Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir orduları olsaydı...

DOĞU Türkistan’da sular durulmuyor...

Ortalık toz duman... Çin vahşeti devam ediyor...

Çin, Türklerin anayurdunda köleleştirilmiş bir Türk toplumu istiyor! Daha doğrusu, işkencelerin, ölümlerin kol gezdiği bu topraklarda Türk kimliği yok edilmek isteniyor.

Doğu Türkistan’ın zengin petrol, doğalgaz kaynakları var.

Altın, kömür, uranyum madenlerine ve sayısız yeraltı ve yerüstü zenginliklerine sahip bir ülke. Çin’de var olan 148 çeşit madenin 118’i Doğu Türkistan’da çıkarılıyor. Çin bu nedenle, her türlü vahşeti sergileyerek bölgeyi elinde tutmaya çalışıyor.

* * *

Doğu Türkistanlı bir okurum, Urumçi Türkçesiyle bir dörtlük yollamış... Lehçe çok farklı ama dikkatle okununca anlaşılıyor:

Kurtuliş yolida aktı bizning kanımız,

Sen içün ey yurtimiz, olsun pida canımız

Kan keçip, hem can berip ahir kurtuldurduk seni,

Kalbimizde kurkuzistça var imanımız...

Sevgili soydaşımız “Kurtuluş yolunda aktı bizim kanımız/ Senin için ey yurdumuz, olsun feda canımız/ Kan içip, hem can verip sonunda kurtarırız seni/ Kalbimizde korkusuzca var imanımız” diyor ya da ben öyle anlıyorum.

* * *

Batı, Türklerin başına gelen kötü olaylara her zaman sessiz kalmıştır.

Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak yıkılmıyorsak bu, ordumuzun gücü sayesindedir.

Doğu Türkistan’ın bizimki gibi bir ordusu olsaydı, durum böyle mi olurdu?

Biz askerimizle her zaman övündük, onları bağrımıza bastık. Türk ulusunun Silahlı Kuvvetleri’ne duyduğu bu güvenin ardında koca bir tarih yatıyor.

Bizimki gibi güçlü bir ordusu olmayan bütün İslam âlemi, yüzlerce yıldır yakalarını Batılı emperyalistlerin ellerinden kurtaramıyor, onların oyuncağı olmaya devam ediyor.

Uygar denilen Batı şimdi bizi de aynı kalıba sokmaya ve o hamurda yoğurmaya çalışıyor, bunun için içimizdeki işbirlikçilerden yararlanıyor. Yıkılmıyoruz ama daha ne kadar direnebiliriz, ya da hainleri yenecek milli birliği sağlayabilir miyiz? Bunu zaman gösterecek!

* * *

Çin işkencesinin Uygur Türkleri üzerindeki tahribatı çok büyük. Çinliler, doğumları engelleyerek nüfusu azaltmak ve kendi öz vatanında Türk kimliğini yok etmek istiyorlar.

Doğuma sadece yüzde bir oranında izin veriliyor. Yani 20 bin kişilik bir mahalde ancak 200 çocuk ve bebek bulunabiliyor. Fazlası yasak! İtiraz edenlere şiddet uygulanıyor, bebekler ellerinden alınıyor. Bu yüzden aileler ikinci çocuklarını gizliyor.

Çin zulmü zaman zaman Batı’nın dikkatini çekiyor. İngiliz The Independent Gazetesi, Uygur Türklerine uygulanan baskıyı “Çinliler, Türk erkeklerini sonsuza kadar kölemiz yapalım, kadınları da asırlar boyunca fahişemiz olsun, düşüncesinde” cümlesiyle açıklıyor ve bunu “Katıksız ırkçı düşünce ile zehirlenmiş bir zihniyetin göstergesi!” diye değerlendiriyor. Japon Mainichi Daily News gazetesi de:

“Doğu Türkistan’da Türkler asılsız suçlamalarla idam edilmekte, zaman zaman da toplu olarak katledilmektedir. Kadınlara zorla kürtaj yaptırılmakta, birden fazla çocuğa sahip olanların çocukları ellerinden alınmaktadır” diye yazıyor.

Uygur Türkleri, 1759’dan bu yana 200’den fazla silahlı isyan çıkardı. Her defasında vahşice bastırılan başkaldırıların hedefe ulaşıncaya kadar süreceği anlaşılıyor!

X