Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir TEMA efsanesi

İnanılmaz sıkıntılar içinde başarılan bir sivil toplum projesi!.. Son yıllarda en çok sivil toplum örgütlerine inanıyorum. Onların örgütlenmeleri, çabaları, başarıları, hepimizin umudu!..

Birbirlerini öldürüyorlar. Birbirlerine düşman kesiliyorlar. Üç köy arasındaki savaş yıllarca sürüyor. Mera yüzünden!..

Kaderleri TEMA’nın el atmasıyla değişiyor.

Geçen pazar günü İstanbul’da hava ılık ve hafif yağışlı. Bolu ve çevresi karlar altında. Hele de, Bolu’dan Seben ilçesine, oradan da üç köye uzanan dağlık yol, güzelim çam ormanları içinde karlar altında. Lapa lapa kar yağıyor. Yol felaket!.. Yine de, yola devam!..

Arabada dört kişiyiz. TEMA’dan Yeşim Beyli, Sebati Karakurt, şoför arkadaşımız Necati ve ben. Bir zamanlar köylülerin birbirlerini öldürdüğü Kozyaka köyüne gidiyoruz.

Köylüler arasında işlenen bu cinayetleri yöre halkı yaşıyor, devlet biliyor, ama çözüm nerede?.. Çözüm TEMA’dan geliyor. 90’lı yılların ortasında TEMA yöneticileri bir gün tesadüfen o bölgeden geçerken, konuyu öğreniyor. Kozyaka, Ekiciler ve Dedeler köylerini kapsayan kırsal kalkınma projesi geliştiriyor.

TEMA da ne?.. Ne ister bu adamlar?.. Ne yerler, ne içerler?.. Bizim işlerimize burnunu neden sokuyorlar?.. Köylüler başta kaygılı!..

‘TEMA merayı bizim elimizden alacak!.. Bizim köyümüze ev yapacak, satacak!.. Topraklarımız, evlerimiz, hayvanlarımız elimizden gidecek!.. Gelmesinler, yapmasınlar!..’

Devreye Kozyaka Köyü muhtarı İzzet Demirel giriyor. Aydın bir kişi. Önce ormancılık okuyor, ama başka işlerle hayatını kazanıyor. Bolu’daki otellerde çalışıyor. Otuz yıl sonra köyüne dönüyor, Kozyaka’ya, ve muhtar seçiliyor. Muhtar Demirel köylülerini iknaya çalışıyor.

Yetmiyor, devreye Bolu Valisi ile Seben Kaymakamı giriyor. Muhtar ne zaman arasa, Vali ve Kaymakam Bey hemen telefonda. Hatta, ıslah için bir ara tel örgüyle çevrilen merada, köylü dinlemiyor, telleri kesiyor, bu kez jandarma komutanı devreye girerek, mera ıslahında yardımcı oluyor.

Bu ayrıntılar hayatın ta kendisi!.. Bir sivil toplum örgütünün, yapmaya çalıştığı olumlu bir işe, üstelik onlara yarayan bir işe, köylüden ne kadar uzak kaldığını gösteriyor.

Ya bugün?.. Karlar altındaki Kozyaka güllük gülistanlık!.. Köylü memnun!..

1994’e kadar uzanıyor bu işler. Islah çalışmaları o tarihte başlıyor. Köy sınır tartışmaları noktalanıyor, amaç merayı ıslah ederek, üç köyde hayvancılığı geliştirmek. Mera koramaya alınarak, tarımsal açıdan güçlendiriliyor. Önce hiç kimse orada hayvanını otlatmıyor. Orman kesmeye de son!.. Ormanlar korumaya alınıyor.

Elli kişiye dörder inek veriliyor. 2001’de Tarım Bakanlığı 210 milyar lira destekleme kredisi veriyor.

Merada otlatma başlıyor, sütçülük ve damızlık hayvan yetiştirme dönemine geçiliyor. 2002’de o çaba ürünlerini veriyor. Hayvan sayısı iki binden dört bine çıkıyor. Kozyaka köyü yılda 800-900 bin litre süt üretiyor. Orman ürünlerinden bilimsel yöntemlerle yararlanmayı öğreniyor.

Bunun sonucu müthiş:

Bir zamanlar hayvan sayısı sınırlı, ama cinayet hanesi hayli kabarık olan bu yörede, köylüler barış içinde yaşıyor, devlete yılda 180 milyar liraya varan vergi ödemeye başlıyor. Bir kırsal kalkınma projesi, efsane gibi!.. Arkasında TEMA’nın bitmez tükenmez enerjisi, direnci, inancı!..

Köyde her evde TV var, buzdolabı var, çamaşır makinesi var. Köye her gün sadece üç gazete giriyor. Gazete topluca okunuyor. İki veteriner köylünün hayvanlarıyla sürekli ilgileniyor.

Ancak, bugün yine de iki sorun var. Biri, köy nüfusu günden güne azalıyor. Köyden kente göç pek önlenemiyor. Bir zamanlar 500 nüfuslu köy, bugün 138 kişiye düşüyor. Nüfus yaşlı ve yeni doğum yok. Geçen pazar, karlar altındaki köy ıssız ve köy odası dışında kimseye rastlamak mümkün değil. ‘Ne var, ne yok, diyecek insan kalmadı köyümüzde, köyümüz tükenmek üzere!..’

İkinci sorun, kuraklık. Şakır şakır yağmur, lapa lapa kar, o dağlar, o ormanlar, ama o ünlü deyim, su akıyor, herkes bakıyor!..

Köye gölet gerek!.. Para?.. Para yok!.. O zaman gölet yok!..
Bunca kalkınma çabasına, bunca kurtaralan hayatlara rağmen, köyün gelip tıkandığı yer burası. Ayrıca, yine parasızlıktan, henüz bitmeyen köy ahırı.

Sıkıntı atma zamanı yok mu?.. Var!.. Son birkaç yıldır köyde mera bayramı yapılıyor. Temmuz ayında, TEMA’nın önayak olduğu bayrama, çevre köyleri de katılıyor, pilavlar, ayranlar, oyunlar...

İnanılmaz sıkıntılar içinde başarılan bir sivil toplum projesi!.. Son yıllarda en çok sivil toplum örgütlerine inanıyorum. Onların örgütlenmeleri, çabaları, başarıları, hepimizin umudu!..
X