"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

Bir günde 220 milyon dolar geldi

Erdal SAĞLAM

Merkez Bankası bir süredir, piyasalardan sürekli döviz alıyor.

Son dönemde günde 10-15 milyon dolar döviz girişi yaşanırken, geçen Çarşamba günü Merkez Bankası'nın bir günde satın aldığı döviz miktarı, 220 milyon doları buldu. Yani bir ayda gelen döviz bir günde geliverdi.

Şimdi Ankara'da, ekonomi bürokrasisinde, bir günde gelen bu 220 milyon doların, niçin ve nereden geldiği tartışılıyor.

Merkez Bankası gelen bu talebi karşılamasa ne olurdu? Bu tartışma o kadar önemli görülmüyor. Çünkü Merkez Bankası satın almasa bile, ‘‘dövizi satacak olan, bu işi piyasalarda yapıp, sonunda bu döviz yine Merkez Bankası'na gelecekti’’ deniliyor. Bazı bürokratlar, piyasalar kanalıyla döviz alımına izin vermeyi, kontrol edilemez olduğu için yanlış buluyor.

Bir günde 220 milyon doların gelmesi çok büyük süpriz oldu. Bu yüklü girişlerin devam edip etmeyeceği ise şimdilik merakla bekleniyor.

Bürokratlarla yaptığımız görüşmelerde, çoğunun, bu döviz girişlerini ‘‘piyasalarda oluşan iyimser hava’’ya bağladıklarını gördük.

Bu rakama, sadece bir günde gelen 220 milyon dolar olarak değil, ‘‘son 2,5 ayda gelen toplam 4 milyar dolar’’ olarak bakmak gerektiği söyleniyor.

Aslında, incelediğinizde, bu geçtiğimiz dönemde kur artışları ile faizlerin seyri arasındaki farkın o kadar büyük olmadığı ortada. Yani aslında, döviz bozdurulup hazine bonolarına yatırmak şeklinde ortaya çıkan, sıcak para girişi için ortamın çok da müsait olmadığı görülüyor.

İşte bu noktada bekleyişler ortaya çıkıyor.Bir görüşe göre; Hazine şimdi yüzde 112'lerden borçlanıyor ama enflasyon vade bitiminde yüzde 60-70'e düşeceği için bu kağıtlar cazip kalacak. Piyasaların, daha sonra yüksek kalacak olan mevcut faizlerden kağıt almayı tercih ettikleri belirtiliyor.

Bonoya olan talebin bekleyişler nedeniyle arttığı, bu nedenle, herkesin elindeki dövizi bozdurup Hazine kağıdına kaydığı yolunda bir görüş hakim.

BU DÖVİZİ KİM GETİRDİ?

Sadece döviz girişi değil, ‘‘geri alım ihaleleri’’ne talebin az olması da, aynı bekleyişlere bağlanıyor. Bankaların ellerindeki yüzde 100'lük kağıtları, geri alım ihaleleri kanalıyla mevcut kağıtlarla değiştirmek istemedikleri, bu takdirde yazacakları zararın büyük olacağını düşündükleri söyleniyor. Bu nedenle; enflasyon, dolayısıyla da faizler düştüğü zaman bu mevcut kağıtları nedeniyle daha az zarar yazmayı umuyorlarmış.

Halbuki uzmanlar; gelecek yıl sonunda enflasyon faizler düşse bile, bu kağıtların vadelerinin bitiminde, yani 1998'in ilk 4 ayı içinde, faizlerin düşmeyip, aksine bir miktar yukarı gidebileceği görüşündeler. Bu nedenle de ‘‘bankacıların yine günlük hesap yapıp, geri alım ihalelerine girmeyerek kendi açılarından hata yaptıklarını’’ düşünüyorlar.

Bir günde gelen 220 milyon dolara geri gelelim...

Önemli bir bürokrat grubu; bu girişleri, en azından şimdilik, tehlikeli bulmuyor. Bunların bir kısmı daha çok içerde döviz bozdurulduğunu, bir kısmı ise bu girişin daha çok yurt dışından kaynakladığını düşünüyor.

Bazıları, uluslararası piyasaların markın değer kaybetmesini beklediğini ‘‘bazı yabancı yatırımcıların, doları bozdurup faiz geliri aldıktan sonra, Türkiye'de dolarlarını marka çevirmeyi planladığı’’ tahmininde bulunuyor.

Bu arada tehlikeli sonuçlar doğuracak şu soruyu soranlar da var:

- Acaba uluslararası nama sahip spekülatörler, daha önce bazı ülkelerin başına bela olduktan sonra, şimdi de Türkiye'yi mi ‘‘oyun alanı’’seçtiler?

Merkez Bankası'nın döviz rezervlerinin artmasından herkes memnun.

Ancak, bu girişlere dikkat edilmesi, yakından izlenmesi de şart.

Bir günde gelen bu 220 milyon dolar önümüzdeki dönemde çok tartışılacak.

X