Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir bu eksikti

Serdar TURGUT

Türkiye beni şaşırtmaya devam ediyor. Zaman zaman düşünüyorum acaba problem bende mi yoksa memlekette mi diye. Ben de çok sağlıklı sayılmam akıl açısından ama memleketin durumu da pek parlak değil, bu kesin.

Okuyucular zaman zaman bana yazı konularını nasıl bulduğumu soruyorlar.

Çoğu insan her gün mizahi bir konu bulmanın zor olduğunu düşünüyor.

Öyle düşünmeleri de benim işime geliyor, çünkü her gün mesai saatinin bitiminde benim de ‘Öfff amma da yoruldum’ diye konuşma hakkım doğuyor böylece.

Arada bir de insanlara ‘Siz kolay mı sanıyorsunuz her Allah’ın günü yazı yazmayı' diye hatırlatmalar yapıyorum.

Aldığım cevap hep ‘Gerçekten kolay değil, bravo vallahi’ oluyor.

Bu kandırmacayı sürdürüp duruyorum.

Ama aslında iş hiç de göründüğü kadar zor değil.

Her gün yazı konusu çok rahatlıkla buluyorum.

Kaynağım da Hürriyet Gazetesi.

Benim bir teorim var. Bu gazeteyi her gün dikkatle okuyan her insan minimum zekâ seviyesine sahip olsa bile kısa süre içinde dünya standarlarında mizah yazarı olabilir.

Yapacağı tek şey var. Bizim gazetede normal haber olarak yer alan bir haberi alıp kendi köşesine aynen koyduğu takdirde dünya çapında mizahi yazı da kendiliğinden yazılmış olur.

Ben her gün bizim gazetede bu tür en azından birkaç haber buluyorum.

Ya bizim yazı işleri müdürleri bana sürekli yazı konusu sağlamak için mahsustan yaptırıyorlar bu haberleri, ya da memlekette durum gerçekten abuklaşmış durumda.

Ben ikinci olasılığın daha güçlü olduğunu düşünüyorum. Çünkü bizim yazı işlerinin bana yardımcı olmayı düşünmesi kesinlikle mümkün değil.

* * *

Örneğin alın şu 29 Aralık 1998 Salı tarihli Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanan haberi:

Başlık: ‘Yanlış Oruç Bozduran Topçuya Zam’

Şimdi haberi aynen aktarıyorum, yorumları sonra yapacağım:

‘‘Rize'de, 3 yıl önce ramazan topunu erken ateşleyerek oruçlulara erken iftar yaptıran ve kazaya uğramasına yol açan topçunun ücretine, iki yıldır herhangi bir ‘vukuata' neden olmaması üzerine zam yapıldı.

Rize Belediye Başkanı Hızır Hop, milli ve dini bayramlarda top atmakla görevlendirdikleri ve buna göre ücret belirledikleri 27 yaşındaki ramazan topçusu Şükrü Körükoğlu'nun ücretini, 150 milyon liradan 225 milyon liraya çıkardıklarını söyledi. Hızır Hop, ‘Topçumuz 3 yıl önce minarede yanan lambalara bakarak topu 6 dakika erken patlatmak suretiyle Rizelilerin orucunu kazaya uğratmıştı. Gerekli zammı yaptık. Artık Rizeliler'in orucun kazaya uğraması yönünde korkusu kalmadı.

Rize'de 1995 yılında olan bu olaydan sonra kaza orucunun tutulması yönünde tartışmalar yapılmıştı.

Aynı yıl içinde Müftü Mahallesi'ndeki camide de imamın izin verdiği bir Kuran kursu öğrencisi ezanı erken okumuş ve Rizeliler oruçlarını 3 dakika önce açmışlardı.

Bu hatalardan sonra Kadir Tavil adındaki lokantacı da ‘kimseye itimadım kalmadı' diyerek, 1996 yılında ramazan süresince küçük bir tarihi topu ateşleyerek, müşterilerine oruç açtırmıştı.’’

* * *

Evet, haber aynen böyle.

Aslında yorum yapmayıp da yazıyı burada kessem, şu anda bile bu kendi içinde mükemmel bir pazar yazısı olabilirdi.

Ama bu sefer de millet arkamdan konuşur, haber çalıp yazı diye yutturuyor, sonra da utanmadan maaş alıyor diye dır dır söylenir.

Gazeteci milleti dedikoducudur, bilirim onları.

Maaşımı hak etmem gerekiyor.

Dolayısıyla işte haber ile ilgili yorumlarım:

1- Pompalı silah salgını memlekete yeter derecede zarar verdi. Zararın bir noktasından tam geri dönülürken bu kez daha büyük bir felaket kapımıza dayandı. Ülkenin geri kalan bölümü Rize'yi örnek aldığı takdirde kısa süre içinde büyük felaketlerin yaşanması kesindir. Memlekette kimsenin kimseye itimadı kalmadı. Ama bu böyle diye her insan kendi minik ramazan topunu ateşlemeye başlar ise kaza sonucu kitlesel ölümlerin olacağı kesindir. Ayrıca herkesin kendi ramazan topunu ateşlediği bir Türkiye'nin son derece gürültülü bir yer olacağı da kesindir.

2- Belediye başkanının tırnak içindeki sözlerini yeniden okursanız adı geçen ramazan topçusunun 3 yıl önce istediği zam oranını alamadığı için topu erken ateşlediği sonucuna varırsınız. Denilenden o çıkıyor ne yapayım yani. Eğer durum böyleyse ramazan topçusu beyefendi dünya işçi direnişleri tarihinde son derece önemli bir yeri kendisine şimdiden edinmiş durumda.

3- Haberde ramazan topçuluğundan sanki bu iş adeta bir meslekmiş gibi bahsediliyor. Eğer bu gerçekten böyleyse yetkililerden konuyu aydınlatmalarını talep ediyorum.

4- Genç gazeteci arkadaşlara bir tavsiyem var. Kadrosuz halde, gece gündüz demeden üç kuruş para kazanacağız diye gazeteci kalmakta ısrar etmeyin. Bu dünyada para kazanmak da önemli. Hemen Rize'ye gidin ve belediyede iş arayın. Ramazan topçusuna 225 milyon lira verebilen bir işveren size de güzel yaşam koşulları hazırlayacaktır buna eminim.

5- Ve son olarak yazımı şu yorumla bitirmek istiyorum: Hızır Hop gerçek bir isim olamaz. Bu mutlaka takma bir isim olmalı. Belediye başkanı neden takma isimle dolaşıyor, bunu öğrenmem gerekiyor.

X