Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir günlük sağanak

Aşırı sıcaklar hafta içi, mevsim normalleri hafta sonu hissediliyor. İşte bugünden itibaren bir sıcak sistemin daha sonuna gelmiş bulunuyoruz.

Sıcaklıklar bugün 7-9 derece düşüyor. Bu düşüşle beraber Marmara, Ege’nin büyük kısmı ile Karadeniz ve İç Anadolu’nun batısı kısa süreli gök gürültülü sağanak yağış alacak. Yağış son 2 haftadır olduğu gibi cuma günü geliyor ve yine son 2 haftadır olduğu gibi hemen akabinde gelen yüksek basınç etkisiyle yağış kesiliyor. Yani yağış bir günlük, hafta sonuna maalesef sarkmıyor. Pazartesi-salı sıcaklıklarda tekrar artışlar var ama aşırı sıcakların Türkiye ile bir sonraki randevusu ayın 19-20’si gibi görünüyor. Bir değişim olursa eğer, ayrıntılarını hava durumu bültenlerimizde bulabileceğinizi biliyorsunuz.

*

Bu hafta benim kafamda yine komplo teorileri geziyordu bu küresel ısınma üzerine. Dünya bir süredir ayağa kalkmış son sayıyor. Dünya ha bitti, ha bitecek. Dönüşü olmayan yolda son 20 yıl, son 10 yıl, son 5 yıl, hatta son yıl bile yok. Geçen hafta size İngiliz toplumu içerisinde yapılan bir anketten söz ettim. Araştırmada, İngilizlerin büyük kısmının küresel ısınmanın politikacılar ve bilim adamlarının abartısı olduğuna inandıkları sonucu çıkmıştı. Bu konuyu düşünürken aklıma şu soru geldi; atmosferin bozulması sürecinin insanlığa duyurulmasında bilim adamları nerede, politikacılar nerede? Bu sorunun üzerine hangi taşı kaldırsak altından çıkan ülkeye, Amerika Birleşik Devletleri’ne döndüm. Amerika Birleşik Devletleri biliyorsunuz ne Kyoto’yu destekliyor, altına imza atıyor, ne de bundan sonraki anlaşmalara yeşil ışık yakıyor. Hatta bu Amerikan politikasını destekleyen bazı Amerikalı bilim adamları da çıkıp, küresel ısınma diye bir şey yoktur diyebiliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin politikası, politik karar. Çünkü Amerikan toplumu İngilizlerin aksine küresel ısınmaya karşı hükümetlerinin bir şeyler yapması gerektiğini düşünüyor. Ne bu şimdi? Hani komplo teorisi diyorsunuz değil mi?

Bakın, Amerika Birleşik Devletleri hükümeti, küresel iklim değişimine karşı bir tedbir almıyor, ekonomik gerekçeleri öne sürüyor, hatta bu işin abartıldığını söyleyen bilim adamlarını destekliyor. Öte yandan Amerikan toplunu iklim değişimine karşı bir şeyler yapılmalı diyor. Bunun yanında sivil toplum kuruluşları ya da bilim çevreleri dururken eski ABD başkan adayı (Al Gore) çıkıp belgesel yapıyor, tüm dünyaya izletiyor, ülke ülke dolaşıyor, söyleşi söyleşi geziyor, kendine bir misyon edinmiş ciddi ya da gayri ciddi her ortamda insanları iklim değişimine karşı uyarıyor. Hatta korkutacak seviyede gözlerimizin içine sokuyor. Ama eş zamanlı olarak kendisi kuzey kanadında bilmem kaç, güney kanadında bilmem kaç oda bulunan, jakuzilerin-saunaların sayısı bilinmeyen bir villada, yılda harcadığı enerjinin hesabının tutulmadığı bir evde yaşıyor. Çevre bilinci olmadığı anlaşılan bu insan küresel ısınmanın en büyük nedenlerinden biri olan fazla enerji tüketiminde zirve yapıyor, ama eş zamanlı olarak kendini insanlığı uyandırmaya adamış. Sizce bu iki duygu bir arada olabilir mi?

Sizin de kafanız karışmıyor mu? Size de bu işin içinde bir iş olduğu hissi vermiyor mu? Sanki danışıklı dövüşle insanlık bir psikoloji içine sokulmak isteniyor. Yoksa son sıcaklarda ben yine ağır yiyecekleri biraz fazla mı kaçırdım? :)
X