Bir kadeh rakı uğruna özgürlük!..

Yavuz GÖKMEN
Haberin Devamı

İstanbul'da geçen yazın ender güneşli günlerinden biriydi. Renaissance Polat Oteli'nin muhteşem havuzu kenarında güneşleniyordum. Yanıma gençten bir delikanlı yaklaştı:

‘‘Yavuz Bey’’ dedi. ‘‘Sizi çok iyi anlıyorum. Siz Refahyol koalisyonuna asker eliyle yapılan yarı örtülü darbeye demokrasi adına karşı çıkıyorsunuz. Yoksa onları savunmadığınızı biliyorum.’’

Başımı kaldırıp yüzüne baktım. Zeki bir genç olduğu belliydi. ‘‘Evet’’ dedim. ‘‘Üç aşağı beş yukarı böyle.’’

Başımı gene kitabıma doğru eğiyordum ki ekledi:

‘‘Ama unutmayın Yavuz Bey. Bir faşistle şeriatçı arasında önemli bir fark vardır. Faşistle karşılıklı iki kadeh rakı içebilirsiniz; ama bir şeriatçıyla asla...’’

Bu sözler müthiş hoşuma gitti. İlk anda kahkahayı patlattım. Havuz kenarında güneşlenenler bana bir garip baktılarsa da bir saniye sonra kendilerini gene güneşe bıraktılar. Delikanlı uzaklaştı. Ben de bu sözler üzerinde düşünme fırsatını buldum.

* * *

Ben hayatım boyunca nereden nasıl gelirse gelsin ve ne şekilde olursa olsun faşizme karşı çıktım. Faşizmi şimdiye dek çeşitli adlar ve kisveler altında gördüm. Bize yutturulmak istenen ‘‘Bu kış komünizm geliyor’’, ‘‘Bu yaz şeriat geliyor’’ masallarına acı acı güldüm. Çünkü artık biliyordum ki, faşizm insan hak ve özgürlüklerini ezen, barışa kesinlikle karşı çıkan, toplumu sürekli ateşte tutarak devleti bireyin tepesine bir daha asla kalkmayacak bir tokmak misali indiren pratiğin adıydı. Bunun teorisi yoktu, çünkü özünde ırkçılık olan hiçbir şeyin akıl yoluyla izahı olamaz. Bu nedenle rahmetli Bülent Nuri Esen'in dediği doğrudur.

‘‘Faşizm, gayri akli bir doktrin müsveddesidir.’’

Faşizm öyle bir olgudur ki, bizim karşımıza Stalinizm'de olduğu gibi ‘‘sosyal’’ biçimde de ortaya çıkabilir. Ancak özünde üstün ırk adına devletin bireyi ezmesi ve bireyi devlete kayıtsız şartsız kurban etmesi olduğu için tüm devletçi doktrin müsveddeleri Faşizm'dirler.

Dikkat ediniz. Türkiye'de faşizmin temel karşıtı şu anda halk kitleleri değil, başka kılık ve düşüncedeki bir başka faşizmdir.

Ve bu ikisi arasında sadece bir kadeh rakı kadar fark bulunmaktadır.

* * *

Demek ki, temel mesele nereden, nasıl ve ne şekilde gelirse gelsin, adı ya da özü ne olursa olsun her türlü faşizme karşı çıkmaktan ve demokrasiye sarılmaktan ibarettir. İkincil mesele bu değişik kılıklı faşizmleri birbirleriyle baş başa bırakabilme ustalığını gösterebilmek ve tüm halk kitlelerini demokrasi yanına çekerek, Türkiye'de faşizm-demokrasi üstyapı temel çelişkisini yaratabilmektir.

Hayati mesele de dünyevi ya da uhrevi faşizmin çıkmaz sokağından kurtulmuş ya da kurtulması muhtemel görünen tüm kesim ve kitleleri demokrasinin yanına çekebilmek ya da bu çekiş sürecini hızlandırmaktır.

Bu nedenle acilen demokrasi cephesi bir ‘‘Barış ve Demokrasi Kurultayı’’ toplamalı ve cepheyi mümkün olduğunca geniş tutmalıdır.

Çünkü, özgürlük ne bir kadeh rakıya ne de başka herhangi bir şeye feda edilebilir.

Özgürlük, insan olmanın ilk ve temel şartıdır.

Yazarın Tüm Yazıları