Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir dolara marka kravat

<B>BİR süre önce, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen,</B> Türkiye’nin dış ticaretindeki son gelişmelerle ilgili bir konferans vermek üzere, <B>Gazi Üniversitesi </B>İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ne gelmişti.

Tüzmen, konuşmasının bir bölümünde, Çin’deki gelişmeler ve bunun Türkiye’nin dış ticaretine ve ekonomisine olan etkilerine değindi. Tam o sırada, yanımda oturan Tüzmen’in danışmanı, kulağıma eğilerek;

- Hocam, kravatıma bakar mısınız, nasıl buldunuz?

Dikkate baktım, elimle de kontrol ettim, ‘Çok güzel bir kravat’ dedim.

Bunun üzerine, kravatın arkasını çevirip markasını gösterdi. Dünyaca ünlü bir markaydı. ‘Markasından belli’ diyerek, güzel bir kravat olduğunu tekrarladığımda;

‘- Hocam, bu kravatı Çin’den aldım. Fiyatı bir dolar. Bu fiyata, böyle bu kadar güzel kravatları görünce, dayanamadım, bir kısmı kendime, bir kısmı da arkadaşlara olmak üzere 15 tane aldım ve 15 dolar ödedim...’ dedi.

Doğrusu, inanılacak gibi değildi. Türkiye’de ve yabancı ülkelerde 100 dolar civarında satılan ünlü marka kravat, markası korsan bir şekilde kullanılarak Çin’de imal ediliyor ve sadece bir dolara satılıyordu.

Düşündüm, bu kravat ve benzerleri, Türkiye’de, bırakın bir doları, 5 dolara bile satılsa kapışılırdı...

KOT İHRACATÇISI VE ÇİNLER

Türkiye’de kot imal edip, yurtdışına ihraç eden bir ahbabıma bu kravat olayını anlattım. Yanıtı ilginçti;

‘- Hocam, o da birşey mi? Asıl benim başıma gelenleri dinleyin. Türkiye’de imal ettiğim kotları, Rusya’ya, tanesi ortalama 10 dolardan ihraç ediyordum. İhracatım, aylık 1 milyon doları aşıyordu. Bir gün, Rusya’dan mal sattığım firmanın yetkilisi aradı. ‘
Aynı kotları, Çin’den Rusya teslim, 5 dolara satıyorlar. Mecburen, Çin’lilerin malını tercih ediyoruz. Artık sizden mal alamayacağız.’ dediler. Uçağa atlayıp Rusya’ya gittim. Anlatılan olay doğruydu. Rusya teslim 5 dolara kot vermem mümkün değildi. Çünkü, Türkiye’deki maliyetlerim TL. olarak sürekli artıyor. Buna karşılık, elde ettiğim dolar, TL. olarak sürekli düşüyordu...’

Türkiye, bir pazarı daha, Çinlilere kaptırmıştı. Çin mallarındaki ucuzluğun sırrı şu; Çin firmaları, devlet tarafından destekleniyor. Ücretler, vergiler ve enerji maliyeti düşük. Dünyaca ünlü markalar taklit ediliyor ve orjinallerinin beşte biri fiyatına satılıyor. Mallar, faturasız ya da düşük tutarlı faturayla satılabiliyor bu da gümrük vergisi ve KDV maliyetini aşağı çekiyor. İmalatçı ihracatçı tanıdığıma ‘Peki, ne olacak bu durum?’ diye sorduğumda, yüzünü buruşturup kafasını sağa sola salladı ve ‘Asıl tehlike gelecek yıl kotalar kalkınca’ diyerek, umutsuzluğunu belirtti.

İLGİ BEKLENİYOR

Çin malları istilası, Türkiye ekonomisine şimdilik 6-7 milyar dolar zarar veriyor. Bu arada istihdam olumsuz etkileniyor, fabrikalar kapanıyor, vergi kaybı doğuyor, kayıtdışı ekonomi büyüyor.

İhracatçı, iki yıldır ciddi sıkıntılar yaşıyor. Dövizin düşmesi nedeniyle, yurtdışından düşük fiyata hammadde ya da mamul madde ithal edip, Türkiye’deki imalatında kullananların fazla bir kaybı yok. Hatta avantajlılar. Ancak, hammaddeyi Türkiye’den alan, sürekli olarak işçilik, enerji, hammadde vs. maliyetleri artan imalatçının da, ihracatçının da durumu içaçıcı değil.

Adamın biri, çocuklarına sürekli olarak ‘Hastayım, hastayım’
diyor, ancak çocukları inanmadıkları için ciddiye almıyorlarmış. Adamcağız anlamış ki ölecek, bir arkadaşını çağırıp, mezarını yaptırmasını ve mezar taşının üzerine de verdiği sözü yazdırmasını istemiş. Bir süre sonra adamcağız ölmüş. Çocuklar, mezarlığa gittiklerinde, mezartaşının üzerindeki sözleri okumuşlar.

‘Yıllardır öleceğim, öleceğim dedim, inanmadınız. Nasıl şimdi inandınız mı?’

İhracatçılarımızın son zamanlardaki durumu da bu fıkrayı anımsatıyor...
X