Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    Bilim adamları yetişiyor

    Hürriyet Haber
    29.10.2007 - 14:17 | Son Güncelleme: 29.10.2007 - 09:59

    Milli Eğitim Bakanı, bilim adamı yetiştirmek için karar verilerek bilim adamı olacak çocuklara ayrı eğitim verildiğini açıkladı.

    Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 13. asırdan sonra, İslam dünyasının derin bir kış uykusuna yattığını belirterek, “Avrupalılar bizden aldıkları çekirdekleri büyük bir meyve bahçesine çevirdiler. Şimdi bu meyveleri Avrupalılardan alıyoruz” dedi.

    Çelik, İslami İlimler Araştırma Vakfı (İSAV) ve Türk-Asya Stratejik Araştırmalar Merkezince (TASAM) Grand Cevahir Oteli'nde düzenlenen “Eğitimde İşbirliği ve Kalkınma” konulu “İslam Ülkelerinde Eğitim Kongresi”nin açılışına katıldı.
    Burada bir konuşma yapan Çelik, İslam ülkelerinin birbirleriyle dost olması gerektiğini, kişilerin bireysel muhasebe yaptıkları gibi, toplumların, devletlerin ve İslam ülkelerinin de muhasebe yapmaları gereğini söyledi.
    Çelik, bugünkü toplantının amacının, “Ah, vah etmek, dövünmek ve dizimizi dövmek” amacını gütmediğini de ifade ederek, önemli olanın, 57 İslam ülkesinin eğitim, bilimsel araştırma ve gelişim amacıyla birbirlerine örnek olacak konuların anlatılması olduğunu bildirdi.

    İslam dünyasında okuma yazma bilmez oranının yüzde 90'lara vardığı ülkelerin bulunduğunu dile getiren Çelik, “İslam dünyası, şu ruh halinden kurtulmalıdır, Avrupalı ne zaman bir buluş yapsa, 'canım, Avrupalıların yaptığına ne bakıyorsunuz? Bunun alası bizde vardı' diyoruz. Avrupalılar da bilimsel gelişmelerinin çekirdeklerini İslam dünyasından aldıklarını kabul ediyor” diye konuştu.

    Önemli olanın, şu an İslam dünyasının ne durumda bulunduğu olduğunu kaydeden Çelik, “13. asırdan sonra, İslam dünyası derin bir kış uykusuna yattı. Avrupalılar bizden aldıkları çekirdekleri büyük bir meyve bahçesine çevirdiler. Şimdi bu meyveleri Avrupalılardan alıyoruz” dedi.

    “BİLGİYİ ELİNDE BULUNDURANLAR ZENGİNDİR”

    Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bugün dünyada, zenginliğin kaynağının, üretilen ürünler, yer altı ve yer üstü zenginliklerinden çok “bilgi” olduğunu vurgulayarak, “Bilgiyi elinde bulunduranlar dünyanın en zengin insanlarıdır” diye konuştu.
    Dünyada bugün haklının kuvvetli olduğu değil, kuvvetlinin haklı olduğu bir durum yaşandığına işaret eden Çelik, “Dünyada güç, kudret sahibi olmak istiyorsanız, ekonomik olarak güçlü olmak zorundasınız. Ekonomik olarak güçlü olmanın yolu da, eğitimden geçer. Eğitim eşittir kalkınma demektir” dedi.
    Çelik, eğitimin birinci amacının bireysel gelişim olduğuna işaret ederek, ancak okuma yazma bilmenin yeterli olmayacağını, bir ülkede birinci sınıf bilim, sanat ve siyaset adamı sayısı yüzde 5-10 oranında bile yoksa, okuma yazma bilenlerin sayısının çok olmasının bir şey ifade etmeyeceğini vurguladı.
    Afganistan'da halkın yüzde 94'üne elektrik ulaşamadığını da belirten Çelik, “Bu, tam bir orta çağdır. Topyekun İslam alemi bundan çıkmak zorundadır” diye konuştu.
    İslam ülkelerinin güçlenmesi için işbirliği ve gönül birliği sağlanması gerektiğini ifade eden Çelik, bir ülkenin kalkınmasında mesleki ve teknik eğitimin öncelikli hedef olması gerektiğini bildirdi.
    Son 5 yıldır eğitimin, Türkiye'nin bir numaralı konusu olduğunu, bütçeden de en fazla payı eğitimin aldığını anımsatan Çelik, son 3 yıl içinde okullarda bilgi teknolojisi sınıfları kurulduğunu, öğrencilerin yüzde 90'ının hızlı ADSL hizmetinden yararlandığını kaydetti.

    İSLAM DÜNYASININ TEMEL PROBLEMİ

    “İslam dünyasının temel problemi, cahillik, fukaralık ve bunun sonucu ortaya çıkan ihtilaflardır” diyen Hüseyin Çelik, ekonomik güç ve zenginliğin, toplumu bir arada tutan unsurlardan olduğunu anlattı. Çelik, “Cehalet hepimizin baş belası. İslam dininin doğru öğrenilmemesi ve öğretilmemesinden doğan yanlış akımlar ve radikalizm vardır. Batıda İslam fobisi gelişmiştir. İslam denince, aklına terör gelen batılılar vardır” dedi.

    Çelik, batılıların bu konuda haklı olmadıklarını, İslam dininin barıştan geldiğini dile getirerek, ancak, İslam dünyasına ilişkin böyle bir imajın oluşmasına bazı Müslümanların katkı sağladığını bildirdi.

    İslam dünyasının, “Müslüman terörist olmaz” dediğini de vurgulayan Çelik, “Eğer bir Müslüman eline silahı alıp başka birinin canına kıyıyorsa, terörist olur. Radikal akımların gerçek İslam'dan nasip almadıklarını düşünüyorum” diye konuştu.
    İslam aleminde farklılıklara tahammül eden ve bunu zenginlik kabul eden demokratik bir anlayışın oluşması gerektiğini ifade eden Hüseyin Çelik, “İslam aleminde demokrasi olsa, İslam alemini yönetenler kaynakların nasıl harcandığının hesabını verirler. Ama o ülkelerin halkları, bu konuda hesap sorma hakkına bile sahip değil. İslam aleminin çok yönlü bir silkinmeye ihtiyacı var. Dünyaya gerçek İslam, gerçek Müslüman nedir? Bunu anlatmak zorundayız” dedi.
    Çelik, bütün İslam aleminin müreffeh, eğitimli, birbirine tahammül eden, dünya barışına ve bilime katkı sağlayan bir İslam dünyasının hayali içinde olması gerektiğini anlattı.

    TERÖR

    Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Avrupa Birliği ülkelerinin ortak bir Avrupa Araştırma Alanı kurduklarını ve Türkiye'nin de buna ortak olduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin bilim adamı yetiştirmek için karar verdiğini ve bilim adamı olacak çocukları tespit edip, onları ayrı bir eğitime tabi tuttuğunu söyledi.
    Konuşmasının sonunda, kimden gelirse gelsin, terörün ayaklar altına alınması gerektiğini vurgulayan Çelik, Türkiye'de son dönemde gerek güvenlik güçlerinin, gerekse sivil halkın terör saldırılarının hedefi olduğunu anımsattı.

    Hüseyin Çelik, “Buradan şehitlerimize rahmet diliyorum. Terörü ve teröristleri bir kez daha lanetlediğimi ve tel'in ettiğimi ifade ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı