"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Bir kadının terbiyesi...

Bugünkü Kelebek’te, "Bir kadının terbiyesi ilişki bitiminde belli olur" dedi Tamer Karadağlı...

Ne kadar güzel söyledi.

Biten ilişkinin arkasından erkek konuşursa delikanlılığa sığmaz...

Ya kadın konuşursa?..

Daha geçenlerde Bade İşçil demediğini bırakmadı Mahsun Kırmızıgül için.

Şimdi de Deniz Uğur sallıyor Tamer Karadağlı hakkında.

Deniz Uğur, Arzu Balkan hamile kaldığında sette dövmüş Tamer’i... Anlattığı bu kadarla kalsa yine iyi...

Arzu’yla Tamer’in cinsel hayatları hakkında bilgiler veriyor, Tamer’in aşkını üçüncü kişilere dayandırarak anlatıyor.

Vatan’da Gülşen Yüksel’e yaptı bu röportajı...

Oysa daha 3 hafta önce Sema Denker’e verdiği röpotajda, "Ben aldığım terbiye gereği biten bir ilişki hakkında konuşmam, onu rencide edecek hiçbir şey söylemem, kimsenin de söylemesine asla izin vermem" demişti...

Peki ne oldu da konuşmaya başladı Deniz Uğur?

Sakın Tamer Karadağlı adının, Altın Portakal’da Begüm Kütük’le aşk dedikodularına karışmasına kızmış olmasın?..

O ya da bu nedenle çirkin bir kadın intikamı bu!

Üstelik son dönemde çok sık yaşanmaya başlandı bu terbiye sınırlarını zorlayan kadın intikamları...

Milliyet magazin

Elif Çakır daha Akşam’da yazılarına başlamadan, Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin’in, "Ben kendi gazetemde türbanlı yazara yer vermem" açıklamasıyla gündeme geldi.

Elif Çakır da yanıt hakkını kullandı ve dün Akşam’daki ilk yazısında "Sedat Ergin niye gergin" diye sordu.

Ancak Sedat Ergin’e atfederek yaptığı alıntıda bir hata var.

Çakır, Sedat Ergin’in "Ben siyasi ve diplomasi haberlerine yakınım, o yüzden gazeteleri okumadan ekleri bir kenara ayırıp öyle okurum" dediğini söylüyor.

Buradan hareketle de "Peki Cafe Milliyet ne olacak?" diye soruyor Elif Çakır.

Oysa Sedat Ergin benim programda öyle bir şey demedi.

"Ankara temsilcisi olduğum dönemde gazetelerin eklerini okumadan ayırırdım. İstanbul’a gelince magazine katı bakışım değişti. Hatta Cafe Milliyet’i de ben çıkardım. Magazin toplumsal bir ihtiyaç, biz de magazini Milliyet çizgisinde veriyoruz" dedi.

Elif Çakır alıntıyı yanlış yapınca yorum olarak da yanlış bir sonuca ulaşmış.

İlk yazısına düzeltme yaparak kendisine hoşgeldin demek varmış...

Şafak Sezer: Peker yüzünden

Avrupa Yakası’nı kabul etmedim

Dün Şafak Sezer ve Peker Açıkalın arasında Maskeli Beşler Kıbrıs’ta setinde yaşanan kavgayı yazmıştım...

Şafak Sezer arayıp olayın iç yüzünü anlattı:

"Senin tanık olduğun kavgada, Aziz Yıldırım’ın fotoğrafının çekilmesi yüzünden kavga çıkarmadım. Aziz Bey’in arkasında babam vardı ve onun için gazetecilerle tartıştım. Sonra da o gazetecilerle dost oldum zaten. Ben sadece ekmeğimle ilgili kabadayı olurum".

"Daha önce de problemin vardı, neden Peker’le aynı filmde çalışıyorsun" diye sordum.

Şu yanıtı verdi;

"O bu filmin kadrosuna girmeyecekti, alınması yönünde baskı yapanlardan biri bendim.

Yazık herkes vuruyor adama, bari biz sahip çıkalım dedim.

Ayrıca sırf o var diye ben Avrupa Yakası’ndan gelen teklifi iki kez geri çevirdim"...

(Şafak Sezer’in kavgayla ilgili açıklamaları bugün Hürriyet’in ikinci sayfasında geniş şekilde yer alıyor.)
X