GeriSeyahat Bir saatliğine kaptan şoför oldum çift katlı otobüs kullandım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Bir saatliğine kaptan şoför oldum çift katlı otobüs kullandım

Bir saatliğine kaptan şoför oldum çift katlı otobüs kullandım

Otoyaşam Gazetesi’nde piyasaya çıkan tüm otomobillerin test sürüşlerini yapar ve izlenimlerimizi otomobilseverlerle paylaşırız. Küçük sınıf, orta sınıf, 4x4 off-road araçlar, pick-up’lar, lüks spor otomobillere kadar geniş bir test sürüşü listemiz var.Hatta, Formula 1 araçları bile bu uzun listede yer alıyor. Geçtiğimiz günlerde Varan Turizm Yönetim Kurulu Denetim ve Geliştirme Danışmanı Ahmet Sarıahmetoğlu aradı. ‘Devamlı otomobil testi yapıyorsun. İstersen bir de bizim otobüslerin direksiyonuna geç. Biraz farklı bir deneyim yaşa’ teklifinde bulundu. Biraz heyecan biraz endişe içinde ‘olur’ yanıtını verdim.KAÇIŞ YOKBir saatliğine kaptan şoför koltuğuna oturmak için randevu saatinde Varan’ın Yenibosna’daki tesislerine gittim. Kullanacağım araç önceden hazırlanmış beni bekliyordu. Ahmet Sarıahmetoğlu, otobüsler içinde en uzun ve en yüksek olan çift katlı bir otobüsle bana sürpriz yapmış. Çift katlı Setra’yı görünce, ‘çekinmedim’ desem yalan olur. Ama bir kere ağzımızdan ‘tamam’ sözü çıkmış, bundan kaçış yok. Acaba ‘başka bir işim var’ desem diye düşünürken, yanıma 1975’ten bu yana kaptan şoförlük yapan Mehmet Atalar geldi. Koltuk ve aynaların ayarlanması gibi ilk başlangıç bilgilerini verdikten sonra, otobüsün otomobilden farklı olan özelliklerini, dikkat etmem gereken yönlerini anlattı.Sonra hep birlikte otobüsü kullanacağım, trafiğin daha sakin olduğu Hadımköy tarafına doğru yol aldık. Yolda muavin koltuğuna oturarak, kaptan şoförümüz Mehmet Atalar’ın otobüsü nasıl kullandığını, bir berber çırağının ustasının sakal tıraşı yapışını izler gibi takip ettim.Nihayet sıra bana geldi. Kaptan şoför koltuğuna bu sefer ben oturdum. Mehmet Atalar ise muavin koltuğuna oturdu. Otobüs 12 vitesli otomatik bir şanzımana sahip olduğu için, işim daha kolaydı. Çünkü, en azından dikkatimi vites değiştirmek için değil, yola verebilecektim. El frenini indirip, gaz pedalına dokunmamla birlikte çift katlı otobüs hareket etti. Birkaç metre ilerledikten sonra, kendime olan güvenim geldi. Gaz pedalına biraz daha dokundum. Tonlarca ağırlığındaki otobüs, inanılmaz bir ivmeyle hızlanmaya başladı. Ancak, birkaç metre ilerde bir kasisle karşılaştım. Ayağımı gaz pedalından kesip rötarderle otobüsü yavaşlattım. Yolcu taşıyan bir kaptan şoförün dikkat etmesi gereken en önemli şeylerden birisi, yoldaki her türlü tehlikeye karşı önceden tedbir alarak ani fren yapmamak, yolcuları sarsmamak. Kasisi oldukça yavaş bir hızla sarsıntısız geçtikten sonra kaptan şoför Mehmet Atalar’ın yaptığım hareketi onayladığını görünce, kendimi daha iyi hissettim.Trafiğin az olduğu için seçtiğimiz yol, tam tersi araç kaynıyor. Yayalar, otomobiller, kamyonlar vızır vızır. Bir taraftan yoldaki kasisleri kontrol edip, diğer taraftan araçlara dikkat etmek hiç de kolay değil. Özellikle, otobüsün koltuğunda otomobildeki gibi virajları dar almak mümkün değil. Uzun olması nedeniyle, virajı biraz daha dikkatli dönmek ve aynaya bakmak gerekiyor. Dikkatli olmazsanız, otobüsün yan-arka bölümünü çarpmanız mümkün.Koltuğun yüksek oturma pozisyonu ve geniş cam nedeniyle, yola inanılmaz hakimsiniz. Yüksek oturma pozisyonu sayesinde, yoldaki diğer araçlara yukarıdan bakıyorsunuz. Bu bazen, insanda kompleks yaratabilir, diğer araçları böcek gibi görmeye başlayabilirsiniz, aman dikkatli olun. Otobüsteki gösterge tablosu ve kumanda düğmeleri, kendinizi bir uçakta gibi hissetmenize neden oluyor. Ancak, kumanda düğmelerinin yerlerini ve hangi düğmenin ne işe yaradığını bir saatte öğrenmek mümkün değil.SINAVI GEÇTİMBir saatlik kaptan şoförlük maceram bittikten sonra Mehmet Atalar’a sınavı geçip geçmediğimi sordum. Verdiği yanıt gururumu okşadı. İlk kez kullanan birisi için gayet başarılıymışım. Kaptan şoförlük koltuğuna oturabilmek için umut vaat ediyormuşum. Bu arada aynı soruyu otobüste bulunan bizim ekipten ve Varan’dan yolcularıma sordum. Kimin kullandığını farkına bile varmamışlar, en ufak bir sarsıntı bile hissetmemişler. Ahmet Sarıahmetoğlu, çift katlı otobüsün test sürüşünden sonra İstanbul-Ankara arasında yolcu taşıyan üç koltuklu VIP otobüsünü de kullanmayı önerdi. Ancak, bir gün içinde yaşadığım heyecan yeterliydi. Bir başka zaman ‘inşallah’ deyip, vedalaştık. Otobüs ya da otomobil her iki aracın da sürüş dinamikleri birbirine benziyor.Otobüsün özellikleriTestini yaptığımız Setra S431DT modelinde 15.930 cc’lik V8 bir motor bulunuyor. Maksimum torku 2100 Nm olan motor 503 beygir güç üretiyor.Otomatik vites sistemi var. 74 yolcu kapasiteli. 80 kişiye aynı anda yemek verebilecek kapasiteli 2 adet fırın, 3 adet buzdolabı bulunuyor.Önde ve orta kapıda bulunan merdivenler üst kata çıkış ve inişi kolaylaştırıyor.Karlı, buzlu yollarda patinajı önleyen ASR ve ani frenlerde kaymayı önleyen ABS sistemi bulunuyor.Her koltukta emniyet kemeri var.Bilgisayar kontrolü ile otobüsün önceden belirlenmiş hız limitini aşması otomatik olarak engelleniyor.Mevcut arızalar, iklim koşulları ve teknik bilgiler gösterge ekranıyla kaptana aktarılıyor.Özel ayna düzeni; aynanın içinde gizlenen kamera ile otobüsün ön, arka ve yan görüş alanı genişletilmiş.Filtre sistemi ile dışarıdan gelen hava zararlı gaz ve alerjik polenlerden arındırılıp, otobüsün iç havası bu sistem sayesinde dört mevsim uygun seviyede tutuluyor.Otobüsteki bilgisayarlı klima sistemi ile otobüs içindeki hava 30 saniyede bir yenileniyor.Genişletilmiş koltuk aralığı, yolculara rahat bir seyahat olanağı sağlıyor.İki katlı bagaj kompartımanı ile daha fazla bagaj taşınabiliyor.Tam donanımlı mutfak özellikleri ile isteğe bağlı olarak sıcak ve soğuk ikram yapılabiliyor.Her koltukta 8 kanallı müzik yayın sistemi bulunuyor.TV ekranları ve video filmler her açıdan rahat izlenebiliyor.WC hizmeti sunuluyor.