Bilseydim Türk yoğurdu derdim

Hülya GÜLER/MONTE CARLO
10 Haziran 2013 - 00:00Son Güncelleme : 10 Haziran 2013 - 02:33

‘Dünyada Yılın Girişimcisi Ödülü’nü alan ‘Chobani’ yoğurtlarının sahibi Türkiye asıllı işadamı Hamdi Ulukaya, Hürriyet’e yaptığı özel açıklamada, “Eğer bu kadar büyüyeceğimi bilseydim, o zaman adına Yunan yerine Türk veya Kürt yoğurdu diyebilirdim” diye konuştu.

ERNST & Young’ın bu yıl 17’ncisini düzenlediği ‘Dünyada Yılın Girişimcisi Ödülü’nü, ABD adına yarışan Chobani Yoğurtları’nın kurucusu ve CEO’su Türkiye asıllı işadamı Hamdi Ulukaya kazandı. 49 ülkeden katılan ‘Yılın Girişimcileri’ arasından seçilen Ulukaya, “Benim iki vatanım var. Biri doğduğum yer, inanılmaz güzel ülkem Türkiye, diğeri rüyalarımı gerçekleştirdiğim ABD. Bu ödülü öncelikle Türk ve Kürt halklarının kardeşliğine, iki millet arasında sağlanmaya çalışılan barışa ve ABD’ye adıyorum” dedi.

GİRİŞİMCİ TÜRKLER DAMGASI

Ulukaya’nın yanı sıra Türkiye adına Bozlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şürkü Bozluolçay’ın da global girişimcilik yarışmasında yer alması ve Fiba Holding Başkanı Hüsnü Özyeğin’in de jüri heyetinde bulunması, uluslararası medya kuruluşları ve 1000 kişilik katılımcı heyetinin zaman zaman ‘Girişimci Türkler’ vurgusu yapmasına neden oldu. Türkiye ile ilgili sorunum yok
Ulukaya, Ernst & Young’ın davetlisi olarak katıldığımız Monte Carlo’daki ödül töreninde Hürriyet’e özel açıklamalarda bulundu. Kendisinin Kürt asıllı olduğunu her platformda belirten Ulukaya, “Hemen her konuşmanızda, Kürt asıllı olduğunuzu vurguluyorsunuz. Üstelik ürettiğiniz yoğurda Yunan yoğurdu diyorsunuz. Bu konuda dile getirilen tepkileri nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki sorumuza, “Türk olmakla ya da Türkiye’de doğmuş olmakla ilgili hiçbir sorunum yok. Aksine gurur duyarım. Yoğurdumuz normal yoğurttan biraz farklı. Yunanlıların yaptığı gibi daha kremalı ve süzme. Dünyada bunun adı Yunan yoğurdu olduğu için ben de adını böyle koydum. Eğer bu kadar büyüyeceğimizi bilseydim, o zaman kim bilir adına Türk veya Kürt yoğurdu diyebilirdim. Ama artık bu şekilde çok büyüdük, değiştiremem” yanıtını verdi.  ABD’nin tam bir fırsatlar ülkesi olduğunu söyleyen Ulukaya şöyle konuştu: “Ben daha önce hiç bir iş kurmadım, yöneticilik yapmadım. Ama başardım. Çünkü cebimde sadece 3 bin dolarla ABD’ye geldiğimi sanıyordum. Oysa buraya gelirken kendimle birlikte bir de Anadolu’nun ticari hayatının bana kazandırdığı zenginlikleri getirmişim. Anadolu’nun ticaret kültürünü modern pazarlama ile karıştırdım. ”

Özyeğin de jürideydi

DÜNYANIN en prestijli girişimcilik yarışmalarından biir olan Ernst&Young Dünyada Yılın Girişimcisi’ni seçmek üzere 7 kişilik jüri heyetinde bu yıl Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin de yer aldı. 2 gün boyunca 49 ülkenin adaylarıyla görüştüklerini söyleyen Özyeğin, jürilik deneyimini şöyle özetledi: “Hayatımda yaptığım en zor işlerden biriydi. Ama çok öğreticiydi. Burada Türkiye’deki bir firmayla tanışmasında çok yarar olan birçok şirket sahibi ile tanıştım. Bu bağlantıları koparmayıp, Türkiye’deki girişimcilerle tanıştırmayı planlıyorum.”

Kanser tedavisini yurtdışına açıyor

TÜRKİYE’nin temsilcisi Bozlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Bozluolçay da, yarışma sürecinin kendileri için çok güzel ve öğretici bir deneyim olduğunu belirterek, “Yarışmaya iki Türk girişimcisinin katılmış olması çok önemli. Tüm dünyada giderek yükselen Türk girişimciliği imajına büyük katkı yapacağına inanıyorum” dedi. Nükleer tıp alanındaki faaliyetlerini şimdiden yurtdışına taşıdıkları bilgisini veren Bozluolçay, “Özellikle kanser tedavisinde sağlık hizmeti verdiğimiz iş modelimizi 2015 yılında 10 ülkede gerçekleştirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’de mutlaka iş yapmak isterim

TÜRKİYE’de mutlaka yatırım yapmak istediğini söyleyen Hamdi Ulukaya, “Ama şu anda ne yapacağımıza karar vermedik. Türkiye’de çok güzel lezzetli yoğurtlar var. Ayrıca rekabet çok güçlü, rekabeti severim, insanı diri tutar. Biz şu an ABD, Avustralya ve İngiltere’de faaliyetteyiz. Birçok ülkeye açılmayı düşünüyoruz. Ama yoğurt için gideceğim en son Pazar Türkiye olurdu. Rekabetin en zor olduğu pazar ABD’deydi orada başardık. Türkiye’de ne yapacağımıza henüz karar vermedik” şeklinde konuştu.

Herkes kendi olabilmeli

HAMDİ Ulukaya, Gezi Parkı eylemleriyle ilgili olarak ise şunları söyledi: “Ben Anadolu’dan ABD’ye gelmiş bir Kürt çocuğu olarak kendim olabildim. Bulduğum ortam herkese ve tüm farklılıklara açıktı. Burada herkes kendi olabiliyor. Bende o yüzden başarılı oldum. Açık olmak, insanları anlamak önemli. Siyasi bir yorum yapmak istemiyorum ama herkes kendi olabilmeli.”

Çam sakızı çoban armağanı

2007’de ilk ürünlerinin raflarda yerini aldığını belirten Hamdi Ulukaya, “5 yılda 1 milyar dolar ciroya geldik. Bu teknoloji alanındaki start-up firmalarından bile daha hızlı bir büyüme. Üstelik de ABD’de kriz varken bunu başardık. Nedeni bana göre, doğru ürünle pazara hitap etmemiz. Daha ilk ürünümüzü satarken üstüne, ‘Bu üründen elde edilen kârın yüzde 10’u Çoban Armağanı Vakfı’na (Sheperd’s Gift) bağışlanacaktır’ diye yazdık. Çoban her kültürde saflığı, temizliği temsil eder. O nedenle bu adı seçtim” dedi. 

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı