Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir solun kadavrası

BİR süre önce, solcu bireyin doğaya salınan yılkı atı olmadığını, politika ortamında partisiz solcunun solcu sayılamayacağını yazmıştım. Ciddi saptamalardır bunlar:

Sol anlayış toplumcu, imececi ve çoğulcu bir düşüncedir. İnsan kendi başına, tek başına, bireyci ve bireysel olarak solcu olamaz. Eğer katılacağı bir örgüt yoksa kendisine benzeyenlerle bir araya gelir, bir dernek, bir kulüp, bir parti kurar. Solun ve solcunun mücadelesi örgütlü bir mücadeledir.

* * *

Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) yüzde on barajını aşmak için güçlü olduğu yerlerde bağımsız adaylarla seçime girmesini kimse eleştiremez. Siyasetin, siyasetlerinin normalleşmesi için bu partinin önünde böylesine bir engel bulunmamasını tercih ederdim.

Ama sol ve Marksist partiler varken solcuların bağımsız olarak seçime katılmaları, çok ciddi bir taktik ve stratejik hata. Özellikle de Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) solcularının. Genel Başkanı Ufuk Uras’ın bağımsız aday olarak seçimlere katılmasına izin veren ÖDP, bu seçimden sonra artık yok olmaya mahkûm olmuş, mahkûm edilmiştir.

Etnisite bukağılarından kurtulup Türkiye’nin partisi olamamış DTP’nin aşiret reisi genel başkanı Ahmet Türk ile solu psikiyatri kliniği sanan Baskın Oran, politik sığlıkta debelenip duruyorlar.

Ahmet Türk, CHP’yi değerlendiriyor: "Sosyal demokratlıktan çıkmış, halkın gözünde şoven milliyetçi, sağa kaydı. Cumhuriyet’in içinde demokrasi yok. AKP daha ilerici." (Sabah, 06.07.07)

Bağımsız adayların eleştiri hedefi iktidar partisi AKP değil, anamuhalefet partisi CHP. Gücünü tarikatlardan alan, Müslüman Kardeşler politikası uygulayan, dinsel dogmaları kendine referans yapan, Öğrenim Birliği Yasası’nı yok sayıp imam hatip okullarını laik sistemin içine zorla sokan, sermaye büyürken emeğe yansıyacak gelir adaletini sağlayamayan AKP ilericiymiş ve bu uygulamaların karşısında duran CHP gericiymiş. Mugalatanın böylesine de pes doğrusu!

* * *

Entelektüel solun çıkmaz ve bozgunlarında başrollerin birini oynayan Murat Belge de şöyle buyuruyor: "Bugünkü ortamda, bir solcu için CHP’ye oy vermek, AKP’ye oy vermekten daha güç ve aslında sola aykırı bir şeydir. Çünkü CHP’ye verilecek oy doğrudan doğruya faşizm cephesine verilecek oy demektir. Var olan partiler arasında sivil demokrasiye AKP’den daha yakın duran bir tanesini görmüyorum... // ...Bir kere CHP’nin gerilemesi veya hiç değilse yerinde sayması önemli, çünkü Baykal uyguladığı bu politikalarla bir de oy artıracak olursa bundan sonra girişeceği oportünizmde onu dizginleyecek hiçbir şey kalmaz." (Radikal, 06.07.07)

Sol saymayabilir ama vicdanını emanete vermemiş hiçbir solcu CHP’yi faşizmle özdeşleştiremez. Tabii politikayı bireysel ödeşme aracına dönüştürmüyorsa. Gerçek solcuların böyle bir gaflete düşeceğini sanmıyorum. Murat Belge’ye gelince... Murat Belge’ye gelmenin hiçbir yararı olmaz. Murat Belge oyunu "Bunca yıllık arkadaşı" Baskın Oran’a verecekmiş. Gerçek solu temsil etmediği için ben oyumu "Bunca yıllık arkadaşım Baskın Oran"a vermeyeceğim. Yetsin artık bu narsizm, yetsin artık bu kadavra kokusu!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI