Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir etik kurul olarak RTÜK

RTÜK’ü, medya ile ilgili bir etik kurul olarak niteleyebiliriz.

Başta aile, kadın ve çocuklar olmak üzere, toplumu olumsuz yayınlardan koruma amacıyla faaliyet gösteren RTÜK, bu dönem de bu alanda çok şey yaptı.

Ağzından, sabah saatlerindeki kadın programlarını sunanların evli olmamasının sakıncalarını dahi öğrendiğimiz RTÜK Başkanı Zahid Akman, bu nedenle o programları sunanları evlenmeye teşvik ettiğini açıkladı, bir evliliğe de canlı yayında şahitlik yaptı.

Ancak aynı Akman, bugün garip bir para trafiğine aracılık etmekten, kooperatif yolsuzluğuna, mal varlığı üzerinde doğan şüpheye kadar birçok konuda ciddi bir yargı süreci ve etik sorgulama ile karşı karşıya.

Hadi kabul, bunlar parasal ilişkiler diyelim.

BAŞKANA BAK ÜYEYİ AL

Ya üye Mehmet Dadak’ın durumu karşısındaki tavrına ne diyeceğiz?

RTÜK üyesi, görevli gittiği ilde odasına hayat kadını alıyor, kadının konaklama parasını ise "RTÜK ödesin" diye faturalıyor.

"Bir etik kurulu üyesinin özel tercihi" deyip es geçsek bile, bu keyfin parasının vatandaşın kesesinden ödenmesini engellemek kimin görevi?

Eminim RTÜK muhasebesi gerekli uyarı ile faturayı Başkan’ın imzasına sunmuştur; böyle olunca da bu imza bilerek atılmıştır, diyebiliriz.

Böylesi bir faturaya onay vermek, olaya göz yummak etik mi?

"Bu üye rakip partinin kontenjanı, belki bir gün kullanırım" diye düşünülmüşse ayrıca ayıp ve de tesadüfe bakın ki, üyeyle ilgili haber, olaydan bir yıl sonra Akman’ın tartışıldığı günlerde, RTÜK’ten sızdırılıyor.

Tencere dibin kara, seninki benden kara misali. Sızdırmanın hangi kademeden olduğunu söylemeyeyim; ama haber, hükümete yakın bir gazeteye uçuruluyor; sonra pişman olunuyor.

"Bu gazete yanlış tercih" denilince yine RTÜK’ten etkili bir isim, yakından tanıdığı o gazete yöneticileri nezdinde devreye giriyor.

Haber yayını o gazetede engelleniyor, biz de bu etik dışı davranışla ilgili bilgi ve belgeleri bir başka gazeteden okuyoruz.

İŞE UÇAKLA GİDİLİR

Başkanın durumu malum; üye ise kendini seçen siyasilere, "Beni temize çıkaracak belgeleri açıklayacağım" demesine rağmen henüz gereğini yapmadı.

Biz beklemeye devam edelim de dışarıdan baktığımızda birbiri ile bu kadar kavgalı olduğunu sandığımız üyeler içeride ne yapıyor?

RTÜK üyelerinin diğer bağımsız kurullara oranla daha düşük maaş aldıkları söylenir ya, iyi güzel de şu yurtdışı gezilerini bir açıklasalar görsek; ayda kaç gezi yapılıyor, ne kadar harcırah alınıyor bilsek.

Davetli sıfatıyla gidilen gezilerde pek masraf olmadığı halde tam harcırah alınması da bu yönetim döneminde, oy birliği ile kararlaştırıldı.

RTÜK üyelerinin bazıları, merkezin Ankara’da olduğunu bilerek aday oldu; ama evlerini taşımaktansa mutabakatla güzel bir formül buldular. İstanbul’da görevli gösterildiler; böylece, hem işe geliş-gidişlerinde ulaşım aracı olarak uçak kullanmaları hem de harcırah almaları sağlandı.

Üyelere 4 bin 500 YTL’ye kadar kira ödeneğinde de tam mutabakat olduğu için soluğu aynı sokaktaki evinin yanındaki dairede alan üyeler gördük. Söylenecek laf yok; varsa o da kendilerini seçen siyasetçinin olmalı.
X