Bir kábus olarak kalmak istiyorum

Hükmedici, ürküten ve ezen biri. Bunlara sert, ulaşılmaz gibi sıfatları eklemek de mümkün. İnsanlarda böyle bir imaj bırakmayı istemediğini söylüyor ama pek umursadığı da yok.

İhsan YILMAZ
18.11.2001 - 01:56 | Son Güncelleme :

Nitekim ‘‘En büyük düşüm uzun yaşamak ve bir kabus olarak kalmak’’ diyor! Çok satmak gibi bir kaygısı da yok. Okurunun kendine denk olmasını isteyecek kadar da seçici. Bütün bu özellikleri sıralayınca bir Enis Batur portresi çıkarmanın zorluğu da ortaya çıkıyor. Soracağınız soruyu dile getirmeden iyice bir tartma gereği duymamak mümkün değil. Hele kişisel sorular sormakta zorlanmadan edemiyor insan. Ama bu kez öyle olmadı. Bütün sorularıma içtenlikle cevap verdi. Yapı Kredi Yayınları'nı yöneten Enis Batur tam bir yazı profesyoneli. Sabah erken kalkıp öğlene kadar kendi yazılarını kaleme alıyor. Yönetmekle ve yaratmak eyleminin arasına kalın bir duvar çekmiş. Türk edebiyatının en üretken yazarı ünvanının verilmesi boşuna değil. Çünkü şu ana kadar yayınlanmış 100'e yakın kitabı var. On yıldan fazla bir süredir de 30-35 yedekle çalışıyor. Enis Batur'la konuşmamıza vesile olarak son roman 'denemesi' Elma'yı seçmiştim ama okurlar bu söyleşiyi okuyana kadar belki yeni bir Enis Batur kitabı vitrine çıkmış olabilir.


Kitaplarınızın çetelesini tutmak çok zor. Okur, bir kitabınızı bitirmeden diğerinin çıktığı haberini alıyor. Türk edebiyatının en hızlı yazarı ünvanını elinizde tutuyorsunuz. Nasıl bu kadar çabuk yazabiliyorsunuz?

-Hızlı yazmam Allah vergisi. Ama bir insan çok kitap yazıyor diye önemli biri olmaz. Bu işin nicelikten geçmediğini bilecek kadar da akıllı biriyim. Ben yazdığım şeylere özen gösterdiğimi düşünüyorum. Belli bir nitelik düzeyini taşımadığı sürece onları gün ışığına çıkarmıyorum. Ama tabii benim kendimi görüş biçimim başka, görülme biçimim ayrıdır. Ben nasıl görüldüğümden çok kendimi nasıl gördüğüme dikkat etmeye özen gösteriyorum. Ben rahat üreten biriyim. Masa başı sıkıntıları çeken, bir cümle kurabilmek için dakikalarca odasını arşınlayan yazarlardan biri değilim.

Yayına hazır kaç kitabınız var?

-Şu anda üzerinde çalıştığım yaklaşık 35 kitabım var. Sekizi bitmiş, onu bitmeye yakın durumda. 10-12 yıldır hemen hemen bu kadar yedeklerle ilerliyorum. Ve kendimi tutmaya çalışıyorum, çünkü zihnim sürekli proje üretiyor. Ama bunların hepsini nasıl olsa yazamayacağımı da biliyorum.

Zaman kullanımı formülünüz nedir?

-Sabahları erkence kalkıp masa başına oturan, öğlene kadar kendisini, kendi işine veren bir insanım. Öğlen vakti de çıkıp işime gidiyorum. Hayatımı kazandığım işime. Yedi, yedi buçuğa kadar burada çalışıp sonra fermuarımı çekiyorum. Bu da aslında üçüncü bir beceri. İşleri birbirine karıştırmayan bir yapım var. Öyle renkli delişmen hayatı olan biri değilim. Gece hayatına düşkün değilim. Kendime göre küçük bir çevrem ve mazbut bir hayatım var. Bütün bunlar yan yana dizildiğinde de bu kadar üretmek anormal kaçmıyor.

Kaç kitap oldu şimdiye kadar?

-Yabancı dilde çıkanlar falan da hesaba katılırsa, editörüm 100'e gelmek üzere olduğunu söyledi. Bu sırada Fransa'da üç kitabım çıkıyor. Biri direk fransızca yazıldı, diğer ikisi çevrildi.

Aziz Nesin'in rekoru, boyunca kitabı var şeklindeydi. Siz daha uzun boylusunuz, bu durumda onu geçiyorsunuz...

-Daha gayretli olmak gerekiyor tabii...

Yazmaktan okumaya nasıl fırsat buluyorsunuz?

- Benim yazdıklarımda zaten okuduklarımın payı o kadar bire bir ki, ilişki birbirinden koparılmaz bir hale gelmiş. Yarım yüzyıldır genelleşmiş bir eğilimdir bu. Yazarlar artık okuduklarıyla birlikte dünyaya bakıyorlar.

Gelmeden gazetedeki arkadaşlara, Enis Batur'a ne sormak isterdiniz diye sordum, aldığım cevap şöyleydi: Bu çok zor bir soru! Nedir sizdeki insanların gözünü korkutan şey?

-Zaman zaman yanlış anlaşılıyor olmaktan da üzülüyor insan. Örneğin pek çok insan beni tanımadan önce yazdıklarımdan hareketle beni aşırı ciddi, humor'dan hiç hoşlanmayan, son derece sert biri olarak görüyormuş. Evet, ben sert bir insanım ama silme, külliyen sert biri değilim. Sertleştiğim durumlar var. Evet ciddi bir insanım ama, dünyada en korktuğum şeylerden biri, ciddiyetten muzdarip insanlar. Yani ben kendi özel hayatımın içinde ciddiyeti oldukça hafife alan bir insanım. Ama tabii sonuçta bütün bunlar ortaya böyle bir imge çıkartıyorsa, bunu değiştirmek için de çok fazla yapabileceğim bir şey yok.

KOZMOPOLİTİZM

Ürküten, erişilmeyen ve ezen biri. Sizi tanımlamalarını istediğimde bu üç imaj çıktı...

- Bu üç sıfat da beni üzüyor açıkçası. Ama tersi durumda olmayı ister miydim? Hayır. Her şeye rağmen bunu yeğlerim tabii. Mesafesizlikten hiç hoşlanmam. Mesafelerin doğru adımlarla, doğru biçimde ve doğru zamanda katedilmesinden yanayım. Öbür türlü yanlış ilişkiler doğuyor. Belki de korunmak için bilerek ya da bilmeyerek taktığım bazı maskelerin sonucu olarak da böyle bir imge yerleşiklik kazanmış olabilir.

Anlaşılmadığınızı düşündüğünüz oldu mu hiç?

-Hayır. En başlarda yaptıklarımın anlaşılmayacağı kanısı ağır basıyordu bende. Ama zamanla olup bitenler böyle bir duygu bırakmadı.

Kitaplarınızda gönderme yaptığınız isimler uçlarda olan, tabu kırıcı isimler. Siz de öyle misiniz?

-Bunun en belirgin yanım olduğunu düşünmüyorum. Benim ortaya koyduklarımda daha çok uzlaşma olduğu kanaatindeyim. Çünkü ben klasik dünya ile de ilgili bir yazarım. Klasik değerleri de olan bir insanım. Hatta geçtiğimiz yüzyılda, yani 20. yüzyılda kendimi yarı yarıya 19. yüzyılın bir temsilcisi olarak görüyordum. Dolayısıyla daha öncü ve atak bir özellikle, daha klasik ve tutucu özellik belli bir denge yaratıyor gibi geliyor. Bu nedenle tipik bir tabu kırıcı kategorisine gireceğimi sanmıyorum.

Sıradan okura yazmadığınızı söylüyorsunuz. Kim okur sizi?

- Sadece okuduğu ile yetinmeyip zaman zaman başka kaynaklara başvurmayı göz alabilecek, bunu yaparken de zevk alacak biri. Bir çeşit üretici okur. Meraklı, metinler arasındaki ilişkileri gözlemlemekten hoşlanan, kurulan oyunun kurallarını zevkle oynamayı kabullenen bir okur tanımı benim kafamdaki. Benden daha aşağıda olan bir takım insanlara vaaz verme isteğiyle ortaya çıkmış biri değilim. Kendi dengim olan soyut bir okur kitlesine, soyut şu anlamda, bugün yaşıyor olmaları şart değil. Çünkü bugünün okuru ölecektir. Ama benim kitabım kalırsa, yarının okurları tarafından okunabilir. İkincisi coğrafya sınırı da tanımıyorum. Yazdıklarım başka dillere çevrildiğinde başka okurlar tarafından da okunabilir.

Global bir yazar mı demeliyiz size?

-Daha eski bir terime başvurmamız gerekiyor bence, globalizm ortalığı kasıp kavurmadan var olan kozmopilitizm kavramına. Yani Türkiye'de zaman zaman küfür gibi algılandığını biliyorum ama hayır ben baştan beri kendimi kozmopolit bir yazı adamı olarak koydum. Okur olarak öyleyim, niye yazar olarak olmayayım...

Ertuğrul Özkök'ün anlattığı bir anekdot var. İlk kez Yazı dergisini çıkardığınızda beklemediğiniz bir ilgi görmüş ve bu sizi ürkütmüş, acaba kötü bir dergi mi yaptık diye. Sanırım hala aynı şekilde düşünüyorsunuz. İyi olan az mı satmalı?

-Zaman zaman bu tür endişeleri kendi kitaplarımla ilgi olarak taşıdığım oldu. Örneğin, Acı Bilgi ya da Elma'nın gerektiğinden çok satarsa endişesini taşıyorum. Çünkü iyi kötü az önce tarif ettiğim okur kitlesinin Türkiye'deki nüfusunu biliyorum.

Böyle bir okur oranı artmaz mı peki?

-Ama onun bir oranı var. Bu rakamı ben 2 bin 500 olarak düşünürken 4 bine çıkarsa paniğe kapılmam. Ama 40 bin olursa o zaman bir terslik oldu demektir. Bu tersliğe yol açmamak da isterim. Ne pahasına olursa olsun çok sayıda okura ulaşmak değil benim sorunum. Kendi saptadığım niteliklere sahip olduğunu düşündüğüm okur nüfusu tarafından izlenmek isterim.


YAZAR KENDİSİNİN MENAJERİ OLAMAZ

Bir yazarın kendi yapıtını tanıtma görevini, onu kurma görevinin üstüne geçirecek hale gelmesini kabul edemiyorum. Bazı yazarların kendilerinin menajerleri haline gelmeleri, ne pahasına olursa olsun büyük bir tanıtım aracı gibi davranmayı göze alabilmelerini kabul edemiyorum. Yani bu edebiyatla çelişen bir durum.


TANIDIKLARINDAN BİLE ŞÜPHELİYİM

Eleştirmenlerin farklı roman türlerini tanıtmak bir yana tanıdıklarından şüpheliyim. Laurence Sterne'in Tristram Shandy'sinden bu yana dünyada egemen roman kalıplarını çiğneyen pek çok örnek var elimizin altında. Bunların pek azı Türkiye'deki okur tarafından tanınıyor. Dolayısıyla benim yaptığım iş çok çizgi dışıymış gibi gözüküyor, halbuki değil. Tıpkı üretkenliğim gibi.


ELEŞTİRMENLER YENİ ROMANI TANIMIYOR


Elma, arkamızda duran 2 bin yıllık insanlık tarihinde vajinanın yerini aldığını düşündüğüm bir simge. Bu tabii çok öznel bir yorum. Bütün bütüne dayanaksız da değil. Bu kitap da işte kendince o dayanaklardan söz etmeye çalışıyor.

Ben roman denemesi dizisine başladığımda kafamda dört proje vardı. Aslında birincisini, ilk olanı yarıladıktan sonra durdum. O hálá yarım. İkincisi Acı Bilgi, üçüncüsü de Elma'ydı. Dördüncüsü de Kırmızı Eşeğin Öyküsü adını taşıyor. En azından şimdilik bu dört kitabın alt başlıklarında roman denemesi tamlamasıyla karşılaşacak okur.

Tabii bu roman denemesi tamlaması tahmin ettiğim gibi başımı ağrıtıyor. Bu işin oyun tarafı ve ben onu bir parça seviyorum. İnsanların benim farklı yazı türleri arasında gidip gelen metinler kurmam karşısında ne tür davranışlarda bulunacaklarını da merak ediyorum. Birbirine hiç benzemeyen tepkiler almam da hoşuma gidiyor. Örneğin Leyla Erbil bana, birilerinin roman tanımını değiştirmesi gerekir zaten, dedi. Roman tanımı hep romancılar tarafından değiştirilmiştir, dolayısıyla ben romanı böyle yazıyorum diye biri çıkınca roman o şekilde yazılmış olur dedi. Hiç yadırgamadığını söyledi ama buna karşılık Elma için bu düpedüz iyi bir inceleme kitabı diyenler, güzel bir deneme kitabı, hikaye tadları taşıyan bir deneme kitabı diyen oldu. Bu da benim hoşuma gidiyor. Acı Bilgi mesela Fransa'da yayınlanıyor. Oradaki yayıncım bana bunun neresi roman diye sormadı. Onlar için herhangi bir yadırgatıcılığı yok. Ama Türkiye'deki roman okurunun alışkanlıkları da daha geleneksel roman anlayışına yatkın.

Bu dizi sürer mi, kitap sayısı bu çerçevede artar mı, şimdiden bir şey söyleyemiyorum.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Koç Burcu
    21 Mart - 20 Nisan

    Kişisel farkındalığınızı arttıracak, bilgi kazanmanızı sağlayacak, ama bu esnada bütçenize çok fazla zarar vermeyecek şeyler planlamalısınız. Tüm...Koç Burcu - Bugün

    Boğa Burcu
    21 Nisan - 20 Mayıs

    Başarınızı diğerleriyle de kutlayabilirsiniz. Bilgi toplamalı, bilgilerin gerçekliğinden emin olmalı ve başladığınız işleri bitirmelisiniz. Fark yaratmak istiyorsanız,...Boğa Burcu - Bugün

    İkizler Burcu
    21 Mayıs - 20 Haziran

    Evinizde ve özel ilişkilerinizde yapacağınız değişiklikler duygusal anlamda istikararı sağlayabilir. İş birliğine açık olmanız durumunda, evinizi veya yaşadığınız yeri...İkizler Burcu - Bugün

    Yengeç Burcu
    21 Haziran - 22 Temmuz

    Önemli detayları atlamadığınızdan emin olun. İstediğinizi açık açık ortaya koymak işe yarar çözümler üretmenizde size yardım edebilir....Yengeç Burcu - Bugün

    Aslan Burcu
    23 Temmuz - 23 Ağustos

    Duygusal anlamda motive bir gündesiniz. Yanlış nedenlere dayalı değişiklikler yapmak doğru olmayabilir. Olayları doğru değerlendirmeli, daha alçak...Aslan Burcu - Bugün

    Başak Burcu
    24 Ağustos - 23 Eylül

    Sahip olduğunuzdan daha fazla paranız varmış hissine kapılmayın ve aşırı harcamalardan kaçının. Sizi motive eden kişilerle görüşebileceğiniz bir hafta...Başak Burcu - Bugün

    Terazi Burcu
    24 Eylül - 23 Ekim

    Bu hafta sonu, önemli kişisel değişiklikler yapmanız durumunda kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz. Sizi bekleyen güzel bir gelecek varken lüzumsuz...Terazi Burcu - Bugün

    Akrep Burcu
    24 Ekim - 22 Kasım

    Dış etkilere bağlı duygusal durumlarla uğraşabileceğiniz bir hafta sonundasınız. Bazı kişilerin yapacağı son dakika değişiklikleri sizi asıl uğraşmanız gereken işlerden...Akrep Burcu - Bugün

    Yay Burcu
    23 Kasım - 21 Aralık

    Duyduğunuz her şeye inanmamalısınız. Belli anlaşmalar yapmadan ya da bazı sözler vermeden önce, kendi araştırmanızı bizzat yapmanızda fayda var. Bu hafta sonu, elinize...Yay Burcu - Bugün

    Oğlak Burcu
    22 Aralık - 20 Ocak

    Endişelerinizi dile getirerek olaylara netlik kazandırabilir ve doğru kararlar alabilirsiniz. Eviniz ve ailenizle bağlantılı konularla ilgilenirken daha sorumlu davranmalısınız....Oğlak Burcu - Bugün

    Kova Burcu
    21 Ocak - 18 Şubat

    Çok fazla bilgi paylaşımı size ters şekilde geri dönebilir ve size bazı bedeller ödetebilir. Bu hafta sonu, sevdiğiniz kişilerle ilişkilerinizi...Kova Burcu - Bugün

    Balık Burcu
    19 Şubat - 20 Mart

    Bu hafta sonu, bazı işleri ele alış veya uygulayış biçiminizi ya da bilgi edinme ev haber alma yöntemlerinizi gözden geçirebilirsiniz. Bu sayede kendinizi...Balık Burcu - Bugün