Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bir şey olmak için uğraştı, öğretmen oldu, ölümü seçti

    Hürriyet Haber
    11.01.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Büyük umutlarla üniversiteyi kazanmıştı, ama istemediği bir bölümü. Ailesinin yoksulluğuna rağmen diretti ve okudu. 22 yaşında genç bir psikoloji öğretmeni olarak eğitim neferleri arasına girdi. Sırf emeklerim boşa gitmesin diye iki ay çalıştı. Sonunda 'ben sevmediğim bir işte ne kendime ne aileme ne de öğrencilerime yararlı olabilirim' diyerek yaşamına son verdi.

    Her şey bundan 5 yıl önce Gaziosmanpaşa'da mutluluk dolu bir evde başladı. İşçi emeklisi Mehmet Ali Kaya ve Nazife Kaya çiftinin en küçük ve en sevdikleri kızıydı Saadet Kaya. İçi kıpır kıpırdı. Üniversite sınavlarına kendi halinde hazırlanıyor ve arkadaşlarıyla oturup sık sık ders çalışıyordu.

    Hep doktor olmak istemişti. İlk yıl büyük bir umutla sınavlara girdi. Heyecanlı bekleyiş başladı ve sonuçlar açıklandı. Saadet Kaya kazanamamıştı. Saadet, diretti ve dersaneye yazıldı. Odasına kapanıp sürekli ders çalışıyordu.

    Kafasına koymuştu bir kere kazanmayı. Babası Mehmet Ali Kaya kızının bu haline bakarak, kendisini yıpratmaması için uyarıyordu. Saadet, sınav gününün yaklaştığı günlerde arkadaşlarına sürekli, ‘‘Bu sene bir yeri kesinlikle kazanmam lazım. Yoksa ailemin suratına nasıl bakarım’’ diye yakınıyordu.

    DOKTOR OLMAK İSTİYORDU...

    Sıra tercih listesini hazırlamaya gelmişti. Saadet ilk tercihlerine çok istediği doktorluk bölümünü yazdı. Sonra düşündü, eğer bu puanı yüksek bölümleri kazanamazsa ailesinin yüzüne bakamayacaktı. Ve düşük puanlı birkaç bölümle birlikte Gazi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü'nü de yazdı.

    Sınav sonuçları açıklandığı sabah yıkılmıştı Saadet.

    Kazandığı bölüm Ankara Gazi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü'ydü. Saadet, ailesine durumu binbir zorlukla açıkladı. Baba Mehmet Ali Kaya ve anne Nazife Kaya kızlarının üzülmemesini ve kazandığı bölümün iyi bir bölüm olduğu yönünde sürekli telkinlerde bulundu.

    İSTEMEDEN ÖĞRETMEN OLDU

    Hazırlıklar tamamlandı ve Saadet Kaya, Ankara Gazi Üniversitesi'nin yolunu tuttu. Orada yurtta kaldığı 4 sene süresince çaşitli sıkıntılar çekti. İstanbul'a ailesine açtığı telefonlarda sürekli bu yerden bıktığını artık kurtulmak istediğini söylüyordu.

    Dört yıl sonunda geçti ve akademik formasyon dersini vererek 1998 Ağustos'unda öğretmen oldu. İstanbul'a ailesinin yanına geldi. Büyük bir sevinçle karşılandı. Dünkü minik Saadet, öğretmen olmuş ve öğrencilerine ders verecekti...

    Saadet Kaya bir süre iş aradı ve özel bir dersaneye başvurdu. 20 gün kadar burada çalışan Saadet, Fatih'te bulunan bu yerin giriş çıkış saatlerinin kendisine uygun olmadığını söyleyerek ayrıldı.

    Genç kız burada çalıştığı süre içerisinde devlet okulunda çalışmak içinde başvurmuş ve kendisine çağrı gelmişti. Saadet sürekli babasına dert yanıyor, ‘‘Baba beni bu kadar sene okuttunuz. Tamam istemedğim bir yerdi zorunlu olarak okudum. Eğer bir yer bulup da çalışamazsam tüm emeklerimiz boşa gidecek. Kendi kendime bile yetemeyeceğim’’ diyordu. Kızının bu durumunu kaygıyla izleyen baba Mehmet Ali Kaya ise ‘‘Üzülme kızım ben sana yaşadığım sürece kol kanat gererim ve bakarım’’ diye teskin etmeye çalışıyordu.

    Kaya, Gaziosmanpaşa İnönü Endüstri Meslek Lisesi'nde psikoloji öğretmeni olarak işe başladı. Bir süre sonra Saadet, sık sık bunaldığını, artık dayanamadığını söylüyordu. Saadet Öğretmen, kendine, ailesine ve öğrencilerine faydalı olamayacağına inanıyor ve çok üzülüyordu.

    GENCECİK YAŞTA HAYATTAN BIKMIŞTI

    Sonunda iplerin koptuğu gün geldi çattı. Tarih 06.01.1999'u gösteriyordu. Öğle saatleriydi. Anne Nazife Kaya komşuya, baba Mehmet Ali Kaya ise camiye gitmişti. Saadet her şeyi uzun uzun düşündü. Evde kendine ait resimlerin bir kısmını sakladı. Kendisinden arta kalan birşey olmasını istemiyordu sanki. Banyoya girdi. Elindeki ipi korneş demirinden geçirdi. Boyu uzun olduğu için ayaklarını yüksek bir yere koydu. İpi kontrol etti. Ve daha 22 yıl yaşadığı bu hayattan bıkmış olacak ki kendini boşluğa bırakarak her şeye bir anda son verdi.

    İçi kan ağlıyordu

    Saadet, 4 yıl boyunca istemeden okuyacağı öğretmenlik için annesine, ‘‘Eğer ben bu bölümü okumazsam hayatta hiçbir pozisyonu olmayan sıfır bir insan olacağım. Hiçbirşey olmaktansa bir şey olmak yine iyidir’’ diyordu. Ama içi kan ağlıyordu.

    Çocuğunuzun değerini yaşarken bilin

    Baba olan bitenden habersiz camiden gelmişti. Annesi de komşu ziyaretinden yeni eve girmişti ve hemen kızına seslendi:

    ‘‘Saadet.. Saadet... Kızım nerdesin’’.

    Ses gelmeyince telaşlandılar. Etrafı kontrol ettiler. Banyo arkadan kilitliydi. Baba o telaşla tüm gücünü toplayıp kapıyı kırdı. İçerideki manzarayı gördüğünde ise beyninden vurulmuşa döndü. Kötü haber tez yayıldı ve ev bir anda eş dostla doldu.

    Acılı baba Mehmet Ali Kaya, diğer anne babalara seslenerek, ‘‘Aman sakın kimse evladını istemediği bir yerde ne okutsun ne de daha sonra çalıştırsın. Üniversite diye illa diretmeyin. Biz diretmediğimiz halde, üzerinde baskı kurmadığımız halde ve üstelik psikolojiden anlayan bir insan olduğu halde bu hale geldik. Giden geri gelmiyor. Değerini yaşarken bilin’’ diyor.

    Ve son olarak bir şey daha söylüyor acılı baba, ‘‘Ben onun düğünü beklerken, cenazesine katıldım. Düğün de allı duvaklı fotoğrafı yerine cesedinin fotoğrafı çekildi. Gelinliği terzide kaldı yavrumun’’ diye gözyaşı döktü.



    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı