Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir fetva ve bir iftira

Yaşar NURİ ÖZTÜRK

Önce iftirayı görelim: Gerçek İslam'ı tanımadığı için iyi niyeti ve duyguları din simsarları tarafından sürekli sömürülen Müslüman halkımızdan akıl almaz şeytanlıklarla topladığı paraları, hurafe yağcısı politika ahmaklarından sızdırdığı trilyonlarla birleştirerek şişen ve şimdilerde gücünü Kur'an dışı dinciliği egemen kılmak için seferber eden bir ‘‘modern engizisyon şirketi’’ tarafından el altından bir ‘‘sayfa’’ dağıtılmaktadır. İçerdiği yalan ve iftiralarla bir ‘‘şerefsizlik belgesi’’ olan bu sayfada, benim ‘‘Kur'andaki İslam’’ kitabımda yer alan elliye yakın konu güya eleştirilmekte. Esasta ise saptırma ve iftiralarla bana hakaret edilmektedir.

Sadece bir örnek vereceğim: ‘‘Kur'andaki İslam’’ın 614. sayfasında ‘‘hamr ve hımar’’ kelimelerinin etimolojik-fıkhi yapılarını anlatırken atıf yaptığım İmamı Azam'la ilgili bir tespitim, ‘‘Maskeli Şirk Holding’’in (MAŞİH) ‘‘iftira ve çarpıtma sayfası’’na, benim söylediğimin tam tersiyle geçirilmiş. Yani açık ve tevilsiz bir biçimde iftiraya gidilmiş.

İşin esası şu: Kur'an'da, alkollü içkileri yasaklayan ayette kullanılan ‘‘hamr’’ kelimesinin örfi anlamını alan bazı Hanefi fakihler, o arada İmamı Azam, kelimeyi şarap anlamında değerlendirmiş, şarap dışındaki alkollü içkileri içenlere ‘‘içme cezası’’ uygulanmasını, sarhoş edecek kadar içme kaydına bağlamışlardır. Bu, fıkıhla ilgilenen herkesin bildiği bir gerçektir.

* * *

Ben, ‘‘Kur'andaki İslam’’ 614. sayfada bunu, bir filolojik açıklama yapma zaruretiyle belirtiyorum, ama kitabımın birkaç yerinde, bunun Kur'an'daki yasağın temel esprisine ters düştüğünü de söylüyorum. Kur'an'ın, tüm uyuşturucuları yasakladığını ben yıllardır hep yazıp söyledim. Gelin görün ki, MAŞİH'in haysiyet fukarası iftiracıları, Hanefi fakihlerden naklettiğim görüşü bana mal ederek dinleri olan ‘‘iftiracılık’’ adına büyük bir ‘‘ibadet’’ (!) daha icra ediyorlar. Benim tespitim, bakın ne şekle dönüştürülmüş: ‘‘Kur'andaki İslam yazarına göre, sarhoş etmeyecek kadar içilebilir!’’

İftiranın böylesi alçağına tenezzül etmek, ancak MAŞİH'in onursuz uşaklarından beklenebilir!.. Gerçek bir dindar böyle bir zulüm işlemez. Bunu geçelim.

Gelelim fetvaya: Hanefi fıkhının, alkollü içkilerle ilgili hâkim tavrını kısaca gördük. Bu tavır, Osmanlı İmparatorluğu'nun temel dört fetva kaynağından biri olan ve imparatorluğun en uzun hizmetli şeyhülislamı Çatalcalı Ali Efendi (ölm. 1692) tarafından kaleme alınan ‘‘Fetâvây-ı Ali Efendi’’de gündeme getirilmiş ve daha açık ifadelerle yeniden ‘‘fetvalaştırılmış’’ bulunmaktadır. Ali Efendi, ünlü fetvasını, ‘‘vişnab’’ diye anılan vişne likörü ile ilgili olarak vermiştir. Ünlü ‘‘Fetâvâ’’da Ali Efendi aynen şöyle diyor: ‘‘Vişnab dimekle mâruf olup müskir olan şerbetin sekir virmeyecek miktarın telehhi kasdınsız içmek helal midir? Elcevap: İmamı Azam ve İmamı Ebu Yusuf katlarında helaldir. İmamı Muhammed katında haramdır. Fi zamanina İmamı Muhammed kavliyle ifta ihtiyar olunmuştur.’’ (Bk. Fetâvâ, İstanbul, 1305 baskısı, 2/326)

Ali Efendi'nin fetvalarından aldığımız kısmın günümüz Türkçe'siyle ifadesi şu: ‘‘Vişnab diye bilinen sarhoş edici içkinin, sarhoş etmeyecek kadarını, eğlence kastı olmaksızın içmek haram mıdır? Cevap: İmamı Azam ve İmamı Ebu Yusuf'a göre haram değildir. İmamı Muhammed'e göre haramdır. Zamanımızda, İmamı Muhammed'in görüşüyle fetva vermek tercih edilmiştir.’’

* * *

Açılmışken söyleyelim de MAŞİH'in echel bezirgânları da öğrensin: Bir iddiaya göre telehhi (eğlence) kastı olmaksızın (her ne demekse) şarap dışındaki içkilerden, hatta bazılarınca şaraptan içmek haram değildir. Fıkhın devlerinden biri olan Şâtıbi (Ölm. 790/1388) ünlü eseri ‘‘el-I'tısam’’da (Bk. 2/46-47 ve 88-89) bu konuyu tartışmakta ve şöyle demektedir: ‘‘Bunu yapanlar, 'Biz lehv (eğlence, cümbüş) için değil, nef (yarar) için içiyoruz' derler. Bazı Müslüman filozoflar, o arada İbn Sina da bunu yapanlardandır...’’ Şâtıbi, bunu yapmayı ‘‘bidat’’ olarak niteliyor, ama İslam adına açıkça ‘‘haram’’ ilan etmiyor. Şeyhülislam Ali Efendi de aynı tarzda davranıyor.

Fıkıh otoritelerinin söylediği bu. Ben bunu Kur'an'a ters bulduğumu defalarca belirttim. MAŞİH'in onursuz bezirgânları ise bana, yaptığımın tam tersini isnat ederek halkı iğfal etmeye çalışıyorlar. Kur'an'ın buyrukları yerine, şeflerinin hezeyanlarını ‘‘din’’ yapmak için mücadele eden ve bunun finansmanını da aldatılmış halka yaptıran ‘‘Kur'an dışı bir zihniyet’’, Allah korkusu taşıyanlara yakışır bir biçimde elbette davranamaz.

MAŞİH'e ve onun dümenine destek veren gafillere veyl olsun! MAŞİH'in iftiracılarını eleştirdiğimizde bunu ‘‘Müslümanları tenkit’’ diye ananlara da yazıklar olsun! Ve gerçek Müslümanlara selam olsun!..













X