Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bilim, sanat ve kültüre darbe girişimi

BU girişim ilk kez 1997 yılında başladı.

Dönemin siyasi iktidarı, kendisine ters gelen köşe yazarları, basın mensupları ve TV program yapımcılarını, "telif kazancı" nedeniyle vergi incelemesine aldırttı. Ardından, haksız yere yüzmilyarlarca, trilyonlarca lira vergi ve cezalar istendi.

Böyle olunca, ortalık birden karıştı...

Ardından mahkeme, davalar, bilirkişi raporları vs. derken, vergi ve cezalar teker teker kaldırıldı.

YENİ DÖNEM

Bu arada seçim oldu, iktidar değişti.

Başta basın mensupları olmak üzere, çok sayıda yazar, TV programcısı, ressam ve heykeltıraş, bu olayın açıklığa kavuşturulup, "telif kazancı" konusunun netleştirilmesini, Maliye’nin denetim gücünün silaha dönüştürülmemesini istediler. "Tamam, bu sorun çözümlenecek" denildi. Ardından bir dizi toplantı yapıldı. Sonuçta, bir genel tebliğ ile konunun örnekli açıklamalarla, netleştirilmesi konusunda, görüş birliğine varıldı.

O da ne?

"Vergi reformu" olarak kamuoyuna sunulan, vergi yasaları ile ilgili tasarı Meclis’te görüşülürken, sürpriz bir gelişme oldu ve son anda yasaya geçici bir madde eklendi.

Bu madde ile hiç beklenmeyen, inanılmaz mali yükümlülükler getiriliyordu...

Her yıl bir makale ya da şiir yazan kişinin dahi, vergi dairesine kaydolup defter tasdik ettirmesi, vergi levhası asması, geliri olmasa bile her ay KDV, üç ayda bir geçici vergi, yıllık gelir vergisi beyannamesi vermesi öngörüldü.

Yasa maddesini okuyanlar, gözlerine inanamadılar.

Ondan sonra da ortalık toz duman oldu. Bu bilim, sanat ve kültüre, özellikle basına, ikinci bir darbeydi. Üstelik öncekinden de ağır bir darbeydi... Hem de şair bir Başbakan döneminde...

Bundan sonraki gelişmeler ilginç oldu. Sayın Hüsamettin Özkan’ın "yazabilirsiniz" demesi üzerine, olayın perde arkasını da açıklıyorum.

BİR TELEFON

3 Mart 1999 günü, Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan aradı.

- Hocam, sizi Sayın Başbakanımızın talimatı doğrultusunda arıyorum. Bu telif konusu, bizi ciddi olarak rahatsız ediyor. Seçim zamanı yaklaştı. Şair, ressam, bestekar, heykeltıraş, bilim adamı, makale, hikaye ve roman yazarları ile diğer kişilere "defter tutma ve her ay beyanname verme" mecburiyetine büyük tepki var. Gazetelere gidiyoruz, onlar da bu uygulamaya tepki gösteriyorlar. Bu sorunu seçimden önce çözmemiz gerekiyor. Ancak, bana "kanun çıkartın" demeyin. Çünkü Meclis tatilde...

- Sayın Bakanım, Vergi Usul Kanunu’nun Mükerrer 257. maddesi, Maliye Bakanlığı’na defter tutmayı kaldırma yetkisi veriyor. Bu yetki kullanılırsa, sorun büyük ölçüde çözümlenir. Siz yetkililere talimat verirseniz, onlar bu maddeyi çok iyi bilirler...

- Sayın Kızılot, ben pratik adamım. Bu konu bizim için çok acil. Herhangi bir aksaklık olmaması için, bana bu konuda bir taslak hazırlayıp, vereceğim özel faksıma gönderir misiniz?

Taslağı hazırlayıp, faksladım. Ertesi gün Özkan yine aradı;

- Hocam, tebliğ hazır. Ancak, bir kelime hatta nokta ya da virgül hatası dahi sorun yaratabilir. Size gönderiyorum, bir zahmet inceleyin. "Tamam, herhangi bir sorun yok" derseniz, bugün hemen Resmi Gazete’ye göndereceğim, yarın da Resmi Gazete’de yayınlanacak.

TASLAK TAMAM

Tebliğ taslağını inceledikten sonra, kendisini aradım.

- Sayın Bakanım, tebliğ taslağını inceledim, bir sorun yok. Ancak, konunun net olarak anlaşılabilmesi için ben de yarın yayınlanacak yazımda, sorunun çözümlendiğini yazıp, bu konudaki ilginizi ve duyarlılığınızı bir cümlede belirtebilir miyim?

- Aman efendim, lütfedersiniz...

Tebliğ yayınlandı. Aynı gün yani 5 Mart 1999 tarihinde "Bilim, Sanat ve Kültüre Sıcak Tebessüm" başlığı altında, telif kazancı elde edenlerin, defter tutmayacağını, KDV beyannamesi vermeyeceğini ve levha asmayacağını, bununla ilgili tebliğin de 5 Mart 1999 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandığını, köşemde yazdım.

Tebliğin yayınlanacağını, birkaç kişi bildiği için, yazımı okuyanlar inanamayıp "Herhalde biri Şükrü Hoca’yı işletmiş" demişler. Sonra, Resmi Gazete’de tebliği okuyunca hayret etmişler...

İşte size bir tebliğin, ilginç öyküsü...

Şimdi, yine başa dönülüyor; IMF, "telif kazançları" ile ilgili üçüncü bir darbe girişiminde...
X