Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir okulun vahim durumu: İlgililer bakalım ne diyecek?

Yüzlerce veli mail yağmuruna tuttular. Sonunda yazmaya karar verdim. Fakat bir yandan da bir başka yara çıktı ortaya. Acaba televizyon dizileri kötü örnek mi oluyor? Neden mi? Okuyun... Ve bu öğrenciler size, bir dizinin, hepimiz tarafından oyuncu olarak beğenilen kahramanını hatırlatmıyor mu? Bir düşünün... Bu arada, okulun adını maillerden çıkarttım. İlgililere, İzmir Milli Eğitim Müdürü’ne gerekli tüm bilgileri, öğrenci velilerinin adları ile verebilirim...

Sayın Şenay Düdek;
Ben... Meslek Okulu’nda okuyan bir öğrencinin ablasıyım... Sizlere bu satırları hem sinir, hem vahim duygular, hem de eğitimcilerin tepkisi karşısında, dehşete düşmüş bir insan, bir abla, bir vatandaş olarak yazıyorum...
Kardeşimin okumakta olduğu okuldaki, disiplinsizlik, duyarsızlık ve boş vermişlik beni bu satırları yazmaya zorladı... Biz bu okula kardeşimizi bir meslek öğrenmesi, teknik bir eleman olarak yetişmesi için yazdırdık. Tabii ki, tüm veliler gibi, büyük heyecanlar ve umutlar içerisinde...
Kardeşimin okula gitmeye başlaması ile gün be gün davranışları değişti... İlk gün taşıdığı, meslek sahibi olma heyecanı ve hevesi bitti... Bu durumu anlamaya ve araştırmaya başladık. Öğretmenleriyle konuşmak için okula gittik... Gördüğümüz manzara ve karşılaştığımız tutum, bizi hem çok üzdü, hem de seçimimizin yanlış olduğunu gösterdi... Çünkü, kardeşim gibi pek çok öğrenci de aynı durumdaydı... Öğretmenlerin, öğrencilerine karşı duyarsızlığına şahit olmanızı isterim. Bir öğrencinin, bir öğretmenin önünde, küfür edebilmesi, okuldan kaçabilmesi... (kaçabilmesi derken gizli değil okulun ön kapısında istedikleri saatte girip, istedikleri saatte geri dönebiliyorlar) ve öğretmenine arkadaşlık teklif edebilmesi...
Kötü alşıkanlık kaçınılmaz
Okulun aile birliği temsilcileri de bu konularda pek de duyarlı değiller... Bu okuldan yetişen, çıkan çocukların sanki bu toplumun geleceğini oluşturacağı, kimseyi ilgilendirmiyor gibi... Okulun çevresini bilenler bilir. Sanırım anlatmaya gerek yok. Etrafında, devletin genelevinin olduğunu ve o çevrede, çok kolay bir şekilde kötü alışkanlıklara ulaşılabilindiğini... Bunlar bildiklerimiz... İşin iç yüzünü, size oradaki her hangi bir öğrenci anlatabilir... Tıpkı benim kardeşim gibi... Daha da vahim olanı, devletin genelevine bile girebilmeleri ve bunu hiç kimsenin takip etmemesi...
Bildirilere uyulmuyor
Araştırmalarım sonucunda, Milli Eğitimin, okullara göndermiş olduğu bildiride, yukarıda bahsettiğim her konudan, okul yönetimi ve nöbetçi öğretmenlerin, sorumlu olduğu ve kesinlikle hiçbir öğrencinin, okulu hiçbir saatte, sabah girişi ve akşam paydosu hariç terk edemeyeceği de belirtilmiştir... Kabullenemediğimiz şey, diğer okullarda kesinlikle bu bildirilere uyulması ve çocukları koruması için, özel güvenlik elemanları bile tutulurken, caydırıcı olması açısından demirler yükseltilmiş durumda... Bizim okulda demirler, bir ilkokul öğrencisinin aşabileceği yükseklikte... Çocukları engelleyen bir hoca çıksa, yok! Caydırıcı bir yöntem de yok... Bu durumu okul yönetimine iletince, kendi gelirlerinin yetersizliğinden bahsediyor, ama odaları çok lüks döşenmiş durumda... Sanırım bu okula daha da iyi bir araştırma yapılsa, daha vahim durumlar ortaya çıkacaktır...
BEN BU MAILI DUYARLI BİR VATANDAŞ OLARAK ATIYORUM. KENDİ KARDEŞİMİ O OKULDAN KURTARIYORUM ...
YA DİĞER ÇOCUKLAR!

NOT: Kardeşimin okuldaki durumu açısından ismimizin sizde gizli kalmasını rica ediyorum. Saygılarımla duyarlı bir veli.

Tike’de fasıllı geceler

Tike bildik bir marka. Üstelik yurt dışına açılmış ve de başarısını kanıtlamış bir marka... Ara, sıra et ve kebap yemek için gidiyorum. Yurt dışından gelen konuklarımı ağırlıyorum. Geçenlerde uğradım. İşletme Müdürü Ömür Şentürk, hafta sonları fasıl koyduklarını söyledi. Bir birinden güzel, üstelik hayli yetenekli ve konservatuarlı dört genç kızdan kurulu, ‘Fasl-ı Nazenin’ yıkıp geçiyormuş. Rezervasyonsuz asla müşteri alamıyorlarmış. Cuma, cumartesi. İkinci katta cümbüş var... Sizin anlayacağınız. Müzik istemeyenler için alt salon geçerli. Tike bu arada, yalnızca kebap satmıyor. Akdeniz mutfağından da lezzetler var mönüde. Servis, ekip iyi. Başarılı. Fasıl ve lezzetli yemek sevenler için Tike iyi bir adres. Telefon:0.232.4417191

Son Ütücü’den ‘Büyük İkramiye’

O Ekranlarda Pop Star yarışmasının sivri dilli jüri üyesi... ‘Son Ütücü’ adlı talk-show programının yapımcı ve sunucusu... Armağan Çağlayan’dan söz ediyorum. Kebapçılıktan sonra, sonunda tiyatrocu da oldu. Tiyatro Kare ile ‘Büyük İkramiye’ adlı oyunda sahneye çıkmaya başladı. Çağlayan 22-23 Ocak tarihlerinde İzmirlilerle E.Ü. Atatürk Kültür Merkezi’nde, Konak’da buluşacak. Metin Serezli’nin hastalanması nedeniyle, Celal Kadri Kınoğlu’nun yerine geçtiği oyunda, Suzan Aksoy, Pelin Ermiş ve Yılmaz Sütçü diğer rollerde. Usta oyuncu ve yönetmen Nedim Saban’ın uyarladığı ve yönettiği ‘Büyük İkramiye’ kaçmaz. Biletler, AKM Gişe ve Biletix’de...

Işın Karaca zor durumda

 Duyumlarım doğruysa, Işın Karaca son günlerde hayli üzgünmüş. Sevdiği adamın çapkınlıkları, maddi zararı Karaca’yı zor duruma sokmuş. Tam iki yıldır, başarılı magazincilerden, Esin Övet’in eski kocası, Sedat Doğan ile birlikte olan Karaca, evliliğin eşiğinden dönmüş. Dedikodulara göre, popun ünlü ve de müthiş sesi, Amerika seyahatinde, Doğan’a hayli para harcamış. Sevgilisinin eline, kredi kartını teslim eden Işın Karaca, hiç bir iş yapmayan sevgilisinin, bütün harcamalarını karşılıyormuş. Ama son ihanetinden sonra kesenin ağzını kapatmış.

X