yapanlar da bir gün kitap düşmanları arasında yerlerini alacaklar.

Auto da Fe, Nobelli yazar Elias Canetti’nin kitabının adıdır. Özgün adı Die Blendung’dur. Dilimize Ahmet Cemal tarafından “Körleşme” adıyla çevrilmiştir.

(*) Autodafe, Fransızca ateşte yakma cezası, ateşe verme anlamına gelmektedir. 

X