"Melike Karakartal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melike Karakartal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melike Karakartal

Bir tacizsavar olarak erkek

Erkeklerin kadınlara olan davranışlarını mercek altına alsak, “kadınların yalnız olması”- “yanlarında erkek olması” gibi iki durumu incelesek, bizlere hoş, eğlencelik bir program çıkardı herhalde.

Bilirsiniz, bazı erkekler yalnız yürüyen/ kadın gördü mü çıldırıverir.
Misal gece çıkmışsınız, eğleniyorsunuz. Kız kıza çıktıysanız yandınız. İlla birilerini püskürteceksin. Muhabbet zehir zıkkım olur. Bakarsın, adamın biri uzaktan seni süzüyor. Hatta süzmek ne kelime, hedefe kilitlenmiş, karşılık bulamıyor ama mercimeği fırına vereceğinden emin. Jack Nicholson bakışlarıyla, yarabbim, o nasıl bir kendine güvendir, yavaştan atağa geçmiş...
Be adam, ne malum karşındakinin yalnız olduğu? Ne malum sen kadına yaklaşırken Smackdown yarışmacısı tipli bir sevgilisinin gelip, senin kafanın üstüne “güp” diye yumruğu indirmeyeceği? Belki adam içki almaya gitmiş, belki tuvalette ama uzaktan seni kestirmiş gözüne... Sen hâlâ mercimek diyorsun, fırın diyorsun.
Cengiz Semercioğlu’nun asistanı Ebru, evde duramayangillerden, haftanın neredeyse her günü gece kız arkadaşlarıyla ya bir yerde yemekte ya da eğlencededir.
“Kız kıza gece çıkanların uğradığı tacizler” konusunda kitap yazacak kadar enteresan olay biriktirmiştir.
O da aşırı samimi servis elemanlarından bahsediyor mesela. “Masada erkek varken başka, yokken çok başka davranıyorlar, itiş kakış yerlerde kadınlara iyice yapışarak servis yapıyorlar” diyor. Bu arada gittikleri mekanlar bilinen, popüler yerler. Tabii kalabalıkta sürünen bir servis elemanı biraz fazla yakın temasta bulunduğunda bunu mecburiyetten mi yoksa “samimiyet imkanı”nı kullandığı için mi yaptığını kestirmek kolay değil... Akıllı tacizci de buradan kazanıyor zaten. Biliyor kadının olay çıkaramayacağını, “acaba” diyeceğini...
Bence mekanlar kalabalığın içine gönderdikleri sivil güvenlik görevlileriyle hem kendi elemanlarını hem de müşterileri sıkı sıkıya –ama çaktırmadan- denetlemeli.
Erkek varsa “sürünme problemi” de yok tahmin edeceğiniz üzere...

Gece başka, gündüz başka

Gece olduğu kadar, gündüz vakitleri de benzer koşullar içermekte yalnız kadın için. Kendi başına, bırakın gece çıkmasını, markete gitmen bile derttir. Torbaların mı var? Hemen yardımsever bir genç yanında bitiverir. Nereden çıktığını görmezsin bile. Elindekileri taşımak, yol tarifi yapmak gibi hizmetlerini vermek için hazırda beklemektedir. Karşılığında tanışmak ister.
“Yalnız bir kadın geçsin de yanaşayım” diye apartman boşluğunda, markette, alışveriş merkezinde sote yerler bulup nöbet mi tutuyorsunuz arkadaş?
Böyle arkadaşlar erkek gördü mü topuklar. Ne acıdır ki bir erkeğe ancak bir erkek korku verebiliyor. Sokakta bir erkekle yürümek, bir erkekle araba kullanmak her zaman daha kolay oluyor. Bakın size bir şey anlatayım... Üniversite zamanı saçları adeta bir aslan yelesi gibi olan 5 arkadaşım vardı. Bir arabaya doluşur, her gün öyle okula gelirlerdi.
Bir gün beraber dönüyoruz. Biz kızlar, arka arabadayız. Önümüzdeki aracın içindeki erkek arkadaşlar saç faktöründen ötürü arkadan kadın gibi görünüyorlar tabii. Yanlarından geçen araçlar yavaşlıyor, yanaşıyor, Allah’ım nasıl heyecanlılar, düşünsenize 5 tane kadın var arabada böyle saçlı maçlı, laf atacaklar onlara... Ama... Ama... Onlar erkek!
Saniyeler geçmiyor, gaza basıp hızla uzaklaşıyorlar...
Çünkü 5 uzun saçlı, erkeğin yüzleri akça pakça değil, çılgınca uzamış sakal ve bıyıkları da var. Laf atmak için heyecanlanan adamlar, her yanını kıl bürümüş 5 erkek görünce fenalık geçiriyorlar. Biz de arkada yerlere yatıyoruz.
Şimdi 5 kadın bir arabaya doluşsa neler oluyor, artık siz tahmin edin. Erkekler rahat... Yollarda durum böyle, gelelim “moda” konusuna...
Yanında bir erkek varken giyinmek de ziyadesiyle rahattır. Donla gez, bakarlar ama fenalık yapan olmaz. (Geceleri yanında erkek olan aşırı dekolte kadının kendine güvenli görüntüsü herhalde hepinize tanıdıktır.)
Diyelim ki kısa etek giydin, bilirsin ki yanında bir erkek varsa o etekle başına bir hal gelmez. Fakat diz boyu eteği giyip yalnız çıktın mı, -bakın kısa etek bile demiyorum- cadde kenarında yarım saat bekle bakalım başına neler geliyor...
Çok isterdim değişmesini ama maalesef hayat, şimdilik kadına “Yanında erkek olunca” daha kolay...

X