Bin kişilik pasta yarışmasının birincisi İzmirli Didem Dalan

İSTANBUL’da düzenlenen, “Benim Özsüt Pastam Yarışması”na 29 ilin yanı sıra Amerika, Almanya ve Hollanda’dan 1000’e yakın başvuru yapıldı.

Haberin Devamı

Bu yıl, ikincisi gerçekleştirilen yarışmayı “Kremalı Kahvem” adlı pastasıyla İzmirli Didem Dalan kazandı. Pastalarının tadı kadar resme olan yeteneğiyle tablo gibi süslediği pasta üstleriyle de kendinden söz ettiren Didem Hanım ile evinin mutfağında, pasta yaparken çok tatlı bir sohbet gerçekleştirdik.

- Pasta yapımı eğitimi aldınız mı?
- Hayır, işletme mezunuyum. Evlenene kadar babamın yanında çalışmıştım. Sonra iki çocuğum olunca onlarla ve pasta yapımıyla ilgilenmeye başladım.
- Pasta yapma merakı nasıl başladı?
- Küçüklüğümden itibaren merak vardı. 12-13 yaşımdan beri pasta yapardım, hatta annemin misafirlerine bile yapardım. Pasta yemeyi de seviyorum. Herhalde onun da etkisi oldu. Evlenince devamlı pasta yapmaya başladım.

Önceleri arkadaşlarıma pasta yapmak için yalvarırdım, şimdi onlar istiyor

Haberin Devamı

- Üzeri şekilli, şeker hamurlu pastaları ne zamandır yapıyorsunuz?
- Şeker hamuru pastaları görünce hemen inceliyordum. Özellikle çocukların doğum günlerinde pastaları yapabilir miyim diyerek malzeme araştırıyordum. Ama o dönem şeker hamurları pek yoktu, bulunmuyordu. Bir gün, İstanbul Mısır Çarşısı’nda bir dükkanda gördüm ve aldım. Önceleri renkli alırken sonraları alıp kendim gıda boyaları ile renklendirmeye başladım. Artık burada Gıda Çarşısı’ndan da alıyorum.
- Peki bu merakınız nasıl yayıldı? Arkadaşlarınız gördükçe sizden pasta mı istemeye başladılar?
- Hayır, başlarda ben onlara ısrar etmeye başladım, ‘Size pasta yapayım’ diye. Hatta doğum günlerinde hediye almayıp pasta hediye ediyordum. Ama artık onlar benden istiyor. İnternetten bir sürü pasta resmi indirip hepsini yapmaya başladım.

İlk 10’a kalışımı 1 Nisan şakası sandım

- Yarışmaya katılımınız nasıl oldu?
- Yan komşum gazetede Özsüt Pasta Yarışması ilanını görmüş. Bana yarışmaya girmem için ısrar etti. İlanda şeker hamuru kullanılmayacak diyordu. İlk anda tereddüt ettim ama komşularımın da ısrarıyla, “Kahveli Kek” pastam ile katıldım.
- Kaç kişi katılmış yarışmaya?
- 1000’e yakın katılan olmuş. Türkiye’nin her yeri hatta Amerika, Almanya’dan bile katılanlar olmuş. İlk 10’a kalanlar 1 Nisan’da yayınlandı. İlk 10’a kaldığımı öğrenince “1 Nisan Şakası” yapılıyor sandım.
- Sonra neler oldu?
- 16 Nisan’da, İstanbul Point Otel’de jüri önünde pastalarımızı yapacağımız ikinci aşama gerçekleşecek dendi. Hatta, ‘Malzemenizi getirmeyin, biz her şeyi hazırlayacağız’ dediler. Çok profesyonel yarışmaydı, hepimize her mutfak aletinden birer tane verdiler. 10 kişi pastalarımızı yaptık.

Haberin Devamı

Bir pasta yapımı 7-8 saat sürüyor

- Haftada kaç pasta yapıyorsunuz?
- Haftada 4-5 pasta yapıyorum. Bir pastanın yapımı 7-8 saat sürüyor. Şeker hamuru çok çabuk bozulabilen, şekli koruması zor olan bir malzeme. Aslında isteyen, uğraşan kişiler yapabilir ama sabır ve emek istiyor.
- Eşiniz bu merakınızı nasıl karşılıyor?
- Eşim hep daha nişanlıyken iyi yemek yapacağımı anladığını söyler. Çünkü bir şey yediğimizde herkes “bu ne tadı” diye sorarken sen “bu ıtır, bu biberiye v.s.” gibi ayırt ediyordun diyor.
- Bu işi profesyonel olarak yapmayı düşünüyor musunuz?
- Aslında eşim beni çok destekliyor. Ama çocuklarım küçük olduğundan şimdilik daha profesyonel düşünemiyorum. Belki ileride bir atölye açabilirim. Çünkü şu anda tam konsantre olabilmek için herkesin uyumasını beklediğim oluyor bazen.

Haberin Devamı

Mahçup olmayayım diye dua ederken birinci olduğum açıklandı

- Jüride kimler vardı?
- Özsüt Genel Müdürü Yıldırım Çullu, Geveze, Point Otel Şefi Serdar Özkan, Özsut Pasta Şefi Zekeriya Birinci, Gurme Yazar Mutfak Koçu Gülhan Kara, Lezzet Dergisi Yayın Yönetmeni Emine Erdoğan, Sofra Dergisi Yayın Yönetmeni Esra Düzdağ, Doğan Burda Yayın Direktörü Ferhan Kaya Poroy, Gazeteci Yazar Nedim Atilla ve Diyetisyen Mehlika Öktem. Tadımları yapıp, sonuçları hemen açıkladılar.
- Birinci olmayı bekliyor muydunuz?
- Ben zaten ilk 10’a girince 1. olmuş kadar sevindim. Çok sevinmiş ve rahatlamıştım zaten. Pastamı yaparken sadece çökmesin, mahcup olmayayım, bu kadını seçmeseydik demesinler diye dua ediyordum. Beşinciden başladılar ama ben zaten hiç beklemezken bir anda birinci olduğum açıklanınca müthiş mutlu oldum ve sevindim.
- Ödülünüz neydi?
- Para ödülü verildi, ama daha önemlisi benim pastam, Özsüt’ün yaz menüsünde “Kremalı Kahvem” adıyla satılacak. Benim için bu da mutluluk verici.
Çevre konulu resmimle dünya derecesi aldım
- Pastaların üzerlerindeki, şekiller tablo gibi harika görünüyor. Bunun için özel kalıplar mı var?
- Hayır, hepsini elimle yapıyorum.
- Şekiller harika görünüyor, hiç heykel ya da resimle ilginiz oldu mu?
- Olmadı, ama resme çok yatkınım. Hatta okul boyunca resimlerim hep sergilendi, birçok yarışmada da birinci oldum. Hatta lisede bir resmim dünya birincisi olmuştu.
- Süper, nasıl oldu bu?
- Bir sabah öğretmenim benden çevre ile ilgili bir resim yapmamı ve öğlene kadar bitirmemi söyledi. Yağlıboya resim kurumaz öğretmenim deyince, olsun sen yap biz kuruturuz dedi. Meğer resmimi bir yarışmaya gönderecekmiş. Resmim o yaz önce Ege sonra Türkiye en son “Dünya birincisi” olmuş benim haberim yok. Eylül’de okul başlayıp gazeteciler gelince bayağı bir şaşırmıştım.
- Peki neden üzerine gitmediniz bu yeteneğinizin?
- Bilmiyorum, sanıyorum, ‘Ben bu işi nasıl olsa yapabiliyorum’ diye düşündüğümden eğitimini alayım diye düşünmedim. Pasta olsun, sabun blokları olsun bir sürü şeyden küçük heykeller yapıyorum zaten.

Yazarın Tüm Yazıları