Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir demet maydanoz

TÜRKÜ yarışması ve ben...<br><br>Üstelik jüri üyesi olarak...

Bu piyasadaysanız büyük konuşmayacaksınız. Piyasa dediğim, müzik, televizyon, sinema, basın dünyası. Bunlardan birine burnunuzu soktunuz mu artık ‘Bir demet maydanoz’ oldunuz demektir. Bundan böyle her şeyin üstüne konmanız kaçınılmazdır.

Onun için kimseyi ayıplamayacaksınız.

‘Her taşın altından çıkıyor.’

‘Ne anlar bu işten’
falan demeyeceksiniz.

Sizin de aynı duruma düşmeniz an meselesidir.

Ben düştüm nitekim.

Bir bakıyorum oyuncuyum, bir bakıyorum sunucuyum, bir bakıyorum jüri üyesiyim, şuyum, buyum.

Teklif getirenlere ‘Ne alaka?’ diye sorası gelmiyor insanın. Bu soruyu başkaları arkanızdan dedikodu yaparken soruyorlar.

‘Uygun gördüklerine göre bir bildikleri vardır’ diye mi düşünülüyor artık, yoksa zaman içerisinde iyice havaya girip ‘Dikiş de dikerim, Ay’a da giderim, memleketi de yönetirim, gerekirse ameliyat da yaparım’ gibi bir hisse mi kapılıyor insan.

Allah sonumuzu hayır etsin; ileride malum hastanelerden birinin bahçesinde ‘Ben cumhurbaşkanıyım, padişahlık etmişliğim de vardır, aynı zamanda peygamberim’ diye dolaşmak da var.

***

Gelelim benim jüri üyeliğime...

Bilmiyorum, ‘Kanal D’de her salı akşamı canlı olarak yayınlanan ‘Bu Toprağın Sesi’ isimli yarışma’ diye açıklamada bulunmama gerek var mı?.. Seyrediyor olduğunuzu umuyorum. Hiç olmazsa rastgelmiş olmalısınız.

Gerçi biz programı sizden saklamaya çalışıyoruz(!) Yani ‘Hiç rastlamadım’ deseniz şaşırmam. Üstelik program amacına ulaşmış olur(!) Dediğim gibi niyetimiz programı size çaktırmadan sürdürüp, nihayetlendirmek(!)

Fakat içinizde ‘uyanıklar’ varsa o da onların başarısıdır artık.

Yani demek istiyorum ki, program gece yarısı başlayıp sabaha karşı bitiyor. Bunda Beyaz’ın sunucu oluşunun bir payı var mı bilmiyorum. Kanal, ‘Seyirci Beyaz’ı gözünden uyku akmadan seyretmeye alışık değil’ diye düşünüyor olabilir.

Ya da çarşamba akşamına kaydırmak istiyor olabilirler programı... Hepimizi alıştıra alıştıra, yavaş yavaş yapacaklar bunu zahir. Her hafta biraz daha sarka sarka bir bakmışız çarşamba akşamı makul bir saate oturmuşuz! Hadi bakalım, inşallah!

***

Bir kez daha jüri üyeliğim konusuna geliyorum... Fakat yerim bitti. Bu durumda şu kadarını söyleyeyim, herhalde ben de senelerin ses sanatçısıyım di mi? Hiç olmazsa detone olduğunu anlarım birinin... İyi okuyanı, kötü okuyanı ayırırım. Gerçi benim ‘detone’ dediğimi halk birinci seçti geçen hafta, o ayrı konu.

Sizlere jüri üyesi arkadaşlarımdan da bahsetmek istiyordum aslında.

Jürinin başı, hocaların hocası, ustaların hası, yarışmacı evlatlarının babası, orada bulunuşu en anlamlı Arif Sağ’dan...

Bencileyin maydanozgillerden Ali Atıf Bir’den...

Halkın bizi takmadığını baştan kavramış ve kabullenmiş olduğundan arada mikrofon arıza yapıp öttüğünde bile otomatik olarak ‘Bayıldım’ diyen Levent Kırca’dan...

Bir dahaki sefere uzun uzun anlatırım inşallah.

MIŞ-MUŞ

Ramazanda dilenci sayısında patlama olmuş.

‘Aç açın halinden anlar’ diye düşünüyorlar herhalde.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 6. kez baba olmuş.

Bu devirde... Olsa olsa ‘Hastaneler hazır elimizin altındayken’ fikriyle olmuştur.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI