Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bilişimdeki tablo umut vermiyor

    Hürriyet Haber
    08 Eylül 2005 - 00:00Son Güncelleme : 08 Eylül 2005 - 00:01

    e-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu STK İzleme Komitesi, ikinci raporunu yayımladı. Rapor, 2005 Eylem Planı ve ivedilikle atılması gereken adımlardan sapmalar ile birinci rapor önerilerinin sonuçları üzerine odaklanıyor. Türkiye Bilişim Derneği (TBD), Türkiye Bilişim Vakfı ve TÜBİSAD üyelerinden oluşan e-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu STK İzleme Komitesi, her yıl hazırladığı raporların ikincisini yayımladı.Raporun başlangıcında, geçen yılki raporda yer verilen konuların durumu ele alınıyor. Rapor özetle şu ifadelere yer veriyor:"e-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu Yönetsel Yapılanması" ana başlığı altında, İcra Kurulu'nda sivil toplum kuruluşlarının temsil edilmesinin çok önemli bir adım olduğuna, ancak bu kuruluşların karar verme mekanizmalarına katılamadığına dikkat çekiliyor. Raporda şöyle deniyor: "Kurul'un kendi yönetsel modelinin, yönetmesi beklenen alanla uyuşmadığını gösteren bu durum, STK'ların arkalarında yer alan bilgi birikimi, uzmanlık ve gücün e-dönüşüm sürecinin kararlarına ve projelerine, sonucunda da ortaya çıkaracağı değerlere yapması gereken katkının ortaya çıkmamasına sebep olmaktadır. Dolayısıyla, İcra Kurulu'nun en öncelikli hedeflerinden birinin, bu yapısal soruna çözüm geliştirmek ve STK'ların katkılarını e-dönüşüm kurulunda kararlara katkı olarak değerlendirmek olması gerektiğini düşünüyoruz."Kısa dönem eylem planının değiştirilmezliği sorun yaratıyorRaporun "Kısa Dönem Eylem Planı (KDEP) ile İlgili Yaklaşım" başlığı altında şu ifadelere yer veriliyor: "DPT koordinasyonunda oluşturulmuş olan KDEP, birbirleri arasında herhangi bir öncelik getirilmeksizin ve çoğu birbirleriyle iç içe girecek bir biçimde 73 eylem konumlamaktadır. İcra Kurulu katılımcısı STK'lar tüm toplantılarda, KDEP eylemlerinin, planın ilk maddesini oluşturan bilgi toplumu stratejisinin ana hatları üzerinde uzlaşıldıktan sonra; bu stratejik hedefler temelinde önceliklendirilerek; proje tarafları belirlenip eylemler arasında doğru ilişkilendirme ve koordinasyon çalışmaları yapılarak; gerekli fizibilite etütleri ile analiz edilerek yeniden yapılandırılmasının hayatiyeti üzerinde defalarca durmuşlardır. Oysa, nihai politika belgesinde KDEP, bu gerekler çerçevesinde tartışmaya açılmadan uygulanması gereken bir bütün olarak görülmektedir. E-dönüşüm açısından öncelikli projelerin konumlanması gibi son derece önemli bir adım, 2005 yılında geliştirilecek orta vadeli planlama çalışmalarına bırakılmaktadır. Gelişmelerin yalnızca KDEP'e endekslenmesinin ve çalışmaların yönlendirme/önceliklendirme yerine izleme/raporlama konumunda devam ettirilmesinin istenen sonuçları üretmeyeceği kaygısını taşıyoruz. KDEP'in değiştirilemezliği konusunda ısrar edildiği ve 'bilgi toplumu stratejisinin hazırlanması' çalışmalarının tümüyle DPT kontrolünde, stratejinin olmazsa olmaz konsensüs gereğini sağlayacak yönetişim mekanizmaları dışlanarak, sadece yabancı danışmanlık aracılığı ile gerçekleştirilecek orta vadeli bir profesyonel uygulama olarak belirlendiği mevcut yönlendirme şekliyle, Türkiye'nin geleceği ve kamunun verimliliği için çok hızla karar alınması gereken projeler, gereksiz bir şekilde beklemeye alınmış olmaktadır. Bu yaklaşımın da özellikle karar ve bütçelendirme bekleyen öncelikli projeleri geciktirdiği görülmektedir."Yazılımda vakit kaybediliyorRaporun ana başlıklarından ikincisi "Genel Bilişim Politikaları" adını taşıyor. Bu başlık altındaki ilk bölüm ise, yazılım konusunu ele alıyor. Yapılan değerlendirmede, "Yazılım alanında yapılması gereken konuların tamamı (teknoparkların kuruluş esaslarına göre çalışmaları ve yönetmeliklerinin değiştirilmesi, barınma maliyetlerinin düşürülmesi, STK'ların teknopark işletiminde etkin hale getirilmesi, dış ticaret ve dış ülkelerde pazarlama konularına ağırlık ve destek verilmesi, nitelikli uygun maliyetli iş gücü yetiştirilmesi, vb.) kamudaki ilgili birimlerin etkin karar almasını gerektirdiği için, daha fazla vakit kaybetmemek gerekmektedir" deniyor.Ulusal bilgi toplumu stratejisi uzlaşmayla hazırlanmalıUlusal bilgi toplumu stratejisine de değinilen raporda konuyla ilgili olarak şöyle deniyor: "Bilgi toplumu ve bilgi ekonomisinin geliştirilmesine yönelik bir strateji olmaksızın yürütülen e-dönüşüm çalışmalarının tutarlılık, dolayısıyla da süreklilik içermeyeceği açıktır. Nitekim, KDEP eylemleri halihazırda birbiriyle ilişkisiz olarak yürütülen eylemlerin sıralanmasından ibarettir ve tutarlı bir dönüşüm hamlesi yaratacak ivmeyi sağlayamamıştır." Raporda, ulusal stratejinin geliştirilmesindeki merkezi planlama kontrolünde kamu önceliğinin yarattığı dengesizliğin giderilerek, çalışmaların, ilgili tüm aktörlerin karar süreçlerine katılabileceği bir yönetişim sürecinde, konsensüs aranarak geliştirilmesi, bunun için de Kurul'da acilen karar alınması ve strateji oluşturma sürecinin bu karara göre yeniden tasarlanması önerisinde bulunuluyor.Raporda konuyla ilgili olarak şu ifadelere yer veriliyor: "Bu, herhangi bir gecikme yaratmayacaktır ve kaçınılamayacak kadar asli bir konudur. Asıl ulusal konsensüsü yansıtmayacak bir strateji dokümanıyla yetinmek, ülkeye geri dönülemez bir gecikme ve israfa mal olacaktır."Bilişimin işgücü portresiBilişim sektörünün işgücü portresini de ele alan rapor, Türkiye'de sektörel insan gücü yetiştirme planlarının üzerinde temelleneceği bir vizyon ve stratejiye acilen ihtiyaç olduğuna dikkati çekiyor. Şu anda Türkiye'de BT alanında yetişmiş ne kadar eleman olduğunun bilinmediğini hatırlatan raporda, konuyla ilgili olarak şu ifadelere yer veriliyor: "Türkiye'nin mevcut BT kapasitesi nedir? Bunu korumak için ne kadar insan gücüne gereksinim vardır? Bu mevcudu korumanın yanı sıra, rekabet avantajı yaratabilmek ve dünya pastasından pay alabilmek için hangi alanlarda ne kadar insan gücüne gereksinimimiz vardır ve bunu nasıl planlamamız gerekmektedir? Biz STK'lar olarak bu değerlendirmeyi ve envanter çalışmasını yapmaya talibiz. Birçok alanda bu tür araştırmalar için kaynak ayrılırken, bugüne kadar bilişim STK'larına belirli raporlar ve araştırmalar için bütçeden kaynak aktarılmamıştır. STK'lar hep kendi kaynaklarıyla bu tür çalışmaları yapmak zorunda kalmıştır. Bu konuda kapsamlı bir envanter çalışmasına ivedilikle gereksinim vardır."
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı