« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Bir hücrenin içine bakabilmek

Altın bir nanoparçacık , canlı hücreyi enfekte eden bir bitki virüs içine yerleştirilir. Yeşil lazer altın üzerine gönderildiğinde, etrafa yayılır ve hücrenin içinin kimyası hakkında bilgiler sunar.

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Hücre içindeki yaşama yakından bakış

Ünlü
bilimkurgu yazarı Michael Crichton’ın ‘Prey’ adlı kitabında, ışığa hassas nanoparçacık kümesi insanın içine girerek, tıptaki en son görüntüleme sistemini yaratıyordu.

Gerçek dünyada ise biyologlar, bir adım öteye giderek vücudun içine ‘kamera’ olarak virüsleri göndermeyi planlıyor.

Bu ‘nano-ajan’lar, canlı hücreler içinde olan bitenin eşsiz fotoğraflarını çekecek ve virüslerin nasıl çalıştıklarının daha iyi bir resmini çizecek.

Indiana Üniversitesi'nden Bogdan Dragnea başkanlığındaki bir ekip, altın yüklü virüslerin hücre içine girebilme yeteneklerini ve virüsün kabuğunun lazer ışığına tepkisini inceliyor. Her iki bilgi, hücrelerin fiziksel ve kimyasal aktiviteleri hakkında bugüne kadar hiç görülmemiş belgeler sunacak.

Araştırmacılar bugünlerde, Raman spektroskopisi denilen bir teknikle canlı hücreleri inceliyorlar. Lazer ışığı bazı maddelerden yansıdığında, dağılanışığın büyük bir kısmı, gelen ışıkla aynı dalga boyuna sahiptir. Ancak, bir parçanın -ki buna Raman spektrumu denir- madde içindeki kimi moleküllerin karakteristik titreşimleri nedeniyle dalga boyu değişir. İşte bunun sayesinde araştırmacılar, hücrenin çekirdeği gibi kimi bölümlerinin özelliklerini ortaya çıkarırlar.

Dragnea, ‘Bu işlem, mikroskop altında tek bir virüsü görebilmemizi sağlar’ diyor. Biyologlar bugüne kadar virüs kümelerini inceleyebilmişlerdi.

Princeton Üniversitesi'nden virüs uzmanı Lynn Enquist, ‘Bugüne kadar tekil virüslerin içine yalnızca elektron mikroskobuyla bakabiliyorduk. Böyle virüsleri canlı hücreler içinde görüntüleyebilmek büyük bir teknoloji’ diyerek tekniğe destek veriyor.

Yağ hücreleri, kan damarı üretimini artırıyor

Fazla
yağların kalbiniz için zararlı olduğuna kuşku yok. Ama ABD’li bir grup araştırmacı, bunun tam da doğru olmadığını öne sürüyor. Araştırma grubu, yağ dokularında bulunan hücrelerin kan damarı üretimini artırabileceğini öne sürdü. Bu buluş sayesinde, atardamarların daralarak kalbe oksijen taşıyamamaları sonucu ortaya çıkan kalp krizi gibi rahatsızlıklar için yeni tedavi yöntemleri geliştirilebilir. Indiana Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden, Internet üzerinde yayımlanan Circulation adlı makaledeki çalışmanın yöneticisi Jalees Rehman, ‘Yağ dokusundan üretilecek hücrelerin, kalbin yakınlarına yeni damar ağları kurmaları için enjekte edilebilir’ diyor. Yağ aldıran (‘liposuction’ yaptıran) hastalar da, istemedikleri fazlalıklarından yararlanabilir.

Rehman’ın ekibi, yetişkin olmayan -stromal- yağ hücrelerini, farelerin, yeterince kan dolaşımı olmayan arka bacaklarına enjekte etti. Bu tedavi ile kan dolaşımları beş kat arttı. Yağ dokusunun, kemik kas ya da kıkırdak doku hücrelerinin üretilebileceği kök hücreler içerdiği biliniyordu. Bu buluş sayesinde cenin malzemesini kullanıp etik sorunlarla uğraşmak yerine ‘liposuction’ artıklarını kök hücre kaynağı olarak kullanma umudu doğdu. Rehman, ‘Stromal hücreler kök hücreler ile belki de aynı biçimde işliyor ancak, sürekli bölünüp yeni yapılar oluşturmak yerine diğer hücreleri kullanma yetenekleri, yeni kan damarlarını üretmek için daha etkin bir yöntem sağlayabilir’ diyor.

Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler