"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Bir sanatçıya yapılan saygısızlık

SELİM İLERİ’nin Cumhuriyet Gazetesi’ndeki Yazı Odası başlıklı köşesinde ’Acı Bir Gogol Güldürüsü’ yazısını (30 Aralık 2005, Cuma) okuyunca, bir edebiyatçıya, iyi tanınmış bir yazara reva görülen muameleden utandım.

Konuyu kısaca özetleyebilirim:

Selim İleri’nin yıllar önce Allahaısmarladık Cumhuriyet oyunu Sadri Alışık Tiyatrosu’nda oynanmış ve aynı yıl hem Afife Jale, hem de Avni Dilligil Tiyatro Ödülleri jürilerince ’yılın en iyi oyunu’ seçilmişti.

Günlerden bir gün Bodrum’da onu, tanınmış bir oyuncu arıyor, ’Kar Yağıyor Hayatıma’ kitabından Afife Jale bölümünün ilgisini çektiğini, o bölümde yazarın andığı ’Allahaısmarladık Cumhuriyet’i okumak istediğini söylüyor. Selim İleri de daha önce bir başka sanatçının bu oyunu repertuvar kuruluna soktuğunu, kurulun bunu tiyatro eseri saymayarak reddettiğini belirtiyor.

Sanatçı bu kez oynayacağını belirttikten sonra, Selim İleri’yi de zorla sürükleyerek genel sanat yönetmeninin yanına çıkıyorlar.

Selim İleri bu arada oyununu geri çekmek istiyor, daha kurul toplanmadı gerekçesiyle bunu da önlüyorlar.

Sonunda da "o uzun diyaloglar" gibi sudan ve havadan gerekçeler koridorlarda konuşulup oyun reddediliyor.

Bundan sonrasını Selim İleri’nin yazısından okuyalım:

"Adını anarak polemiklere yol açmak istemediğim ödenekli tiyatronun repertuvar kurulu kaç kişidir, kimlerdir gerçekten bilmiyorum. Hiçbir gün de merak etmedim. Kıstaslarını da, ölçütlerini de.

Ama merak ettiğim bir şey var: Tiyatrocu dostlarım ikide birde, bir oyun yazsana, niye yazmıyorsun, Türk yazarlarının oyunlarına çok ihtiyacımız var derler. İşte merak ettiğim, Türk yazarlarının yazdıkları oyunları nerede izleyebilecekleri, hangi sahnede, hangi dönemde. Oynanmayan oyunlar yazmış bir yazar, seyircinin tepkisini nasıl ölçüp biçecek...

Doğrusu ben Bayan A’dan ’Allahaısmarladık Cumhuriyet’te Halide Edib’i izlemeyi çok istemiştim. Hayaller kurmuştum. Bir gece rüyama bile girdi..."

* * *

SIK sık iyi edebiyatçıların, romancıların, öykücülerin, şairlerin tiyatro oyunu yazmaları dileğinde bulunurum.

Türk edebiyatının önemli eserlerinin sinemaya aktarılması, uyarlanması önerisinde bulunurum.

Ne var ki, iyi çalışmalar arasındaki kopukluk bunu mümkün kılmıyor.

Selim İleri’nin oyununun, ben sadece tiyatro türünün kurallarıyla değerlendirilmesine karşıyım.

Onun metnini dinleyenler, diyaloglar uzun mu gibi bir soruyu yöneltme zamanı bulamayacaklardır.

Biz Selim İleri gibi adları tiyatro yazarlığına çekemeyeceksek, kimi çekeceğiz? Kimlere yazdıracağız?

Ayrıca bu tür değerlendirme prosedürlerinin de kırıcı olmayan bir biçimde yapılmasını salık veririm. Yoksa bütün yazarlar ödenekli tiyatroya oyun vermekten çekineceklerdir.

Üstelik yazarın önermediği bir oyun yüzünden başına gelenler beni daha çok üzdü.

* * *

BENİM bir önerim var: Bu oyunun başına gelenleri, yaşananları bir tiyatro metni olarak kaleme alsınlar -ki tartışmaların tutanakları da vardır sanırım- daha sonra da sahneye koysunlar.

Eminim ki yılın komedisi seçilir.
X