"Nedim Bubik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nedim Bubik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nedim Bubik

Bir çukurun anlamı olur mu bunu en iyi düşen yorumlar

Bir çukuru en iyi düşen yorumlar

İZMİR’in en usta objektiflerinden, çalışma arkadaşım Turan Gültekin, geçen 19 Mayıs’ta talihsiz bir kaza geçirdi, ucuz atlattı. Israr ettim, yaşadıklarını anlattı ve yorumladı... Söz Turan’ın:
“BİR çukurun anlamı olabilir mi? Olursa nedir? Düşünmediyseniz, okuduktan sonra bir düşünün istedim.

Genç görünsem de yaşını almış biri sayılırım. Şimdiye kadar öğrendiklerimden ikisini kendi merakım ve çabamla öğrendim. Bisiklete binmek ve yüzmek. Ne kimse arkamdan tuttu, ne de beni yüzme kursuna gönderdi. Düşe kalka, bol bol su yuta yuta, bazen boğulmanın eşiğine gelerek öğrendim. Yaklaşık 35 yıldır bisiklete binerim. Bisikletin çocuk işi olduğu zamanlarda bile ‘Ölene kadar bisikletsiz kalmayacağım’ derdim. Otomobil kullanmaktan da, motor kullanmaktan da daha farklıdır bisiklet. İnsan mekaniğiyle basit bir zincirle iki tekerleğin mükemmel uyumudur. Uzatmayayım çukuru anlatayım.

Bir çukurun anlamı olur mu bunu en iyi düşen yorumlar

Keyifle başladık ama

Haftanın en az iki, üç akşamı Karşıyaka’da biniyorum, fırsat bulduğumda da uzun yola çıkıyorum. Bu arada hemen vurgulayayım. Kasksız, eldivensiz, ışıksız çıkmam. Hele yanımda biri de oldu mu doyulmaz gezmeye. Yaklaşık bir ay önce bir pazar günü DHA’daki bisikletsever arkadaşım Ahmet Sayar ile çıktık. Bostanlı’da buluştuk, bisiklet yolundan Mavişehir’i geçtik. Ahmet, İnciraltı tarafına gitmeyi önerdi. Bostanlı’dan arabalı vapurla İnciraltı’na geçtik. Keyifli bir pazar gününe daha da keyif kattık. Sağolsun belediye, sahile Güzelbahçe’ye kadar bisikletle gidilebilecek yol da yapmış. Niye kullanmayalım? Kent Ormanı, İnciraltı, Sahilevleri, Narlıdere’de otobanın alt yolu, Güzelbahçe Sahil Yolu derken oyalana oyalana balık haline geldik. Bir saate yakın orada oturduk, bir şeyler yedik, sonra da dönüşe geçtik. Zaten ne olduysa ondan sonra oldu.
Sahilin Güzelbahçe bölümünde Maltepe Askeri Lisesi Kavşağı’nın oradan geçerken genişliği en fazla 4 metre olan bandın ortasına sıralanmış, şekillerinden ağaç dikmek için açıldıkları belli olan yaklaşık 10 çukur dikkatimi çekmiş, hatta Ahmet’e dikkat etmeyen birinin düşebileceğini bile söylemiştim. Başıma geldi. Çukura düştüm. Sağ kolum dirsekten yaralandı. Yaralanma derken, dışardan bakarsan bir şey yok. Ancak dirsekteki yumuşak dokuda zedelenme var. İki kolu yan yana getir, sağ dirseğe sanki yumurta sıkıştırmışsın gibi.

Çocuklar önüme çıkınca

Nasıl oldu anlatayım. İzmir’den Güzelbahçe yönünde gidiyorsanız çukurlar kaldırımın kenarından başlıyor, sahil boyunca ilerliyor. Son çukurdan sonra keskin bir viraj var. Güzelbahçe’den geliyorsanız önce keskin viraj, döner dönmez de ilk çukur. Kaç kaçabilirsen. Bana da aynısı oldu. Ben deniz kenarında, Ahmet ise sağımda biraz arkamdaydı. Deniz kenarında oturan üç küçük çocuk hareketlenince zarar vermemek için biraz sağa kaydım, aynı anda viraja ve çukurun içine... Ön tekerlek takıldı, çıkamayınca dirseğimin içinin üzerine düştüm. Biraz oturup dinlendim, kaskımın altındaki bandanayla kolumu boynuma sabitledikten sonra da arka tekerleği kırılmış, ön tekerleği yamulmuş bisikletimi elime alarak 112’nin merkezine gittim yürüyerek. Sonra da ambulansla Dokuz Eylül Acil’e. Film, MR derken kırık olmadığı ortaya çıktı. ‘Ucuz atlatmışsın’ diyebilirsiniz, ama öyle değil. Zira doktorun tabiriyle, kırılsaydı bir-iki ayda düzelecekti. Ama yumuşak doku zedelenmesi en az altı ay. Sağ kol. Yazı yazmak, fotoğraf makinesi tutmak, yemek yemek, kısacası her şey için... İlk iki hafta boyun askısıyla dolaştım. İki haftadır dirseklikle...


Herkes şanslı olamaz

Çukurun anlamına gelince... Sizce denizin dibine dikilecek ağaç tutar mı? Tutacağını varsayalım... İki tarafı da keskin viraj olan bir noktaya ağaç için çukur yeri neden ayrılır? Genişliği en fazla dört metre olan sahil bandı, her yaştan vatandaş yürümek, oturmak, koşmak, bisiklete binmek için kullanırken, hele ki yanıbaşında koskoca bir çimenlik varken niye ortasından bölünür? Çimenliğin köşesine ağaç dikilse olmaz mı? Hadi bunların hepsi oldu diyelim. Ağaç dikildi, tuttu, büyüdü, serpildi, gölgesinden insanlar yararlandı.... Peki ya ağaç dikene kadar o çukurları doldurmak, çevresine şerit çekmek kimsenin aklına gelmez mi? Ben bisikletle düştüm, ucuz atlattım... Daha kötü de olabilirdi, kafamı çarpabilirdim, kask olmayabilirdi. Ya bir gece vakti gezen yaşlı biri görmeyip düşse benim gibi ucuz atlatabilecek miydi? İşte çukurun anlamı, anlamsızlığı buradan geliyor. Fotoğraflara bakın bana hak vereceksiniz.

Bir çukurun anlamı olur mu bunu en iyi düşen yorumlar

X