Bilsar, İtalyanlar ile Çin'e gidecek

Levent GÖKMEN
26.11.2001 - 02:05 | Son Güncelleme:

Çin'in DTÖ'ye girmesinden sonra dünya pazarlarında korkulan bir rakip haline geldiğine dikkat çeken Bilsar Tekstil'in sahibi Selman Bilal, ‘‘Çin'den korkmak yerine Çin'i iyi bir iş ortağı olarak görelim’’ dedi.

Çin'in Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) girmesi, Tekstil ve Hazır Giyimde Çin'in rakiplerinin dünya pazarındaki payını çalmasının gündeme getirirken Türk hazır giyimcileri de huzursuz etti.

Yedi Avrupa ülkesi ile birlikte ABD'ye 2001'de 22 milyon marklık ihracat yapan Bilsar Tekstil'in sahibi Selman Bilal, Çin'in korkulması gereken bir rakip değil bir iş ortağı olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

Çin'de potansiyel bir işbirliği gördüklerini belirten Bilal, ‘‘Avrupalı bir partnerle yatırım için Çin'e gitmek istiyoruz. Çin'e İtalyan bir marka ile ortak gidebiliriz. Ama önce dünya fiyatları ile orta ve uzun vadeli bir fon bulmamız gerekiyor. Çin, geliri hızla artan kalabalık bir pazar orada üretim yapmakla birlikte moda ürün de satabiliriz’’ dedi.

Global pazarda faaliyet gösteren bir şirketin Çin ile ortak iş yapmamasının imkansız olduğunu vurgulayan Bilal, ‘‘Çin'den yarı mamül alıp üretip ihraç edebiliriz. Çin'de kurulu kapasite çok iyi ama tasarım gücüne ve beyne ihtiyaç var. Bu gibi konularda Çinliler'le işbirliği yapabiliriz’’ diye konuştu.

Avrupa'da entellektüel pazarda hazır giyim tüketiminin düştüğüne,1 insanların paralarını seyahat, kitap ve CD gibi entellektüel zevklere harcadıklarına dikkat çeken Bilal şunları söyledi:

‘‘Avrupalılar, artık daha az ve daha kaliteli ürünleri hızlı ve daha kısa sürede almak istiyorlar. Avrupa'ya yakınlık ve satılan ürünlerde adetlerin düşmesi moda üreten Türkiye'nin Çin'e karşı rekabet şansını arttırdı. Türk şirketleri Çin'den korkmak yerine, Avrupa ve ABD pazarı için daha hızlı hizmet verecek servis şirketlerine ağırlık vermeliler.’’

RİSKİ DAĞITALIM

Türk hazır giyim sektörünün ihracatının yüzde 70'ini Almanya pazarına yoğunlaştırdığına dikkat çeken Bilal, ‘‘Sektör ihracatını Kuzey Avrupa ülkeleri, İngiltere gibi farklı ülkeler arasında paylaştırarak riski dağıtmalı. Bu yöntemle çok daha başarılı olabiliriz’’ dedi.

Türkiye'nin yabancılarla işbirliği yaparak moda- marka yaratabileceğini belirten Bilal şöyle devam etti:

‘‘Gucci, Prada gibi çok önde tasarım odaklı markalar var. Boss, Benetton gibi markalarla birlikte Mango, Zara gibi dağıtım kanalı ile müşulaşan markalar. Türkiye'nin dağıtım kanalı ile tüketiciye ulaşanteriye markalarda başarılı olacağını düşünüyorum. Türkiye bu markalardan birkaçını satın alabilir ya da onlara ortak olarak dünya pazarlarına açılabilir.’’
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı