Dünya Haberleri

    Bilimsel bir kehanet

    Emre KIZILKAYA / DIŞ AÇI
    22.05.2008 - 14:34 | Son Güncelleme:

    Petrol fiyatlarının rekor üstüne rekor kırmasını, küresel düzendeki diğer sarsıntılarla birlikte değerlendirdiğimizde, insanlık tarihinin bir dönüm noktasında olduğumuz anlaşılıyor.

    Ya petrol benzeri, bir başka “yenilenemez” enerji kaynağı bulacağız...

    Ya “yenilenelebilir” enerji kaynaklarını (örneğin güneş, rüzgar, vb), tüm dünyanın enerji ihtiyacını karşılayacak kadar verimli kullanmanın bir yolunu keşfedeceğiz...

    Veya dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir krizin ardından, bir “sanayisizleşme” sürecine girerek belki de ikinci bir “Taş Devri” yaşayacağız.

    * * *

    Bazı bilimadamları, bu yol ayrımını tâ 20 yıl önce öngördüğünde, dünya onları görmezden gelmişti.

    Oysa bugün, enerji kaynaklarının geleceği konusunda bilimsel anlamda en karamsar projeksiyonu sunan Richard C. Duncan’ın öngörüsüne giderek yaklaşıyor gibiyiz.

    Duncan, 1989’da ortaya attığı ve 1993’te sayısal verilerle desteklediği Olduvai Teorisi’nde, endüstriyel medeniyete 100 yıl ömür biçmiş ve doğal şartlar gereği bu düzenin en geç 2030 yılında yıkılacağını iddia etmişti.

    Duncan’ın teorisi, petrol üretimi düşerken, kişi başına enerji talebinin artmaya devam etmesi nedeniyle büyük bir kriz baş göstereceğini öne sürüyor.

    Bu kriz sonucunda, insanlık ilk çağlara dönmek zorunda kalacak, ki teorinin ismi de, Afrika’da bulunan ve “insanlığın beşiği” olarak adlandırılan Olduvai Boğazı’na bir gönderme.

    Duncan, petrole dayalı gelişmenin sekteye uğrayıp ardından büyük yıkılışı getirmesi için üç aşama öngörüyor:

    Buna göre, 1979-1999 döneminde dünyada kişi başına düşen enerji her yıl yüzde 0.33 gerileyecek.

    2000’den 2011’e kadar sürecek dönemde dünya petrol üretimi zirve yaptıktan sonra artık düşmeye başlayacak. Bu dönemde Ortadoğu’daki çatışmalar artacak.

    2012-2030 dönemi ise, dünya çapında önce geçici, ardından kalıcı elektrik kesintilerinin yaşandığı ve sonunda elektrik şebekelerinin tamamen çöktüğü bir dönem olacak.

    Buna paralel olarak içme suyu şebekeleri de devreden çıkacak, salgında hastalıklar yaygınlaşacak, daha önce tedavi edilebilen hastalıklar yeniden can almaya başlayacak, ABD başta olmak üzere Batı’da sosyal güvenlik sistemleri iflas edecek, açlık ve susuzluk milyonlarca can alacak.

    Sanayi öncesi toplumu petrol ile aşarak “sanayileşmiş toplum” olan insanlık, petrolsüzlük yüzünden yeniden sanayisizleşecek.

    Böylece endüstriyel uygarlığın “fâni nabzı” duracak ve insanlık, yeniden binlerce yıl öncesine dönerek bir kez daha doğal hayata adım atacak.


    * * *

    Enerji ve gıda fiyatlarındaki dramatik artışın kalıcı olduğu artık kesinleşse de, Olduvai Teorisi’nin meşum kehanetlerinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmiyor. Ama ilk işaretler ürkütücü:

    Örneğin bir “kış yakıtı” sayılan doğalgaz rezervlerine bu yıl çok erken sarılmak zorunda kalan ABD’de, artan petrol fiyatları yüzünden bu alternatifin öne çıkarılması nedeniyle stoklar normal şartların çok altına düştü.

    “Olduvai” eşiğini geçip geçmediğimizi yakında göreceğiz, ama mevcut gidişatın sürmesi durumunda felaket senaryosunun gerçekleşebileceğini akıldan çıkarmamalıyız.

    Mesele, işler iyice sarpa sarmadan, mevcut ekonomik düzenin sürdürülebilmesini sağlayacak alternatif yolların (örneğin yeni teknolojilerin) zamanında keşfedilip keşfedilemeyeceği.

    Özellikle enerji konusunda, dünya endüstrisini besleyebilecek petrol dışı bir başka kaynak bulunamazsa, önümüzdeki birkaç on yıl içinde, her alanda, tarihin hiç görmediği kadar büyük değişimler yaşayacağız.

    Bu, petrol krizinin getireceği yeni bir Taş Devri de olabilir...

    Küresel ısınmanın getireceği yeni bir Buz Devri de...

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı