Bir otizm hikâyesi

O benim hayattaki en yakın, en eski arkadaşım. Minik oğlunda otizm benzeri bir durum olduğunu fark ettiğim gün hayat bizi daha da yakınlaştırdı. 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde aradım, bu köşeye hikâyesini yazmasını istedim. İşte o yazı...

Haberin Devamı

Oğlum 20 aylıktı. O güne kadar dünyada her 110 çocukta bir göründüğü söylenen otizm hakkında en ufak bir fikrimiz yoktu. Senin “Bir tuhaflık seziyorum” uyarınla başladı her şey. O güne kadar normal gelişim gösteren oğlumuz bir anda sanki bize küsmüş gibi göz temasını kesmişti. Adına tepki vermiyordu, konuşmuyordu. Bir oyuncağa takıp kendi kendine saatlerce oynayabiliyordu. Ve ne şanslıydık ki sen çok erken bir vakitte bunu fark ettin.  “Huyudur, oyun yapıyordur” dediğimiz birçok davranışın aslında gelişim bozukluğuyla alakalı olduğunu sonradan öğrendik. Anne baba olarak bu kadar küçük yaşta hastalığı kabullenmek çok zor oldu. 7/24 ağladıktan sonra bu yolda savaş vermemiz gerektiğini idrak ettik. Aileler kabullenme ve teşhis bulma sürecinde çok zaman kaybediyorlar. İtiraf edeyim oğlumun gelişim bozukluğu içinde olduğunu ve belki de ileri de kendini idare edemeyebilecek olmasını kabullenebilmek hayatımın en zor sınavıydı.

Haberin Devamı

YOĞUN EĞİTİM ŞART!

Aradan 10 ay geçti, şu an 2.5 yaşında. Çok çok yol kat ettik. Otizm çok bilinmeyenli bir denklem gibi. Nedeni net olarak bilinmiyor, birçok faktörün etkili olduğuna inanılıyor. Acı olan tedavisinin olmadığı gerçeğiyse yüzleşmek. Tedavide özel eğitim önemli bir rol oynuyor. Fakat özel eğitimle birlikte duyu bütünleme, konuşma terapisi gibi çeşitli eğitimleri bir bütün olarak uygulamak da gerekli. Amerika’da haftada 35-40 saat eğitim alabilen ailelere Türkiye’de devlet yalnızca haftada ortalama 3 saat gibi destek sağlıyor. Yani otizmle mücadele etmek için para şart. Özel eğitim merkezlerinin haftada üç gün için ayda talep ettikleri ücret 5 bin- 8 bin lira arasında değişiyor. Bu da yoğun bir eğitim sürecini imkânsızlaştırıyor.
Hikâyemizle ilgili bir son söz de söylemek isterim, çocuk sahibi olan bencilleşiyor. Yavrularımıza kendi hayallerimizi yüklerken ve onlara yüklenirken çok büyük hatalar yapıyoruz. Şu anda bizim için tek önemli şey oğlumuzun bugünü
mutlu geçirip geçirmediği. Gerisi gerçekten boş.

Mickey Mouse dönüşüyor çocukların hayalleri gerçek oluyor

Haberin Devamı

Forum İstanbul, Disney Türkiye ve Bir Dilek Tut Derneği işbirliğiyle anlamlı bir sosyal sorumluluk projesi başlıyor. Hayal Gücü Atölyesi Projesi kapsamında, tüm dünyada çocukların en sevdiği çizgi film karakteri Mickey Mouse’un bembeyaz heykelcikleri; medya, sanat, spor ve cemiyet dünyasından temsilciler tarafından tasarlanarak renkli ve eğlenceli şekillere büründü.  Mesela, Ertuğrul Özkök Mickey’i Spiderman’e dönüştürdü, Jeff Hakko Mickey’den bir dalgıç yarattı, Ajda Pekkan’ın Mickey’si bir hippi, Nebahat Çehre’ninki ise tabii ki Valide Sultan.
Mickey heykelcikleri, 13 Nisan’da Four Seasons Hotel’de düzenlenecek özel bir davette satışa sunulacak. Heykelciklerin satışından elde edilecek gelirin tamamı, Bir Dilek Tut Derneği, Make-A-Wish® Türkiye’ye bağışlanarak 3-18 yaş arası hayati tehlike taşıyan bir hastalıkla mücadele eden çocukların dileklerini gerçekleştirmek üzere kullanılacak. Ünlüler tarafından tasarlanan Mickey heykelcikleri 20-23 Nisan’da Forum İstanbul’da sergilenecek.

Yazarın Tüm Yazıları