Bir gün, nerede o eski İzmirliler? demeyin de...

Haberin Devamı

Daha önce Deniz Sipahi yazmıştı, Çeşme’deki İstanbullular hafta sonu gelince ‘eyvah yine İzmirliler gelecek’ diyorlarmış... Çeşme’nin denizi, kumu, havası çok güzel olabilir, ama unutulmasın ki, bir yeri yaşanır kılan aynı zamanda oranın kültürüdür. Yani aslında beğendikleri sadece doğa değil buraya geldiklerinde aldıkları enerji, rahat ve huzurlu yaklaşım, farklı yaşam kültürü...
Kültür de öyle gelip geçenlerle oluşmaz. Yüzyıllar boyunca o topraklarda, o iklimde, doğada yaşayan insanların o coğrafya ile bütünleşmesiyle oluşur. Zaten bu nedenle kültür, ülkelerin kuzeyi-güneyi ya da doğusu-batısında farklılık gösterir. Ben hangisinin iyi ya da doğru olduğundan bahsetmiyorum, sadece içerisinde büyüdüğümüz alışkanlıklardan, davranış şeklinden bahsediyorum. Biz büyüklerimizden böyle gördük, böyle öğrendik. Bizim hayat şeklimize, insani haklarımıza ve özgürlüğümüze kastetmeyen her türlü kültüre de sonuna kadar saygı duyarız.
Yani o varlıklarından rahatsız olunan İzmirliler, Egeliler olmasa, acaba Çeşme bu kadar rağbet görür mü?
Bu arada, dünyanın en güzel şehri İstanbul’un bugünku durumunu, şikayet nedenlerini ve sıkça duyduğumuz ‘nerede o eski İstanbullular’ deyimini de hatırlatmama gerek yok herhalde...

Haberin Devamı

PAHALILIKTAN ŞİKAYET ETMEYEN YOK
Eskiden İstanbullu arkadaşlarımla çok sık görüşemezdim. Oysa artık tüm yazı birlikte geçiriyoruz. 3-5 yıl öncesine kadar devamlı Bodrum’a giden arkadaşlarım şimdi Çeşme müdavimi oldular. Hatta Bodrum’daki evlerini satıp buradan alanlar var. Başta Çeşme onlara da çok ucuz geliyordu. Restoranların, otoparkların, hatta kuaförlerin ucuzluğuna bile şaşıyorlardı. Ta ki, bu yaza kadar.... Belki siz de okumuşsunuzdur, ünlü bir TV sunucusu gittiği barda gelen bin 700 TL hesaba itiraz edince bin TL’ye inmiş ki ‘içtiğimize göre o da fazla’ demişmiş. Geçen hafta gelen İstanbullu bir arkadaşım ailesiyle gittiği kumrucuda ödediği 120 TL’yi pahalı buluyor. Bir diğeri salaş bir balıkçıda İstanbul’daki lüks restoran parası verdiğini anlatıyor. İki çocuklu arkadaşım plaja gittiklerinde giriş parası üzerine çocuklara birşeyler yedirdiğinde günlük 200 TL ödemek durumunda kaldığını söylüyor. Yani tüm İstanbullu arkadaşlarım Çeşme’nin pahalılığından şikayetçi...
Evet, bu mekanlar sadece 2 ay iş yapıyor, tüm yılın giderini çıkarmaya çalışıyorlar, ama bunun yolu insanları bir nevi sağmaktan geçmemeli. Durum, herşeye ucuz diyen İstanbulluları bile bezdirecek kıvamda... Nasıl ki, Bodrum’dan vazgeçtiler, Çeşme’den de vazgeçiverirler. Bodrumlarına geri dönerler, işte o zaman ‘İzmirli gelmese de olur, bana İstanbullu yeter’ diyen mekan sahipleri de Bodrum’a göç etmek durumunda kalabilir. Ama Bodrum’da işler buradaki gibi gitmeyebilir, çünkü Bodrum’da ucuz kaçış yerleri her zaman var. Oysa Çeşme’de sözleşmiş gibi her yer uçuyor. Hal böyle olunca da biz İzmirliler gibi Çeşme ile gönül bağı olmayanlar kolayca kaçabiliyor.

Yazarın Tüm Yazıları