Bina sağlam, artçı şok beklemiyoruz

Hürriyet Haber
14.07.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 14.07.2001 - 00:01

Hazine Müsteşarı Faik Öztrak, yaşanan ekonomik krizi büyük depreme benzetti. Öztrak, ‘‘Krizden sonraki dalgalanmalar yeni kriz beklentisi doğurur. Bizde bina artık sağlamlaştı. Artçı şok beklemiyoruz’’ diyerek, yeni kriz beklenmemesi mesajını verdi.Hazine Müsteşarı Faik Öztrak, Türk ekonomisinin temel ve yapısal dengelerinin sağlam olduğunu belirterek, ‘‘Faizler beklenen hızla düşmese bile Hazine borçlarını çevirmede herhangi bir sorunla karşılaşmayacaktır’’ dedi. Öztrak, ‘‘yüksek faizi düşürücü tedbiri’’ de ‘‘programın kararlılıkla uygulanması’’ olarak açıkladı.Öztrak, iç borç stokunun önemli kısmının kamu kesimine olduğunu ve Hazine'nin borcu çevirme probleminin kamu kesimi üzerindeki kağıt stoku dikkate alındığında çevrilme esnekliği olduğunu vurguladı.Öztrak, dün düzenlediği basın toplantısında ekonomik krizleri depremlere benzeterek şöyle dedi: ‘‘1999 depreminden sonra, Türkiye uzunca bir süre deprem psikolojisiyle boğuşmak zorunda kaldı. Krizler de böyledir. Bir krizden sonra ufak tefek dalgalanma ve sapma görüntüleri sürekli sanki yeni kriz daha gelecekmiş görüntüsü verir ve kamuoyunda abartılır.’’Öztrak, Devlet Bakanı Kemal Derviş'in, ‘‘Faizleri düşürecek önlemler alınacak’’ açıklamasına atfen de tasarruf araçlarını özendirecek vergisel düzenlemeler yapılabileceğini açıkladı. Öztrak, ancak detayları için henüz erken olduğunu söyledi. Öztrak'ın değerlendirmeleri şöyle:ARTÇI ŞOK YOK: Türkiye iki önemli kriz yaşadı. Artık artçı şoklar beklemiyoruz. Şu anda binayı sağlamlaştıracak tedbirler alındı. Yapısal tedbirlerle bina sağlamlaştı. Eşyalar düşse bile sizi öldürmeyecek yerlere konuldu. Duvara vidalandı.ARJANTİN MALİYETİ YÜKSELTEBİLİR: Riskler her zaman var. Ancak kurumsal yapı olarak, ekonomi daha dayanıklı hale geldi. Makro ekonomik çerçeve bu riskleri absorbe edebilecek güçte. Arjantin krizi nedeniyle uluslararası konjonktür olumlu değil. Arjantin'in durumu, borçlanma maliyeti üzerinde olumsuz etkiler doğurabilir. Ama iddialı bir borçlanma hedefi olmadığı için önemli bir sorun oluşturmaz.ÖNDEN YÜKLÜ PROGRAM: Program teknik yönden ‘önden yüklü’ bir program. Kurumsal çerçevesi, iki ay içinde gerçekleştirildi. Bundan sonra uygulama önem taşıyor. Yasal ve hukuki düzenlemeler yapılırken çeşitli kesimler etkilendi. Bunlarla ilgili dirençler, doğal olarak bu Hükümet ve Meclis platformlarına yansıyor. Bu dünyanın her yerinde olur. Programın halka iyi anlatılması gerekiyor.İÇ BORÇ STOKU 92 KATRİLYON: 2000 yılı sonunda 51.6 katrilyon lira olan iç borç stoku, 12 Temmuz itibariyle 92 katrilyon liraya ulaştı. Bunun 62.2 katrilyonunun kamu kesimi olan borçlardan oluşuyor. Kamu ve Fon bankaları üzerindeki Hazine kağıtları ise 35 katrilyon lira. Geçen sene sonu itibariyle kağıda bağlanan stok 6.8 katrilyon lira idi. Ancak, 15 katrilyon lira civarında da kağıda bağlanmamış, Hazine'den alacaklardan oluşan bir stok daha var. Bunun da kağıda dönüşmesiyle birlikte ayrıca bu kriz döneminde kamu ve Fon bankalarında ortaya çıkan zararların da Hazine tarafından üstlenilmesi sonucunda kamu ve fon bankalarının elindeki kağıt miktarı 35 katrilyon liraya ulaşmıştır. Kamu sektörü borçlarının 20 katrilyonu Merkez Bankası'na olan borçlardan oluşuyor. Bankacılık operasyonu çerçevesinde kamu ve fon bankaları için Merkez Bankası'ndan satın alınan kağıtlar 35.4 katrilyon lira.KAMU BORCU İÇİN UZLAŞMA: En önemlisi piyasaya olan borçlardır. Onlar da 25.4 katrilyon liradan 29.9 katrilyona çıktı. ‘‘Çevrilemez’’ dediğimiz borç stokunun önemli bir kısmı kamu kesimi üzerinde ve program çerçevesinde kamu kesimi üzerindeki kağıtlarımızın piyasalarda satılması Hazine'yle karşılıklı uzlaşma halinde mümkün olabilecek. Bu da borcun çevrilebilirliği konusunda ciddi esneklik sağlıyor.FAİZLER DÜŞECEK: İç borç stokunun önemli kısmı kamu kesiminedir, sağlam program dengeleri dikkate alındığında ve sonraki uygulamalarla faizler düşecektir. Faizler beklenen hızla düşmese dahi Hazine'nin borcu çevirme probleminin kamudaki kağıt stoku dikkate alındığında çevrilme esnekliği vardır. Hazine'nin borçlarını çevirememe gibi bir sorunu gözükmüyor.2.5 MİLYAR DOLAR DIŞ BORÇLANMA: Bu yıl için 2.5 milyar dolarlık bir borçlanma öngörülüyor. Bunun 700 milyon doları, yıl başında yapıldı. Kalan 1.8 milyar doların, yıl sonuna doğru gerçekleştirilmesi planlarıyor. Sene sonuna doğru programın olumlu sonuçları uluslararası piyasalarda algılandıkça daha rahat borçlanabiliriz.Döviz kuru daha aşağıda olmalıHazine Müsteşarı Faik Öztrak, kurdaki dalgalanmaları şöyle değerlendirdi: ‘‘Kurun dalgalanmasına alışmamız lazım. Ama satınalma gücü paritesinden bakılınca TL çok değer kaybetti. Reel kur endeksi Nisan 1994 seviyesine indi. Uzun dönemli dengeler bakımından bu seviyelerde kalıcı olup olmayacağı konusunda tereddütüm var. Makroekonomik dengeler bize kurun biraz daha aşağıda olması gerektiğini gösteriyor.’’Telekom ve erteleme çok kaybettirmediHazine Müsteşarı Faik Öztrak, pahalı borçlanma için de şunları söyledi: ‘‘Telekom olayı ve IMF toplantısının ertelenmesi, piyasalarda olumsuz beklenti ve fiyat dalgalanmalarğna yol açtı. Ancak yüzde 90'lı faiz oranlarıyla yapılan borçlanmanın, toplam borçlanma içindeki payı çok düşük. Dolayısıyla kaybedilen fazla bir şey yok. Faizlerin aşağı inmesiyle birlikte, program hedeflerinde fazla sapma olacağını sanmıyorum.’’Pazartesi 2.6 milyar dolar kullanılabilecekHazine Müsteşarı Faik Öztrak'ın verdiği bilgiye göre IMF'nin 1.5 milyar dolarlık kredisi pazartesi gününden itibaren kullanılabilir hale gelecek. Dünya Bankası'nın ‘bütçe finansmanı’ için verdiği 1.1 milyar dolarlık kredi de gelecek hafta kullanılabilecek. Banka kredisi 600 milyon dolarlık tarım kredisiyle birlikte toplam 1.7 milyar dolar olacak. Uluslararası kuruluşlardan tarımsal reform kredisi hariç, ay sonuna kadar 6.6 milyar dolarlık finansman sağlanmış olacak. Bu yıl sonuna kadar, IMF ve Dünya Bankası'ndan 9.2 milyar dolarlık kredi daha sağlanacak. Bunun 2.9 milyar doları Hazine'nin borçlanmasını kolaylaştırması için, geri kalanı da bütçede kullanılacak. Mayıs-Aralık döneminde IMF ve Dünya Bankası'ndan 15.7 milyar dolar kredi kullanılmış olacak. Dünya Bankası kredileri dahil bütçe finansmanında kullanılacak tutar, sene sonunda 12 milyar dolara ulaşacak. Merkez Bankası'nın tek kolu bağlıydı, çözüldüHazine Müsteşarı Faik Öztrak, Merkez Bankası'nın rölüyle ilgili de şunları söyledi: ‘‘Döviz kuru ile faizler dalgalanabiliyor ve ekonomi dışarıdan gelecek şokları emme kapasitesine sahip. Önceki ekonomik programda Merkez Bankası tek kolu bağlı olarak ringe çıkmıştı. Şimdi iki kolunu da kullanabiliyor. Kendisine verilen tüm araçları kullanmakta ve bağımsız hareket edebilmektedir. Bu Türk ekonomisinin son derece güçlendiğini söylemek için yeterlidir. Dolayısıyla dışardan gelecek krizlere karşı Türk ekomonisi ciddi şekilde güçlüdür. Ancak dışarda kriz ortamı yaşandığı zaman politikalarda dikkatli, tavizsiz ve uyum içinde olmamız gerekir.’’Bankacılık sistemi güçlendiBankacılık sektöründe hiçbir ülkenin kolay kolay göze alamayacağı büyüklükte bir reformun gerçekleştiğini, kamu ve fon bankalarının olumsuz etkilerinin giderildiğini bildiren Hazine Müsteşarı Faik Öztrak, gelişmeleri özetlerken ‘‘BDDK'nın özel bankalar kesimindeki operasyonları da sistemin sağlıklığını önemli ölçüde artırdı ve krizlere dayanıklılığını geliştirdi’’ dedi.
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı