"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Bir dinozorun anıları

Doğan HIZLAN

Mina Urgan 'ın Bir Dinozorun Anıları'nı okurken, anı türünün güzelliğine, içtenliğine, çekiciliğine bir kez daha kapıldım.

Kimi anıları neden sever insan bilir misiniz? Düşünceleriniz uyuştuğu, üstüste oturduğu için. Öznel bir yakınlık duydum anılarla kendi aramda.

Mutlu evliliklerin azlığı görüşüne katılırım, insanların birbirini özlemesi için de araya süreler, mesafeler konulmasının gerekliliğine.

O, bir uzak yol kaptanıyla evlenmek istermiş, ben de o tür mesleklerden biriyle evlenebilirdim ancak.

İçkinin insanı rahatlattıktan sonra, bayağılaştırmasının çirkinliğine o da, benim gibi tahammül edemiyor.

Sermestliğe evet, bedmestliğe hayır.

Bir Dinozorun Anıları'nın bence en güzel bölümü, ihtiyarlığa, hayata dair notları.

Bu bölüm, mantıkla duyarlığın birbirini azat etmediği, en yüksek edebiyat tadı düzeyinde seyreden yazı şaheserleri.

M*ına Urgan, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden emekli oldu. Shakespeare ve Hamlet incelemesi, beş ciltlik İngiliz Edebiyatı Tarihi, Virginia Wolf ve D.H.Lawrence kitaplarının yazarı.

Aile çevresinin çocuğu belirleyici özelliğini biliriz, annesi Şefika Hanım'ın kişiliğini özellikle dikkatle okudum.

Çocuklukta başlayan bir zeka, direnç, hayata karşı dayanıklılık. Bu zırhları ihtiyarlık yenemez.

Neden aslında Urgan'ın tuzağına düşüp de, ben de ihtiyarlık sözünü kullanıyorum?

O dinozorların en genci, en çalışkanı.

***

URGAN'ın anılarından babasıyla ilgili bölümü okursanız, anıların gerçekliği konusunda bir düşünceye sahip olabilirsiniz:

‘‘Anılarıma başlarken, her şeyden önce, gençliğin bir mutluluk, yaşlılığın ise bir mutsuzluk dönemi olduğu mitosunu yıkmak istiyorum. Gençliğin mutluluğu, gençlerin kendileri dışında nerdeyse herkesin inandığı koca bir yalandır.’’

Anıların beni ilgilendiren yanı sahihliğidir, bir de zalim bir ironi, hem yazara, hem yazarın anlattığı kişilere yönelmiş.

Urgan babasını şöyle anlatıyor:

‘‘Babamın şiirlerini okuyunca, fena halde bozuldum. Adalar Şairi diye bilinen Tahsin Nahit hiç de iyi şair değil. Ama ne yapsın ki zavallı delikanlı? İnsan Türk şiirinin en berbat grubuna yani Fecriâti'ye bağlanınca, kötü şairliğe mahkumdur nasıl olsa.’’

Necip Fazıl ile Ahmet Haşim portreleri ustaca yazılmış.

Halide Edip Adıvar, Namık İsmail, Yahya Kemal, Behice Boran, Abidin Dino, Arif Dino, Sait Faik'i de bu anılar içinde ondan tanıyın.

***

SEKSEN iki yaşında, hayatın güzelliğini anlatan ama koşulsuz aptalca bir mutluluğu savunmayan anılar.

Ben çok şey öğrendim yaşamaya dair.

(Bir Dinazorun Anıları, Mîna Urgan, Yapı Kredi Yayınları)













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI