Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir kere olsun şaşırtın bizi!..

<B>İTALYAN usulü</B>, insanları şaşırtmak mümkün değil mi?..<B> </B>Ya da <B>sol klasiği yıkmak?..</b><br>

Her seçim döneminde aynı sözler söyleniyor, üzerinde uzun uzun konuşuluyor, tartışılıyor değil, konuşuluyor, sonra yeniden unutuluyor. Solun ittifakı!..

Yerel seçimlere gidilirken, sol açısından 81 ilde durum parlak değil. Hele de, İstanbul, Ankara ve hatta İzmir'de bile, büyükşehir belediye başkanlığını AKP'nin kazanma olasılığı çok yüksek. Buna karşı çare var. Sol, seçimlere ititfak yaparak girerse, AKP'nin egemenliğine çok yerde son verebilir. Ne var ki, ne CHP, ne de DSP böyle bir ittifaktan yana değil. İttifak, orada yerini inada bırakıyor. İnat, başarısızlığı getiriyor.

HEP İTTİFAK

İtalya'da Prodi'den bu yana, hani o ünlü Zeytin Dalı işbirliğinden bu yana, solda İtalyan usulü ittifak kuruluyor. İtalya'da sol her seçimde ittifak yapıyor.

Türkiye'de ise, sol klasik var. Yani, solun ittifakı asla mümkün değil. Bu gerçek, artık bir klasik olmuş durumda!.. Bu klasiği yıkmak, ölsen mümkün değil!.. Solun klasiği, seçimlere parçalı girmek ve seçimlerde hep birlikte dayak yemekten geçiyor!..

Oysa, hayat ittifakı zorluyor. Akıl bunu gösteriyor. Bunu gören liderler de var. Örneğin, YTP Genel Başkanı İsmail Cem, örneğin SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın. Ama, kim dinler onları!..

Bu konuda epey çalışma yapmış olan Murat Karayalçın aklı başında sözler söylüyor, ilkeler belirliyor:

‘‘İttifak kişiler arasında değil, partiler arasında olmalı. Ayrıca, birkaç kent düzeyinde değil, ittifaka ülke genelinde gidilmeli. Her parti, yine kendi farklılığını koruyarak, ittifakta yer alabilmeli. Solda ittifak yaparken, o partilerin daha önce aldıkları oy oranlarındaki yüzdelere bakıp, birisi daha büyük, öteki daha küçük, demek yanlış. Bir ittifakta, başkan adaylıklarının dağılımında oy oranları elbette göz önünde tutulur. Ama, ittifakın özü, soldaki herkese kucak açmaktan geçer.’’

İtalya'daki model bu!.. Başarılı da, işliyor.

Sol, özellikle büyük kentlerde kaybediyor. Çünkü, varoşlar on yıldır sağ partilere teslim. Bir zamanlar solun oy deposu varoşları geri almak gerek.

Haydi, kendinizi aşın ve bir kere sol seçmeni şaşırtın!.. İttifakta buluşun!.. Yok canım, bu bir hayalden ibaret!..

Panel, ziyafet gibi

BAŞTA
İstanbul ve Ankara'da olmak üzere, değişik alanlarda konferans ve paneller birbirini izliyor. Zengin kadro, doyurucu konuşmalar bilgi yüklü.

Bunlardan biri de, 14 Ekim Salı günü İstanbul Swissotel'de. Türk-Avrasya İş Konseyi Başkanı Tuğrul Erkin'in düzenlediği panel Avrasya Nereye Gidiyor konusunda.

TBMM eski başkanı, Dışişleri eski Bakanı Hikmet Çetin'in yöneteceği panele katılanlar müthiş: Süleyman Demirel, Primakov (Rusya Dışişleri eski bakanı), Genscher (Almanya Dışişleri eski bakanı) ve ünlü yazar Cengiz Aytmatov (şimdi Benelüks'te Kırgız Büyükelçisi).

Bizleri bir ziyafet bekliyor!..

Edelman: Sürtüşme yok!..

GEÇEN
hafta bu sütunda Bodrum'da ABD Büyükelçisi Eric Edelman'ın bir sözüne ve bir olaya yer veriliyor. ABD Büyükelçiliği basın sözcüsü şu açıklamayı yapıyor:

‘‘Büyükelçi Edelman, Ermenistan sınır kapısının açılmasını söylemiştir. Bu doğru. Ancak, orada bulunan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'la, bu sözden dolayı, herhangi bir sürtüşme olmamıştır. Sayın Unakıtan, Dubai'ye gideceğini söylemiş ve masadan o nedenle ayrılmıştır.’’

Açıklama özetle böyle.
X