Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir milyar Euro geri gitti

<B>PÜF</B> noktasını dile getiren <B>Verheugen. </B>Görüşmede <B>Başbakan Erdoğan’a</B> iletiyor:

‘Proje hazırlayın!.. Ne kadar çok proje gönderirseniz, o kadar çok para alabilirsiniz!..’

Proje yoksa, AB’den para da yok!..

AB ile temel konu elbette tam üyelik, görüşmelere başlanması için AB’den bize tarih verilmesi. Güncel konu ise, Kıbrıs. Bunun dışında, pratik açıdan, bizim AB ile ilişkilerimiz bugünlerde yardım, para, pul ve ticaret üzerinde ağırlık taşıyor.

İşte, AB’nin proje karşılığında vereceği para, burada devreye giriyor.

PROJEDE TIKANMA

Çok garip ama, gerçek!.. Türkiye herhangi bir alanda proje üretmekte tıkanmış bulunuyor!..

Bu örneğin, çevre olabilir, herhangi bir sanayi kuruluşu olabilir, herhangi bir malı üretmek olabilir, danışmanlık olabilir, tanıtım olabilir, akla ne gelirse... Ama, proje kısırlığı yaşanıyor. AB’ye sunulabilecek ve onay alınabilecek proje üretmekte Türkiye zorlanıyor.

Oysa, AB’den bize akacak fonlar, büyük ölçüde projeye bağlı. Proje olmayınca, Türkiye AB fonlarından yararlanamıyor.

Ekonomik açıdan bunun ciddi sonuçları var.

DEPREM FONU BİLE

AB’den onay beklemeye gerek yok!.. Çünkü, onaylanacak proje yok!..

1996 ile 2000 arasında, proje bulunmadığı için, kullanılamayan ve geri giden paranın toplamı tam bir milyar Euro!..

Kullanılmayınca, 2000’den sonra, AB de yeniden para göndermek ya da bunu görüşmek gibi, bir lükse katlanmıyor!.. Yap projeni, gönder, diyor!.. Göndermezsen, para da gelmez!..

Hatta, bunun daha da dramatik bir örneği var. 17 Ağustos İzmit-Yalova-İstanbul depreminde, AB sadece depremin yaralarını sarmakta kullanılmak üzere, 360 milyon Euro gönderiyor. Bu para, yine proje bağlantılı. Depremle ilgili bir proje karşılığında kullanılması koşuluyla.

Ne yazık ki, o deprem fonu da, kullanılamadan geri dönüyor!.. Çünkü, bir deprem projesi hazırlanamıyor.

Türkiye proje hazırlamakta bu kadar aciz mi, anlamak güç!..

CHP’de İnfaz Komisyonu

CHP
Grup Başkan Vekilleri Ali Topuz ile Kemal Anadol dün arıyor, İnfaz Yasası ile ilgili olarak:

‘Leyla Zana ile hapisteki diğer DEP’lilerin serbest bırakılmasını biz iyi niyetle istiyoruz. Bunun için, İnfaz Yasası’nı değiştirmek gerek. Ancak, öyle bir çözüm bulmalıyız ki, DEP’lileri serbest bırakırken, teröristler de serbest kalmasın. Geçmişte örneklerini gördük, Anayasa Mahkemesi’ne giderek yasadan yararlananlar oldu. Biz bunu önlemeye çalışıyoruz.’

Bunu önlemek için, ayrıntılı bir hukuk çalışmasına ihtiyaç var. Bu amaçla, CHP beş hukukçudan oluşan bir komisyon kuruyor. Komisyonun bulacağı çözüm, gelecek haftanın gündemine oturmaya aday.

İstanbul’da garip oylama

İSTANBUL
Büyükşehir Belediye Meclisi 207 üyeden oluşuyor. 143 AKP’li, 59 CHP’li, 4 ANAP’lı, 1 de SP’li üye.

Üç gün önce bu mecliste 2003 Faaliyet Raporu oylanıyor. Yani, Ali Müfit Gürtuna’nın faaliyet raporu. Salonda çoğunluk var. Ama, tam oylamaya geçileceği sırada, AKP’liler birer birer salonu terk ediyor.

Sonuçta, oylamaya 140 üye katılıyor. 5 geçersiz, 4 kabul oya karşılık, 131 ret oyu ile Gürtuna’nın Faaliyet Raporu geri çevriliyor. Ancak, tüzükteki bir maddeye göre, ret için, dörtte üç, yani 150 ret oyu gerekiyor. AKP’liler 150’yi bulmamak için, salonu terk ediyor!..

Şimdi bunun anlamı ne?.. Rapora ilişkin bu oylama, hukukçulara göre, herhangi bir hukuki yaptırım gerektirmiyor. Ama, bu AKP’nin Gürtuna’ya siyasal tavrı!..

Diğer ilginç yön ise, CHP’lilerin teredüdü. Evet mi desinler, hayır mı, önce karar veremiyorlar. Belediye seçimlerinde adaylık önerdikleri bir başkanın faaliyet raporuna hayır demek!.. Sonra, onlar da hayır oyu kullanıyor.

Müfettişler şimdi sonucu inceliyor.
X