Teknoloji Haberleri

TEKNOLOJİ

    Bir dilim ekmek lütfen

    Hürriyet Haber
    02.02.2011 - 10:08 | Son Güncelleme: 02.02.2011 - 10:10

    Son günlerde TV ekranlarında gördüğümüz seller, Dünyanın başına gelecek büyük bir felaketin işaretidir.

    Bu makalede küresel ısınmanın neden olduğu olağandışı iklim değişikliklerinin bir özeti verilecektir. Ülkemiz iklim değişikliklerinden en fazla etkilenecek  hassas bir coğrafyada bulunmaktadır.     Tropikal bölgelerdeki çok küçük sıcaklık artışları bile tarımsal üretimde ciddi düşüşlere neden olacağı tahmin edilmektedir. Tarım için en uygun sıcaklık 25-30 santigrat derece olarak kabul edilmektedir. Küresel ısınma tropikal bölgelerde sıcaklığı 40 dereceye kadar yükseltecektir. Yer yer bu tahminlerin gerçeği yansıttığı görülmektedir. Esasında ülkemiz 2007 yılında yaşanan kuraklığın tarımsal üretim düşüşüne neden olduğunu yaşayarak öğrenmiştir. Güney ve kuzey yarı kürede belli enlemlerin üzerinde yer alan bölgelerde tarımsal üretimin arttığı gözlenmiş olsa bile bunun sürekli bir rejim olduğunu iddia etmek olası değildir.

    Dünya nüfusunun %22’si toplam tahıl üretiminin %24’nü gerçekleştirmektedir. Yani tarım ile 1,5 milyar insan geçim kaynağıdır.  Dünyanın en fakir ülkelerinde tarım yapılan alan,  toplam tarımsal alanın %40’ı kadardır. Dünya en fakirlerinin %75’i bu ülkelerde yaşamaktadır(FAO World Agricalture report,2003,Bruinsma). Günde bir dolar ile geçinmek zorunda bırakılmışlardır. Gariplerin başka bir işte çalışma olanakları da yoktur. Bir lokma ekmek için yaşamlarını tehlikeye atarak gelişmiş ülkeler göç etmeye çalışırlar, denizlerde boğulurlar, Sınırlarda hayvan muamelesi görürler. Bu sayıya Anadolu’nun zavallı çiftçileri de dâhildir. Ülkemizde de günde birkaç dolar ile geçinen insanların sayısı ihmal edilebilecek bir miktardır. Ancak onlar neden bu zavallı hale düşürüldüklerinin farkında bile değillerdir. Küresel vahşi kapitalimin bu çaresiz insanlara günde birkaç dolar layık görmektedir. Bu rakamları birleşmiş milletler/images/100/0x0/55ea49f5f018fbb8f8763a33 yayınlarından elde etmek olasıdır.
      
    Gerçekten dünya aklını kaçırmıştır

    Orta ve üst enlemlerde yer alan bölgelerde küresel ısınmanın, tarımsal üretimi bir miktar artıracağı ve çeşitlendireceği tahmin edilmektedir(ABD, kuzey Avrupa, Avustralya, Sibirya ve Çinin bazı bölgeleri). Ancak sıcaklık artışı bu hız ile devam ederse tarımsal üretim bir tepe yaptıktan sonra çan eğrisinde olduğu gibi hızla düşecektir. Tarımsal üretim bakımından iklim değişiklikleri dünyanın başına çok işler açacak. İnsanlar gerçekten bir dilim ekmeğe muhtaç olacaklar. Dünya genelinde sıcak hava dalgaları ve seller, su baskınları büyük bir olasılıkla tarımsal üretimde düşüşlere neden olacaktır. Günlerdir TV ekranlarında görüntülenen su baskınları dünyanı yakın bir gelecekte bir dilim ekmeğe muhtaç olacağının işaret etmektedir.

    Günümüzde 800 milyon insan açlık çekmektedir. Yetersiz beslenmeden, sadece Afrika’da senede yaklaşık 4 milyon insan ölmektedir. Sıcaklık 2 santigrat derece artarsa senede açlıktan öleceklerin sayısı 30-200 milyon, 3 santigrat derece artarsa 250-500 milyon arasında olacaktır. Özellikle Güney doğu Afrika Hindistan Irak’ta sıcak hava dalgaları toplu ölümlere neden olacaktır.(Bakınız The Stern Review,2006 sayfa 88) Bunlar tüyler ürpertici rakamlardır. Asırlardır bu zavallı kıtayı sömüren Avrupalı ve Amerikalılar, ya bu ülkelerin başına kendileri ile uyumlu çalışan zalim diktatörler getirmektedirler, yâda onları birbirlerine düşürüp katliamlara seyirci kalmaktadırlar.

    Güney ve kuzey kutup buzullarının sıcaklık artışı karşısında ne miktarda eridikleri, durumun devamı senaryoları altında, iklim bilimcileri tarafından hesap edilmiştir. Buzulların erimesi okyanus ve iç denizlerdeki su miktarını artıracaktır. Ayrıca ısınan suyun genleşmesi suyun hacım olarak büyümesi sonucunu doğuracaktır. Bilindiği gibi ısınsan her madde su da dâhil genişler. Bu etki hacmi sabit olan yerküre üzerinde kıyıların sular altında kalmasına neden olacaktır. Dünyanın en verimli ovaları artık bizler için besin üretmeyecektir. Kıyılarda yaşayan çok sayıda insan iç bölgelere göç etmek durumunda kalacaklardır. Çukurova’nın veya Bafa ovasının sular altında kalmasını aklınız alabiliyor mu?

    Küresel ısınma ve iklim değişiklikleri sadece kuraklık meydan getirerek problem yaratmıyor; ayrıca pollenlemeyi de etkiliyor. Polen tarım üretimi sürekliliği için temel biyolojik olaylardandır. Toprağın verimliliği içinde yaşayan mikroorganizmaların zenginliği ile orantılıdır. Solucanlar ve kurtların atıkları toprağın verimliliğini artıran biyolojik gübrelerdir. Sıcaklık artışı aynı zamanda biyolojik gübrelemeyi dolayısıyla toprağın doğal verimliliğini de düşürmektedir. Tarımsal üretim için yağışların azlığı ne kadar problem ise seller, yani kontrolsüz yağışlarda o kadar problemdir. Selleri mahsulleri alıp götürdüğüne sık sık şahit oluyoruz.

    Sıcak hava dalgaları orman yangınlarının başlıca nedenleri arasında sayılmaktadır. Örneğin 2003-2007 seneleri arasında tekrarlanan sıcak hava dalgaları aynı senelerde, İspanya, Portekiz, Fransa, Yunanistan ve Türkiye gibi Akdeniz ülkelerinde orman yangınlarına neden olmuştur. Yanan her ağaç kontrol altına alınamayan su demektir. Kontrol altına alınamayan su ise, baskınlar ile kayıp hanesine yazılan değerdir. Fosil yakıtlar atmosferdeki NO2 azot dioksit oranını da artırır. Güneş ışınları ile NO2 etkileşmesi ile oluşan kimyasal reaksiyonlar sonucu O3 ozon oluşur. Ozon yoğunluğu milyon parçacık başına 30 parçacığı geçerse toksin etki yapar ve çiftçinin yetiştirdiği ürün tarlada telef olur Görüldüğü gibi küresel ısınma sadece toprak su etkileşmesi ile değil diğer etkiler ile de insanı bir dilim ekmeğe muhtaç kılacaktır.

    Küresel ısınma insanları sadece bir dilim ekmeğe ve bir bardak suya değil bir soluk nefes de muhtaç edecektir. İnsan sağlığı ve iklim arasında hassas bir ilişki mevcuttur. Son elli sene içinde gelişmiş ülkelerde insan ömrü gerçekten uzamıştır. Buna karşın bazı bölgelerde aksine ya uzamamış yâda kısalmıştır. Bir başka değişle sağlık da eşitsizlik vardır. Vahşi kapitalizm, insanların en doğal yaşama haklarını dahi tanımamaktadır. Kentlerin gece kondu bölgelerinde salgın hastalıklar kol gezmektedir. Sıcak hava dalgaları ve su sıkıntısı ölümcül hastalıkların temel nedenidir. Gerek sıcak hava dalgaları gerekse su sıkıntısının kaynağı küresel ısınmadır. Yani CO2 emisyonunu kontrol altına almadan yapılan endüstriyel üretimdir. Kimi tropikal bölgelerde küresel ısınma sıcaklığı insanın tahammül edebileceği sınırların üstüne çıkartmıştır. İnsanların bu bölgelerde artık yaşama olanağı yoktur. İklim değişiklikleri zengin ve yoksul ülkeler arasında sağlık hizmetleri dağılımı bakımından da eşitsizliklere neden olmaktadır. Yeterli temizlik olanakları olmayan bölgelerde sadece ishal ve sıtmadan den senede 150000 kişi ölmektedir. Bu istatistik WHO(World Health Organization) den alınmıştır. Günümüzde 450 milyonu Afrikalı sıtmadır ve senede bir milyon insan sıtmadan ölmektedir

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı