Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bilişim Hukuku konferansında önemli mesajlar

    A.A
    10 Ekim 2008 - 16:27Son Güncelleme : 10 Ekim 2008 - 16:27

    Telekomünikasyon İletişim Başkanı (TİB) Fethi Şimşek, “Ülkede C-4 taşıyan, her an herkesi öldürebilecek araçların gezdiği anlatılırken, istihbarat kurumlarına bu bilgiler gitmişken dinleme izni isteyen jandarma mı, emniyet mi, Milli İstihbarat Teşkilatı mı (MİT) diye bir ayrım yapmak haddimiz değil” dedi.

    Şimşek, Yargıtay Toplantı Salonu'nda düzenlenen “Bilişim Hukuku” konferansında, “İletişimin denetlenmesi” konulu sunum yaptı.

    Fethi Şimşek, 1990'lı yıllarda teknolojik alanda önemli gelişmeler yaşandığını, cep telefonlarının da insan yaşamının içine girmesiyle Türkiye'nin “teknoloji yağmuruna” tutulduğunu belirtti.

    Teknolojiden terör ve suç örgütlerinin de yararlandığını, bu örgütlerin televizyon, radyo, bilgisayar, internet, uydu telefonu ve cep telefonu gibi teknolojik aletleri yoğun bir şekilde kullanmaya başladıklarını anlatan Şimşek, “Ne yazık ki her zaman, her an bir adım öndeler. Bunu takip etmek amacıyla da teknolojiyi, yargı camiasının, emniyet camiasının bilmesi gerekiyor” dedi.

    TİB'in kuruluş amacı ve çalışma esaslarını anlatan Şimşek, Emniyet Genel Müdürlüğü, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Jandarma Genel Komutanlığı'na bağlı personelin TİB'de çalıştıklarını ve kurumlarından gelen hakim kararlarıyla ilgili taleplerle ilgili çalışmalar yaptıklarını söyledi.

    Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de “dinleme” konusunun halkın ilgisini çektiğini, siyasi ve sosyal tartışmalar yaşandığını ifade eden Şimşek, dinleme kavramının ve çeşitlerinin doğru bir şekilde anlatılmaması halinde toplumda “ dinlenme fobisi” oluşturulacağına işaret etti. Şimşek, bu fobinin oluşmasını önlemenin ise adli ve güvenlik güçlerinin görevi olduğunu kaydetti.

    Şimşek, “iletişimin tespiti, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve teknik imkanlarla dinleme” kavramlarının birbirinden farklı kavramlar olduğunu anlatarak, iletişimin tespit edilmesinde dinlemenin söz konusu olmadığını sadece kimin kimi ne zaman aradığının tespit edildiğini belirtti.

    “İletişimin tespiti kararı çok önemli bir karar. Adli ve istihbari bilgiler elde edilebileceği gibi bu yolla kişinin özel yaşantısı ve siyasi görüşü hakkında da bile bilgi edinilebilir” diyen Şimşek, iletişimin tespiti kararının kolay alınmaması gerektiğini, her alınan mahkeme kararının da hemen uygulanmaya konulmadığını söyledi.

    “20 BİNE YAKIN İLETİŞİMİN TESPİTİ KARARINI GERİ ÇEVİRDİK”

    Alınan mahkeme kararlarına itiraz edebildiklerini, boşanma davalarıyla ilgili olarak 20 bine yakın iletişimin tespiti hakkındaki asliye hukuk mahkemesi kararını geri çevirdiklerini ifade eden Şimşek, bazı iletişimin tespiti kararlarına izin vermedikleri için haklarında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmalara muhatap olduklarını kaydetti. Şimşek, TİB'e yasa çerçevesinde gelen iletişimin tespitine ilişkin başvuruların aynı gün içinde değerlendirildiğini ve başvuruyu yapan kuruma cevap verdiklerini bildirdi.

    İletişim tespiti raporlarında, kimlik bilgisi, telefon numarası, makina numarası ve kişinin aradığı adresin tespit edildiğini anlatan Şimşek, TİB'in teknik araçlarla dinleme yapmasının söz konusu olmadığını, TİB'in iletişimin tespiti çalışmalarının da Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 135. maddesi kapsamında yapıldığını kaydetti.

    Şimşek, “Teknik araçlarla izleme konusu toplumda iyi bilinmiyor. Teknik araçlarla dinleme, izleme ayrı bir yasa maddesiyle düzenlenmiştir. Cep telefonu, kayıt aracı ve her türlü teknik araçla şüpheli veya sanık hakkında delil toplama, ortam dinlemesi CMK'nın 140. maddesi kapsamında yapılmaktadır. Bu maddeye göre yapılan dinlemelerle TİB'in hiçbir ilişkisi yoktur” dedi.

    Dinlemeye ilişkin mahkeme kararının TİB'e ulaşması halinde, başkanlığın hukukçularının kararı incelediğini ve daha sonra dinlemeye izin verdiğini dile getiren Şimşek, adli dinleme kayıtlarının ilk olarak TİB bünyesinde kayıt edildiğini ve daha sonra dinleme kararı alan kurumun elektronik ortamlarına aktarıldığını, istihbari konularda ise konuşma biter bitmez ilgili kuruma kayıtların ulaştırıldığını söyledi.

    “DİNLENEN KİŞİ SAYISI MAKUL BİR SEVİYEDE”

    Şimşek, sunumunun ardından izleyicilerin sorularını yanıtladı.

    Fethi Şimşek, bir soru üzerine “Türkiye'de dinlenen kişi sayısı Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında makul bir seviyede kalıyor. Dinlenen sayısı bir çok ülkeden de aşağıdadır” diye konuştu.

    Yasa dışı dinlemelerin ancak GSM operatörleri tarafından yapılabileceğini ve bunun da yaptırımlarının çok ağır olduğuna işaret eden Şimşek, “Buna teşebbüste bulunacak GSM operatörü düşünemiyorum. Böyle bir şey tespit edildiğinde operatörün yetki belgesinin, lisansının iptal edileceği kanun maddesinde belirtiliyor. Ayrıca kişiler hakkında da ağır müeyyideler var” dedi.

    Şimşek, Türkiye'de herkesin dinlenmesinin de mümkün olmadığını belirterek, dinlemelerde elde edilen özel hayata ilişkin konuşmaların Cumhuriyet savcısı nezaretinde silindiğini, bu kayıtları silme yetkisinin Cumhuriyet savcılarına ait olduğunu söyledi.

    Fethi Şimşek, baz istasyonu kaynaklı dinlemelerin de tartışma konusu olduğunu ve baz istasyonu üzerinden dinleme taleplerine itiraz ettiklerini kaydetti. Şüpheli veya sanığın kimliğinin belirtilmediği dinleme kararlarına itiraz ettiklerini, bugüne kadar 298 dinleme kararına itiraz ettiklerini ifade eden Şimşek, “Yargıtay'ın yakınında bulunan baz istasyonunda adli soruşturma kapsamında dinleme talep edildiğinde, şüpheli veya sanık adı olmadan izin verildiğinde bu bölgede yapılan tüm konuşmaları dinleyebilirsiniz. Bu yüzden baz istasyonu üzerinden dinleme taleplerine itiraz ediyoruz” dedi.

    YARSAV'IN DİNLEME KARARLARINA İLİŞKİN BAŞVURUSU

    Konferansa izleyici olarak katılan Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ve Yargıçlar ve Savcılar Birliği Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu da TİB'in kurulmasının Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'na ek bir madde konularak gerçekleştirildiğini anlatarak, TİB'in kuruluşunun CMK'ya uygun olup olmadığının tartışma konusu olduğunu belirtti.

    Eminağaoğlu, TİB'in mahkeme kararlarını hukuki değerlendirmeye tabi tuttuğunu ve dinleme kararı konusunda Jandarma Genel Komutanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğü'ne farklı işlem yaptığını öne sürdü. Dinleme kararlarına karşı Adalet Bakanlığı'na başvurarak, kararların kanun yararına bozulmasını istediklerini anlatan Eminağaoğlu, bakanlığın dinleme kararlarının süresi geçtiği için kanun yararına bozma talep etmelerinin mümkün olmadığı yönünde cevap verdiğini söyleyerek, işlemi eleştirdi.

    Bunun üzerine Eminağaoğlu'nu uyaran oturum Başkanı Yargıtay 9. Ceza Dairesi Üyesi Ekrem Ertuğrul, sözlerinin siyasi içerik taşıdığını ve soru sorması gerektiğini söyledi.

    Eminağaoğlu da sözlerinin siyasi olarak algılanmaması gerektiğini belirterek, “Açıklamalarım siyasi olarak değerlendirildiği için ben konuşmama nokta koyuyorum” diyerek sözlerini bitirdi.

    YARSAV Başkanı Eminağaoğlu'nun ardından söz alan TİB Başkanı Şimşek de “Yargıtay'ın dinleme kararının ardından TİB, MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı arasına ayrım yapıyor gibi algılandı. Her üç kurumumuzla çok güzel çalışmalarımız oldu. Ülkede C-4 taşıyan, her an herkesi öldürebilecek araçların gezdiği anlatılırken, istihbarat kurumlarına bu bilgiler gitmişken, dinleme izni isteyen jandarma mı, emniyet mi, MİT mi diye bir ayrım yapmak haddimiz değil. Her üç kurum da bizim göz bebeğimizdir. Bugün burada rahat bir şekilde seminer yapabiliyorsak bu kurumlarımıza borçluyuz” diye konuştu.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı