"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Bir röportaj yaptım hayatım kaydı

REKLAM

Aferin size. Hürriyet’in manşetinden çok güzel bir türban reklamı yaptınız. Bugün Türkiye’nin ihtiyacı olan şey bu mudur? 30 Ağustos’ta maşallah çok güzel konulara değiniyorsunuz. Tebrik ederim. (Cem A.)

- Benim yaptığım siyaset değil. Ben hiçbir şeyi siyasete alet etmiyorum. O yüzden içim çok rahat. Yanlış bir şey yaptığımı da düşünmüyorum.

BOŞ VERSENE SEN

Ne yani? Başörtülü kadınlar, arzu nesnesi olmak istemeyen kadınlar; başörtü takmayanlar ise arzu nesnesi olan kadınlar... Öyle mi? Yazdıklarını kulağın duyuyor mu senin? Kendi için konuş güzelim. (Meryem S.)

- Benim kimseye bir şey empoze ettiğim yok. Bir konuşma esnasında karşılıklı fikirlerimizi söylüyoruz. Böhürler ne düşünüyorsa onu söylüyor, ben ne düşünüyorsam onu söylüyorum. Kadınların arzulanabilir bir varlık olması benim için kötü bir şey değil. Sizin için kötü bir şeyse, ben sizin için de üzülürüm. Neler kaçırdığınızı bilmiyorsunuz demektir.

RESMEN TAKKIYE

Sevdiğim bir kişisiniz. Ama kızdım size. O insanları lütfen samimiymiş gibi göstermeyin. Çünkü değiller. Takkıye denen bir kavramın ardında at koşturuyorlar. (Kenan H.)

- Ne diyeyim? Öyle düşünebilirsiniz. Kimin takkıye yaptığını, kimin gerçekten samimi fikirlerini söylediğini kim nereden bilebilir ki? Ben röportaja yalan makinesiyle gitmiyorum ki. Sizin yaptığınız da genelleme. Ya takkıye yapmıyorsa, ya gerçek fikirleriyse. O zaman bizim yaptığımız da utanç verici değil mi?

ŞEYTANIN TA KENDİSİ

Bunlar, şeytan varsa, şeytanın ta kendisi. Bu "inanca saygı safsatası", ülkeyi ve dünyayı yok edecektir. İnsanların inancı bireysel olmalıdır. Bu tür insanlarla demokrasi adına yaptığınız mülakatlar, ülkemize zarar verecektir. Çünkü bunlar yanlışlıkla ekilen kötü tohumlar değil, bilinçli ekilen kötü tohumlardır. (Eser A.)

- Söylediklerinizin ne kadar ağır şeyler olduğunu farkında mısınız? Siz kimsiniz ki, tanımadığınız bir insanın, şeytanın ta kendisi olduğunu söyleyebiliyorsunuz. Unutmayın ki, onlara da sizin şeytan olduğunuz propagandası yapılıyor. Sizin yaptığınız, düşmanlığı körüklemekten, bölünmekten, çatışmayı kaçınılmaz hale getirmekten başka bir işe yaramaz.

İÇİMİZDELER

İnsan, ülkesini en güzel dışarıda yaşamaya başladığında gözlemliyor. Almanya’da yaşıyorum. Şu an ülkemdeki kadınların hızlı bir şekilde kapanmaya doğru gidişatını buradan hayretle izliyorum. Bu yaz eşimle birlikte Bodrum’da tatil yaparken etrafımda "haşemalı" diye tabir edilen kadınlarımızı gördük. Eskiden turizme açık tatil yörelerde bu manzaraları görmek mümkün değildi. Şimdi haşemalılar her yerde ve içimizdeler. Bu durum da beni, ne yalan söyleyeyim, korkutuyor. (Sevda A.)

- Peki benim korkmadığımı mı zannediyorsunuz? Benim hayat tarzımın sizinkinden farklı olduğunu mü düşünüyorsunuz? Ama korkunun ecele faydası yok ki. Bizim toplumumuz bu. Bu gerçeği reddetsek ne o olur, reddetmesek ne olur. Onlar varlar.

SİZ VE BİZ

Çok ilginç bir konuşma olmuş. Sosyologlara malzeme. Beni düşündüren ve de üzen ifadeler "siz" "biz" ifadeleri. Yani Türkiye’de iki kesin kampın olması, bir fay çatlağı veya siperlerin olması... Tabii günün birinde bu fay harekete geçecek. Bütün iyimser konuşmalara rağmen bu ikilemin dengede kalmasını beklemek çok zor doğrusu. (Sander Ç.)

- Aynen sizin gibi düşünüyorum. Tespitiniz çok doğru. Bu siz- biz meselesi nasıl çözülecek ukalalık edecek halim yok, çünkü bilmiyorum. Allah hepimizin sonunu hayır etsin.

YATACAĞIN MEZAR

Dindar insanlar, her şeyden mahrum gibi konuşuyorsunuz. Sanki sizdeki güzellik ve çekicilik sonsuza kadar kalacak? Yaşınız genç şu anda. Hiç düşünmüyorsunuz değil mi, 40 yıl sonra hangi mezarlıkta yatacağınızı? Bunlar şu an size çok uzak ve soğuk geliyor. Size denizinizle, bikininizle, makyajlarınızla, güzelliğinizle, flörtlerinizle, içkilerinizle ve daha pek çok eğlencelerinizle mutluluklar. Biz Müslümanlara gelince, biz hep mutluyuz merak etmeyin. Bizim açıklarımızı aramaktan da vazgeçin. (İper A.)

- Beni güzel ve çekici bulduğunuz için teşekkür ederim! Bu kadar eleştirinin arasında iyi geldi. Açık maçık aradığım yok. Sadece ortada bir tartışma söz konusuyken gazetecilik görevimi yapıyorum, kim ne düşünüyor insanlara aktarmaya çalışıyorum. Bu arada, benim mezarda kime, nasıl hesap vereceğim sizi ilgilendirmez, çünkü o hesabı ben vereceğim. Asıl hoş olmayan, sizin beni ve herkesi bununla korkutmanız...

ÇARPI İKİ

Türbanlılar ile türbansızlar arasında hiçbir fark yoktur diyenler halt ederler. Herkesi frenleyen iç dirençler var insanlarda, çeşitli suçlara karşı. Türbanlılarda bu direnç, iddia ediyorum ki, çarpı ikidir. (Mustafa.)

- Bir şeyi, kendi istediğim için değil de; birinden, bir şeyden korktuğum için yapıyorsam ya da yapmıyorsam da... Bu dünyanın en büyük ikiyüzlülüğüdür.

KAPALI KUTU

Size doğum gününüzde açık bir kutuda bir elmas verilse, onun yanında bir de kapalı kutu verilse en çok neyi merak edersiniz? Tabii ki kapalı kutuyu, çünkü açık kutuda ne olduğunu biliyorsunuz...

- İyi ama kediyi merak öldürdü. Kapalı kutunun içinden iyi bir şey çıkacağı ne malum?
X