"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Bir adliye bahçesindeki toplama kampı görüntüsü

GEÇEN cumartesi günü Türkiye’deki bütün gazetelerin birinci sayfalarında yer alan bir görüntü, 2009’u geride bırakmamıza çok az bir zaman kala, şimdiden yılın fotoğrafı olarak almanaklara geçmeye hak kazandı.

Fotoğraf, Diyarbakır Adliyesi’nin bahçesinde elleri plastik kelepçelerle bağlanmış bir şekilde tek sıra halinde dizilmiş olarak bekletilen Kürt siyasal hareketinin önde gelen temsilcilerini gösteriyor.


Tabii, görüntünün yalnızca yıllıklarda değil ama kendisini bu harekete yakın hisseden, o fotoğraftaki yerel yöneticilere oy vermiş olan vatandaşların belleğinde de kazılı kalacağı aşikâr.

ÖCALAN’IN OLUŞTURDUĞU KCK YAPILANMASI

Yapılan tutuklamalar, geçen nisan ayından bu yana yürümekte olan KCK yapılanmasına ilişkin soruşturmanın dördüncü dalgasını oluşturuyor. Bu soruşturma çerçevesinde tutuklananların sayısı geçen haftaki operasyon da toplama katıldığında 95’e çıkmış bulunuyor.


KCK, 16-22 Mayıs 2007 tarihleri arasında Kandil’de yapılan Kongra-Gel beşinci genel kurulunda Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan gönderdiği bir mesaj üzerine alınan karar çerçevesinde oluşturulmuş bir yapı. Daha önce KKK (Koma Komalen Kürdistan/Kürdistan Demokratik Konfederasyonu) adını taşıyan yapılanma, bir dizi organizasyonel değişiklikle birlikte yerini KCK’ya (Koma Civaken Kürdistan/Kürdistan Halklar Konfederasyonu) bıraktı.

KCK, aslında PKK’nın ortaya çıkarmak istediği sivil yapılanmaya verilen ad. Bu, Irak, Suriye, İran’da da örgütlenen, bu nedenle konfederasyon olma iddiasındaki bir yapılanma ve tasarım olarak yasama, yürütme, yargı gibi organlarıyla paralel bir devlet örgütlenmesini çağrıştırıyor. KCK’nın Yürütme Konseyi Başkanı ise PKK’nın dağ kadrolarının başında bulunan Murat Karayılan’dan başkası değil.


Hafta sonu tutuklanan kişilere KCK organizasyonu içinde yer almak ya da bu organizasyonun talimat ve yönlendirmesi altında hareket etmek isnadının yöneltildiği anlaşılıyor. Bu haliyle Anayasa Mahkemesi’nin kapatma kararının gerekçeleriyle tematik benzerlikler söz konusu.

HÜKÜMET CEPHESİNDE FERASET EKSİKLİĞİ

Bununla birlikte, tutuklamaların kapatma kararının yol açtığı genel belirsizliğin aşılmasından hemen sonra yapılması, kuşkusuz zamanlama bakımından pek çok kişinin kaşının kalkmasına yol açtı.


Ama bir bu kadar düşündürücü olan, bulundukları yerleşim merkezlerinde sandıkta halkın önemli bir çoğunluğunun oyunu alarak seçilmiş olan bu insanların, haklarındaki suçlamalar ne olursa olsun, hem kamuoyu hem de kendi seçmenleri karşısında küçük düşürülmesidir.


Gözaltına alma noktasına gelindiğinde, işin ciddiyeti nedeniyle operasyonel ayrıntıların Ankara’da hükümet katında ele alınmamış olması düşünülemez. Alınmamışsa, bu daha az düşündürücü değildir. Hükümet, sıkıntı yaratması kaçınılmaz olan bir tutuklama dalgasında, hiç olmazsa kendi başlattığı açılımın selameti bakımından bu nahoş görüntüleri önleyebilirdi. Bu açıdan hükümette ciddi bir feraset noksanlığı bulunduğu söylemek haksızlık olmaz.


Yoksa burada rol oynayan saik, Habur sınır kapısındaki coşkulu karşılama törenlerinin toplumda yol açtığı tepki dalgası nedeniyle başvurulmuş bir dengeleme çabası mıdır?

POLİSLERİN EN ÜST SİCİL AMİRİ KİM?

Neresinden bakılırsa bakılsın, operasyonun zamanlamasının ve adliye bahçesinden yansıyan görüntülerin, zaten duraklama dönemine girmiş olan açılım sürecini daha da sancılı bir hale getirmesi, toplumsal barışı yeniden tehlikeli bir eşiğe çekmesi muhtemeldir.


Bu arada şu sorunun yanıtı üzerinde de düşünmeliyiz. Kürt siyasal hareketinin önde gelen temsilcilerine bu muameleyi yapan, kaçmamaları için her birinin kolundan tutan polis görevlilerinin en üst sicil amiri, hükümetin Kürt açılımını da yürüten İçişleri Bakanı Prof. Beşir Atalay değil midir? Kürt açılımının başlama vuruşu Polis Akademisi’nde yapılmış, toplantının yöneticiliğini de akademinin polis kökenli hocaları üstlenmemiş miydi?


Polis mekânında başlayan bir sürecin geldiği nokta Diyarbakır Adliyesi’ndeki görüntüdür.

X