Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bir adım, bir adımdır

Oktay EKŞİ

İnsan Haklarından da sorumlu Devlet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk geçenlerde İstanbul'da Basın Konseyi Üyeler Kurulu'nda hükümetin ‘‘Düşünceleri ifade özgürlüğü’’ konusunda hazırladığı yasa tasarısını gazetecilere anlattı.

İlginçtir: Sanki ifade özgürlüğü gazetecilerden önce sokaktaki kasabı ilgilendiriyormuş gibi, sevgili basınımız bu açıklamaya hiç önem vermedi.

Biz normal olarak basında önemle ele alınmayan konulardan uzak dururuz. Ama bu defa bu konuya değinme gereğini, tam tersi nedenle duyduk. Çünkü tasarı kabul edildiği takdirde -Basın Konseyi ile Gazetecileri Koruma Komitesi tarafından hükümete birlikte sunulan 12 kişilik listedeki isimler bu tasarıdan direkt olarak yararlanmasalar bile- biliyoruz ki, Türkiye, ileri doğru bir adım daha atmış olacak.

Hele, yeni Ceza Yasa Tasarısı yasalaşırsa, ‘‘yakın ve açık tehlike’’ kavramları, birer ölçüt olarak Ceza Hukukumuz'da yer alacak. Böylece ‘‘söylenen söz, toplum düzeni açısından yakın ve açık bir tehlike teşkil edecek nitelikte olmadıkça’’ o lafı eden ciddiye bile alınmayacak.

Ama ona gelmeden önce Türk'ün açıkladıkları var:

Hükümetin Ceza Yasası dışında Meclis'e sunduğu tasarıya göre ‘‘Şartlı salıverme’’ koşullarından yararlanarak çıkmış bir mahkûm eğer ‘‘bir yıldan az hapse mahkûm olursa’’ yani teknik deyimle ‘‘uzun süreli şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezaya’’ çarptırılmazsa, sadece son aldığı cezayı çekecek.

Hemen belirtelim: Bu düzenleme Eşber Yağmurdereli'nin tekrar hapse atılmasını önleyecek ama, sisteme yarar mı yoksa zarar mı getirecek, o konuda bizim ciddi tereddüdümüz var. Zaten biz, Yağmurdereli'nin imtiyazlı mahkûm muamelesi görmesini anlamakta da zorluk çekiyoruz.

Ama tasarı Ceza Yasası'nın 159'uncu maddesindeki muğlak kavramları metinden çıkartıyor. Örneğin artık ‘‘Türklüğü tahkir’’ diye bir suç tanımıyor. Onun yerine ‘‘Türk milletine hakaret’’i suç sayıyor ki, çağdaş normlara uygun olanı yapıyor. Keza cezaları da yarı yarıya indiriyor.

Böylece, ‘‘Türklüğü tahkir’’ suçundan ceza alanları özgürlüğe kavuşturuyor. Keza, cezasının yarısını dolduranları da...

Hapishanelerimizde halen bazı kişiler ‘‘Suç sayılan bir eylemi iyi gördüğünü’’ ifade ettiği için yatıyorlar. İyi de... Bir insanı hapse atmak için bu kadarı yeterli mi?

O yüzden tasarı sadece, suç sayılan eylemi ‘‘öven’’ insanları mahkûm etmeyi öngörüyor. Keza ipe sapa gelmez nedenlerle insanları içeri atmayı da zorlaştırıyor.

Ve en önemlisi, Terörle Mücadele Yasası'nın ‘‘bölücü propaganda’’yı önleyen hükmünü, demokratik sistem ölçütlerine göre yeniden düzenliyor.

Bununla yeterli bir adım mı atmış oluyor.

Hayır! Ama hiçbir şey yapmamaktan daha iyi bir şey yapmış oluyor.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI